Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1216 E. 2026/1216 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1216
- Karar No
- 2026/1216
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1216 - 2026/1528 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2026/1216 KARAR NO : 2026/1528
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/11/2025 tarihli karar ve 12/01/2026 tarihli ek karar ESAS-KARAR NUMARASI :2023/916 E 2025/856 K
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 17/09/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında 17/04/2023 tarihli Özel Güvenlik ve Koruma Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca verilen hizmete istinaden düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından tam olarak ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/224759 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine 02/11/2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının takibi uzatma amacı taşıdığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/224759 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip konusu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı tarafından ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi talebini 10.000 TL'den 70.576,17 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili özetle: Dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun usulsüz olduğunu, esas yönünden ise taraflar arasında 17/04/2023-16/04/2024 tarihleri arasında geçerli bir Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri sözleşmesi bulunduğunu, davacının usulüne uygun fatura düzenlemediğini ve kesilen hatalı faturalara süresi içinde itiraz edildiğinden bir alacak bulunmadığını, davacının çalışanların ücretlerini zamanında ödemediğini ve müvekkilinden teyit almaksızın fazla mesai ücreti hesapladığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin 06/05/2023 tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini, ayrıca davacı çalışanları ... ve ...'a verilen avansların da dikkate alınması gerektiğini savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini ve alacaklının kötü niyetli olması sebebiyle müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "..davacı vekilince 01/10/2025 tarihinde bu miktar üzerinden davanın ıslah edildiği ancak davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 01/10/2025 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın ileri sürüldüğü görüldüğünden,1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve kabul edilen 10.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği (Y.6.HD 2022/1274E.,2023/2273K.) anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/224759 esas sayılı takip dosyasının davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 10.000,00 Tl asıl alacak yönünden İPTALİNE, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tavzih talebinde bulundukları, mahkemece tavzih taleplerinin değerlendirerek kabulüne karar verildiği, ancak; hükümdeki çelişkinin hakkaniyete uygun şekilde giderilmek yerine, hükmün 2., 3., 4., 5., 6. ve 7. bentlerinin tamamen değiştirildiği, 70.576,17 TL olan kabul miktarının 10.000,00 TL seviyesine indirildiği, buna bağlı olarak lehlerine hükmedilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin 10.000,00 TL olarak değiştirildiği ve yargılama giderlerinin aleyhlerine olacak şekilde yeniden paylaştırıldığı, yapılan bu işlemin basit bir maddi hatanın düzeltilmesi değil davanın esasına doğrudan müdahale niteliğinde olduğu, 23.09.2025 tarihli duruşma zaptının 1 no' lu kararında ''...Davanın kısmi dava olarak açıldığı, alacak miktarının bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla davacı tarafa ıslah dilekçesi sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürenin bu duruşma zaptının davacıya tebliğ ile başlayacağının ihtarına,..'' şeklinde kısa hüküm kurulduğu, taraflarına verilen bir haftalık yasal süre içerisinde ıslah dilekçelerini sundukları ve gereken ıslah harcını yatırdıkları, mahkemece ıslah talepleri dikkate alınarak yapılan maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının ve ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle İİK 67/1 madde gereğince itirazın iptali davasının borçlunun ödeme emrine itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabi bulunmasına, davanın kısmi olarak açılması halinde hak düşürücü sürenin kısmi dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olmasına, tashih suretiyle göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/916 E.-2025/856 K sayılı 18.11.2025 tarihli kararı ile tashih talebinin reddine dair 12.01.2026 günlü ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026
Başkan Üye Üye Katip