İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/110 E. 2026/431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/110
Karar No
2026/431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/110 Esas KARAR NO : 2026/431

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2026 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin araç alım satım işiyle uğraştığını, ... plakalı Muzaffer Berber'e ait aracın alınması için davacıya teklif edildiğini, davacının 20/03/2025 tarihinde ... Ekspertiz (Firma Yetkilisi ...) isimli firmada eksper yaptırdığını, bu eksper raporuna güvenen davacının aracı 20.03.2025 tarihinde 640.000 TL bedel ile satın aldığını, araç satım işleminden sonra aracı kişiler olan .... ve ... isimli kişilerin banka hesaplarına " ... komisyon bedeli" olarak 10.000 TL olmak üzere ayrı ayrı para gönderildiğini, aracın satış bedelinin bir miktarının elden ödendiğini, kalanının ise alıcısı ... olmak üzere Takasbank üzerinden 200.000 TL, 340.000 TL si ise vekaleten işlem yapan ...'ın eşi ...'a ait banka hesabına ".... plakalı aracın ... adına vekaleten" açıklaması ile gönderildiğini, davacının aracın satılması için "....com"isimli firmaya ilan verdiğini, aracın 06.04.2025 tarihinde ....'e 670.000 TL bedel ile satıldığını, ...'in aracın change olduğu iddiası ile davacıdan şikayetçi olduğunu, müvekkilinin aracın ayıplı veya change olduğundan haberdar olmadığını, söz konusu ayıplı aracın .... plakalı araç ile change yapıldığını, aracın 25.12.2023 tarihinden -20.03.2025 tarihine kadar .... (...) isimli davalı üzerine tescilli olduğunu, .... plakalı aracın 04.02.2025 Tarihinde Tunceli-Erzincan Karayolu üzerinde ölümlü yaralamalı trafik kazasına karıştığı ve aracın ağır hasarlı olduğunu, kazadan sonra aracın tamir edilmesi için sanayiye bırakıp suça konu eylemleri gerçekleştirdikleri, aracı bu şekilde hileli ve ayıplı olarak satması için ve sorumluluktan kurtulmak için vekaleten satış yaptırdığı, vekaletli satışı yapan ...'ın ise aracın tüm geçmişini bilmesine rağmen satarak bu eylemden müştereken sorumlu olduğunu, kaldı ki ödemenin büyük bir kısmını eşi ... banka hesabına alarak aslında tüm süreçten haberdar olduğu ve kendisine bu şekilde maddi menfaat sağladığını, davalıların zarardan müştereken sorumlu olduğunu, kusurlu hareketleri ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunu beyan ederek ayıplı ve suç konusu araç nedeniyle davacının uğradığı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, şimdilik 1.000,00-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan alınmasına, uğranılan manevi zarar için 250.000,00-TL'ye hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.

TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.

Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan dava ayıplı araç satımından dolayı oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Satım sözleşmesine konu ... plakalı ...'e ait aracın tescil kayıtlarına göre hususi kullanım amacıyla satıldığı, aracın ticari araç olmadığı, Davalılardan ...'in araç maliki olup tacir veya esnaf kaydının bulunmadığı, Diğer davalı ...'ın ise dava dilekçesinde de belirtildiği gibi sadece aracı gösteren ve vekil sıfatıyla hareket eden gerçek kişi olduğu, satım sözleşmesinin her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, açılan davanın ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026

Katip ... E imza

Hakim ... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/110, K. 2026/431, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-110-e-2026-431-k-f94df15f8602