İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/992 E. 2026/233 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/992
Karar No
2026/233
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/992 KARAR NO : 2026/233

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin araçlarının müvekkili firma aracılığıyla sigorta ettirildiğini, davalının sigorta poliçelerini ödemediğini, davalıdan alacaklı olduğunu, davalı şirketin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, ... 2.ATM'nin 19/11/2025 tarihli (2025/719 K) sayılı kararıyla davanın kabulüne davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, ... 2. ATM'nin ... E. sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordato projesinde davacı şirket alacağına yer verilmediğini, alacaklarının tamamı çekişmeli hale geldiğini, dava dosyasına taraflarınca 25.09.2025 tarihinde müdahale talepli dilekçe sunduklarını, alacaklarına dayanak teşkil eden muhasebe kayıtları ve sigorta poliçeleri mahkemeye sunduklarını, ancak konkordato talep eden firma tarafından cari kayıtlarda cari kayıtlarda gerçeğe aykırı olarak müvekkili firmanın alacağına hiçbir şekilde yer verilmediği için taraflarına alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkı tanınmadığını, mahkeme 29.09.2025 tarihli ara kararında, alacağın varlığı veya yokluğu konusunda maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek kaydıyla; komiserlikten alınan rapor göz önüne alınarak oy kullanma taleplerinin reddine karar verildiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile faize ilişkin hakları saklı kalmak ve konkordato talebini ve verilen tasdik kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... 2. ATM'nin ... E esas sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordato projesine, müvekkilinin çekişmeli hale gelen 736.344,35 TL alacağının da dahil edilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından öne sürülen iddia ve beyanların tamamı kabul edilmez nitelikte olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2025 tarihli kararı ile de müvekkili şirketin adi ve rehinli konkordato projeleri ayrı ayrı tasdik edildiğini, ayrıca yine aynı kararda İİK 307 uyarınca finansal kiralamaya konu malların iadesinin ve rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini, tasdik edilen projeler kapsamında da vadesi gelmiş olan taksitler ödendiğini, dava Hakim Savcılar Kurulu'nun 03.04.2018 Tarih 538 Sayılı Kararı Kapsamında olmadığını, davacı tarafından bildirilen tutarların dökümü yapılmamış talep edilen tutar somutlaştırılmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafından tasdik edilen konkordato projesi kapsamında tahsili talep edilen 736.344,35TL adi alacak talebi ve dava dilekçesinde yer alan hususların tamamı kabul edilemez nitelikte olduğundan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; sigorta poliçe bedellerinin tahsili için açılan alacak davasıdır. Davacı vekili, açmış olduğu işbu dava ile konkordato dosyasında kabul edilmeyen çekişmeli alacağının ... 2. ATM'nin ... E esas sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordato projesine çekişmeli hale gelen 736.344,35-TL alacağının da dahil edilerek davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Uyuşmazlığın; davanın niteliğinin 2004 sayılı İİK 308/b kapsamında "Çekişmeli alacaklar hakkında dava" olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 Sayılı İİK 308/b- "Çekişmeli alacaklar hakkında dava: Madde 308/b- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.) "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklinde düzenlemesi mevcuttur. Çekişmeli alacakla ilgili olarak açılan işbu davada, konkordato hükümlerini uygulanmayıp genel hükümler uyarınca alacağın varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Alacağın varlığı tespit edildikten sonra 7101 sayılı yasa ile değişiklikten önceki İİK. 302. ve değişiklikten sonraki İİK. 308/b. maddesi uyarınca davacıya sadece alacağını yatırılan teminattan tahsil etme imkanının tanındığı, oysa konkordato davasının görüldüğü ... 2.ATM'nin 19/11/2025 tarih ... E, 2025/719 K sayılı dosyasında -ne davacı yönünden neden başka bir çekişmeli alacaklı yönünden- çekişmeli alacaklar yönünden bir karar verilmediği, tasdik kararını veren mahkemece, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın belirlenmediği, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilmediği, taraf beyanlarından ve ... 2.ATM'nin 19/11/2025 tarih ... E, 2025/719 K sayılı ilamının incelenmesinden anlaşılmıştır. Konkordato davasının görüldüğü ... 2.ATM tarafından çekişmeli alacaklılar yönünden bir belirlememe yapılmadığı, davacı yönünden bir pay belirlenip bankaya da depo ettirilmediğine göre davacı İİK 308/b anlamında "Çekişmeli alacaklar hakkında dava" açamayacağı değerlendirilmiştir. Davacının konkordato projesinin oylamasında yer alamadığı ve mahkemece tasdik edilen projede de kendisine yer verilmediği için, sonradan verilen bir kararla projeye eklemlenmesi mevcut projeninde uygulanabilirliğini tehlikeye sokacağı çok açıktır. Netice itibariyle davacının 2004 Sayılı İİK 308/b- kapsamında bir alacaklı olmadığı için genel hükümlere göre 1 aylık süreye de bağlı olmaksızın dava açabileceği de izahtan varestedir. Sonuç olarak; İİK 308/b kapsamında çekişmeli alacakla ilgili olarak açılan işbu davada konkordato hükümlerini uygulanmayıp genel hükümler uyarınca alacağın varlığının tespit edilmesinin gerektiğinden açılan bu davada nisbi harç alınması gerekecek ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava dilekçesi ile birlikte zorunlu arabulucuk son tutanağını da dava dosyasına sunulması gerekmektedir. 28.01.2026 tarihli ara karar ile; davacının eksik peşin harcını eksik yatırdığı anlaşıldığından; davacıya yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik 11.959,52 TL peşin harcı mahkeme veznesine yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, belirtilen kesin süre içerisinde tamamlanmaması durumunda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddesi uyarınca müteakip işlemlere devam edilmeyeceğinin ve 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ve buna müteakip davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edilmiş davacı eksik peşin harcı 05/02/2026 tarihinde tamamlamıştır. 27.01.2026 tarihli ara karar ile; Davacı vekili adına ihtaratlı davetiye çıkartılarak; HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince, dava tarihinden önce düzenlenmiş arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin, tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği hususunun ihtarat verilmiş davacı anlaşmaya varılamadığına ilişkin 08/01/2026 tarihli son tutanağı, dava tarihinden (19/12/2025) sonra 05/02/2026 tarihinde dosyaya sunmuştur. HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür. Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür. Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır. Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği görülmüştür. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir. 5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, eldeki davanın 19/12/2025 tarihinde açılmış olması dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağının 08/01/2026 tarihli olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.03.2026

Katip ... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/992, K. 2026/233, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-992-e-2026-233-k-30c09db8793a