İlk Derece Mahkemesi · 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/1 E. 2026/308 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/308
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/1 Esas - 2026/308 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/1 Esas KARAR NO : 2026/308
HAKİM :.... KATİP : ......
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ... tarafından alınan Muğla ili Yatağan Hükümet Konağı İnşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işi müvekkili Vescon Mimarlık'a yaptırıldığını, yapılan iş ve teslim edilen mallar karşılığında davalı şirket adına toplam tutarı 16.360.000,80 TL (On altı milyon üç yüz altmış bin TL Seksen Kuruş) olan toplam 7 (Yedi) adet e-Fatura ve e-Arşiv faturalar düzenlendiğini, faturaların bir kısmının çek alınarak tahsil edildiği (toplam 2.990.000 TL), Kalan 13.370.000,80 TL tutarındaki faturaların bedelinin ödenmediğini, davalının mal kaçırma ve alacağın tahsilini imkansız hale getirme ihtimaline binaen; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, alacağımız sabit olduğu için teminatsız veya uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan "Mermer İmalatları İşine Ait Sözleşme"nin 8.1. maddesi uyarınca; "Bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümünde BİNGÖL mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğunu, davacının alacak iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya ve davacı ile organik bağı bulunan Vesile Kellecioğlu'na (.. ...) yapılan ödemelerin toplam tutarının 17.320.000,00 TL olduğunu, davacının iddia ettiği toplam fatura tutarı olan 16,3 Milyon TL, müvekkilinin ispatlı ödemesi olan 17,3 Milyon TL'nin dahi altında olduğunu, davacının müvekkilden alacaklı değil, aksine borçlu olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı faturaların fiilen yapılmayan işler için düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini ve iptal edildiğini, öncelikle Mahkemenin yetkisizliğine, hukuki şartları oluşmayan haksız ihtiyati haciz talebinin reddine, ödemeler ve mahsup edilecek tutarlar (Öner Mermer ödemesi ve gecikme cezası) dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde esasa ilişkin savunmaların yanında ayrıca yetki itirazında bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19. Maddesi uyarınca; (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. " hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesi uyarınca; Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Diğer yandan HMK'nın 17. Maddesi uyarınca; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Hükümde belirtilen tacir sıfatının Türk Ticaret Kanunu’na göre tayin edilmesi gerekir. Sözleşmenin konusunun ticarî iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkânı vermemektedir. Ayrıca aksi kararlaştırılmadıkça, dava (icra takibi) yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede (icra dairesinde) açılır. Taraflar yetkili kıldıkları mahkemenin (icra dairesinin) yanında, kanunen yetkili bulunan genel veya özel yetkili mahkemelerin (icra dairelerinin) de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Somut olayda; taraflar arasında akdedildiği ihtilaflı olmayan ve gerek dava dilekçesi ekinde sunulan 22/653088 İHN'lu, 01/10/2023 tarihli önceki sözleşme, gerekse cevap dilekçesi ekinde sunulan aynı ihale kayıt numaralı ancak sonraki(2024) tarihli sözleşmenin 8. Maddesinde yetki sözleşmesi kararlaştırıldığı ve Bingöl mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. sermaye şirketi olan davacı şirket ve davalı şirket tacir olduğundan, aralarında kararlaştırılan yetki sözleşmesi geçerlidir. Yapılan açıklamalar kapsamında, taraflar arasındaki yetki sözleşmesi dikkate alınarak, davalının yetki itirazı doğrultusunda mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davalının yetki itirazının KABULÜ İLE; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın yetkili BİNGÖL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 14/04/2026
Katip ....
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR