İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/986 E. 2025/986 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/986
- Karar No
- 2025/986
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/986 Esas - 2026/448 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/986 Esas KARAR NO: 2026/448
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin talebi üzerine fatura içeriği ürünlerin ... adlı firmadan temin edilerek montaj ve kurulum işlemlerinin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirkete hem ürünlerin teslim edildiğini, hem de kurulum işlemlerinin eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, hangi ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği ve hizmetin ifa edildiği hususunun 16.04.2025 tarihli e-fatura ile sabit olup anılan faturanın irsaliye yerine geçtiğini ve faturanın davalı şirkete usulüne uygun şekilde e-fatura sisteminden iletildiğini, buna karşılık 16.04.2025 tarihli 1.575,40 USD-59.875,44 TL bedelli fatura muaccel olmasına rağmen davalı şirket tarafından ödenmediğini, faturanın tahsili amacıyla başlatılan ....Esas sayılı ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, hukuki yarar, zamanaşımı hak düşürücü süre, derdestlik ve husumet itirazları bulunduğunu, davacının alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında hizmet görülmesine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla alacağın likit ve muaccel olmadığını, davacının tacirler arasındaki işlemleri geçerlilik koşullarına göre ispatla yükümlü olduğunu, davacının alacak iddiasının somut belgeye, hukuki sebebe veya fiili temele dayanmadığını, temerrüt şartlarının oluşmadığını bildirip %20 kötüniyet tazminatı istemiyle davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK md. 67) Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, tarafların BA-BS kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, taraf vekillerinin ticari defterlerinin yerini bildirdiği ve Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 04.06.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 59.875,44 TL asıl alacak ve 1.572,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.447,79 TL alacak istendiği, takibin dayanağının fatura olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 10.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 17.06.2025'de asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı anlaşılmıştır. Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir. Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur.
HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve tarafların ticari defterlerinin yerini bildirmesi üzerine ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mahkememizce atanan SMMM ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiler aracılığı ile rapor aldırılmış olup bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen SMMM bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi Mihri Naillioğlu'dan aldırılan 09.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde; "Davacı yan tarafından davalı yan adına 9 adet toplam 167.868,70 TL bedelli fatura tanzim edildiği, Davalı yan tarafından davacı yan hesabına 4 adet işlem ile toplam 54.578,15 TL tutarında ödeme yapıldığı ve yine; Davalı yan tarafından davacı yan adına 1 adet 48.350,00 TL bedelli iade faturası tanzim edildiği, Dolayısıyla; takip ve dava tarihi itibari ile davacı yanın davalı yandan 64.940,55 TL alacaklı olduğu, ancak; davacı yanın takip ve dava talebinin; 16.04.2025 tarihli ... no.lu 16.05.2025 vade tarihli “İRSALİYE YERİNE GEÇER” ibareli 59.875,44 TL (1.575,40 USD) bedelli fatura alacağı olduğu, 2. Davacı yanın takibe ve davaya konu cari hesap alacağını oluşturan faturanın: - Davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Fatura olduğu, -Fatura muhteviyatlarının “muhtelif bilgisayar malzemelerinin satışı ile montaj ve kurulum hizmetleri" ile ilgili olduğu, 3. Takibe dayanak faturanın; davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Fatura olduğu; e-Fatura iptal işlemlerinde 8 günlük sürenin tespitinin e-faturanın alıcıya iletilme tarihinden itibaren başladığı, iptal işleminin her durumda 8 günlük süre içinde yapılması gerektiği, alıcı veya satıcı tarafından başlatılacak iptal işlemi ve iptal işleminin onaylama/reddetme süreçlerinin .... portalı üzerinden elektronik olarak yapılması gerektiği, faturaya ve muhteviyatına davalı yanın yasal süresi içinde itirazına/iptaline ve/veya davacı yana iadesine ilişkin dosya kapsamında tespit yapılamadığı, 4. Davaya konu icra takibinde takibin dayağı olarak gösterilen e faturada, fatura tarihinin 16/04/2025 olduğu, son ödeme tarihinin 16/05/2025 olarak gösterildiği, sunulan elektronik faturada her ne kadar son ödeme tarihi olarak 16/05/2025 tarihi gösterilmiş ise de, taraflar arasında davalıya takip öncesinde ödeme yapılması yönünde herhangi bir ihtarname, ihbarname vb. Talepte bulunulmadığı/ dosya arasında rastlanılmadığı, bu çerçevede davalının faturadan kaynaklı alacağın ödenmesi konusunda herhangi bir temerrüde düşürülmediği, dolayısıyla takip tarihinden önce/temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle davalının temerrüdünden bahsedilebileceğinden takipten önceki dönem için faiz talebinde bulunulamayacağı, 5. Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davalının faturada gösterilen son ödeme tarihi 16/05/2025 tarihinden sonraki gün olan 17/05/2025 tarihinde temerrüdünün oluştuğunun söylenebileceği, 6. Davacı tarafından takibe konu edilen ödenmeyen fatura alacağı için TTK. 1530 madde gereğince temerrüt faizi talebinde bulunulduğu görülmekte ise de taraflar arasında mal ve hizmet tedarikine ilişkin olarak herhangi bir sözleşmenin sunulmadığı, dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmıştır. TTK. 1530. Madde tarafların aralarında tedarik sözleşmesi bulunması halinde uygulanacak bir hüküm olup, eldeki davada bu hükmün uygulanamayacağı, 7. Nihai takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacının fatura alacağının tahsili bakımından ticari işlerde uygulanan faiz oranı olan ...'nin ilan ettiği değişen oranlarda avans faiz oranı üzerinden talepte bulunabileceği, 8. Heyetimizin temerrüdün oluşmadığı, buna göre davacının 59.875,44 TL alacağını talepte haklı bulunduğu, temerrüdün takip tarihi itibariyle başlayacağı görüşünde olduğu, 9. Davalı borçluya 04/06/2025 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, mahkemece temerrüdün faturadaki son ödeme gününden sonraki gün olan 17/05/2025 tarihinde oluşacağı kabulüne göre yapılan hesaplama neticesinde, davacının 59.875,44 TL asıl alacak, 1.306,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.182.04 TL tutarında alacaklı olduğu, fazlaya ilişkin talebin haklı bulunmadığı, 10. Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri içinde kaldığı, Tespit ve değerlendirmesine ulaşıldığını." bildirmişlerdir. Somut olayda; Tarafların usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan 59.875,44 TL cari hesap alacağı bulunduğunun anlaşıldığı, tarafların .... bildirilen BA-BS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının davalıya mal ve hizmet sağlamak suretiyle üstlendiği işi tamamlayarak bedeline hak kazandığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının davalıya gönderdiği fatura bedelinin ödenmediği anlaşıldığından, davacı tarafın, faturadan kaynaklanan ve bilirkişi raporları ile hesaplanan asıl alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen irsaliyeli faturada vade tarihi belirli olduğundan davalının vade tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek işlemiş faize de hak kazanacağı, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebi ile bağlı kalınarak takibin asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda hesaplanan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı üzerinden itirazın iptali ile icra takibinin devamına, İİK nun 67/2. Maddesi gereği alacak miktarı borçlu tarafından belirlenebilir (likit) olduğundan davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; -DAVANIN KABULÜNE, -.... Esas sayılı dosyada davalının itirazının 59.875,44 TL asıl alacak ve 1.306,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.182,04 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip şartları ile devamına, -Alacak likit olduğundan 11.975,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.179,35 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 715,29 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.464,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL başvuru harcı, 715,29 TL peşin/nisbi harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 75,00 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.405,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Kullanılamayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333. Maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı