İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/94 E. 2026/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/94
- Karar No
- 2026/150
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/94 Esas KARAR NO : 2026/150
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2017 KARAR TARİHİ : 24/02/2026
Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... E, .../... K sayılı ilamı ile kaldırılmış olmakla Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedildi. Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı ... şirketi ile 2012 yılı sonu itibariyle ticari ilişkilerinin sona erdiğini, cari ilişkilere istinaden ... TL bedelli teminat senedi verdiklerini, müvekkili tarafından teminat mektubu olarak verilen bononun icra takibine konu edildiğini, senedin teminat senedi olduğunu, protokol ile 3. Kişilere devir ve temlikinin yasaklandığını, şirketin ticari sicil gazetesinde kayıtlara göre ünvanın ... tarihi ile değiştiğini buradan da senedin daha sonra tahrifat yapılmak suretiyle kambiyo senedine dönüştürüldüğünün sabit olduğu belirterek senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas -.../... Karar sayılı kararı ile aleyhlerine açılan davanın esastan red edildiğini, davacının iddiasının HMK 200. Maddesi uyarınca kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davacının dayandığı tanık delillerine muvafakatlarının olmadığını, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında bulunduğu ve sebepten mücerret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... vekili tarafından borçlular ... Şti, ... Şti aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Şti adına müflis şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirket hakkında basit tasfiye kararı verildiğini, 2. Alacaklılar toplantısı yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, iflas kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının tamamen soyut olmakla ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşme vs. bulunmadığını, şirkete ait ticari defter ve belgelerin mevcut olmaması nedeniyle müflis şirketin BA-BS kayıtları ile kurumlar vergi dairesi beyannameleri ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri karşılaştırmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu senedin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Tanığı ... Beyanında; "Ben ...'ü tanımıyorum. Davacı şirketin muhasebe bölümünde çalışıyordum. 2009 yılından 2011 yada 2012 yılına kadar devam ettim. Davalı ... ... den mazot satın alındık.buna ilişkin teminat senedi verilmişti. Senedi de ben hazırlamıştım. Şirket yetkilisi imzaladı. Buna ilişkin protokol hazırlandı. Davalı şirketin satış elamanları ... ... ve ... protokol ve teminat senedi alındığına ilişkin belgeler bunlarla imzalandı. Senedin ...'e ne şekilde geçtiğine ilişkin ise herhangi bir bilgim yoktur, sadece ... ve ... nun bu şekilde bir sürü davası olduklarını ve davaların ... ve çevresindeki mahkemelerde devam ettiğini duyum olarak biliyorum başkaca bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... Beyanında; "Ben yaklaşık 2.5 yıl ... Şirketinde satış temsilcisi olarak çalıştım. 2009 ve 2011 yıllarında çalıştım. Bana sorduğunuz ve göstermiş altındaki protokol altındaki imza bana aitir. Senedin teminat senedi olarak alındığı doğrudur. ... ... da benim gibi davalı şirketin satış temsilcisi idi. ... isimli kişiyi tanımıyorum. Senedin ne şekilde ona geçtiği hakkında da bir fikrim yoktur. Dolayısı ile ...'in senedin teminat senedi olduğunu bilerek senedi iktisap edip etmediği hususunu da bilmeme imkan yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Antalya ... ASCM'nin .../... E-.../... K sayılı dosyasının tetkikinden; müştekisinin .... ve ... ... olduğu, sanıklar ... ve ... ... (davalı şirket yetkilisi) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 37/1.maddesi delaletiyle TCK 204/1.maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, suç konusu evrakın davamıza konu ... TL bedelli bono olduğu, teminat senedi olarak verilen bononun teminat kısımının kesilerek tahrif edildiğinin iddia edildiği, Mahkmece yapılan yargılama sonucu; "...Her ne kadar sanıklar ... ... ve ... hakkında TCK 37/1 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; katılan taraf iddiasına göre sanık ... ...'in şirketine aralarındaki hukuki ilişki sebebi ile ... TL'lik teminat senedi verilmiş olmasına rağmen söz konusu senetteki teminat ibaresinin senetten çıkartılarak dosyamız diğer sanığı ... tarafından dosyanın icraya konulduğu iddiasının bulunduğu, dosyadaki senet aslında herhangi bir teminat ibaresinin olmadığı ancak sunulan senet fotokopisinde sanık ... ... çalışanı olduğu beyan edilen ... ... adlı şahsın imzalası ile teslim alındığı iddia olunan ve senet üstünde tek kaşe , senet sol yan tarafta teminat senedi ibareli yazı bulunduğu ancak ; icraya konulan senedin çift kaşeli ve yine sol tarafındaki boşluk kısmında herhangi bir ibare bulunmayan senet olduğu ve bu durumda iki farklı senet olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu ve teminat senedi olduğu iddia edilen senedin fotokopisinin katılan tarafça dosyaya sunulmuş olması sebebi ile aslının da olmaması sebebi ile farklı bir senet olabileceği , ayrıca teminat senedinin hukuki geçerlilik hususunda yerleşik Yargıtay içtihadına göre ayrı bir sözleşme ile bu durumun sözleşme ile belirlenmesi gerektiği ve taraflar arasındaki alacak- verecek meselesinin tarafların kabulünde olduğu, dosyamızdaki iddia edilen anlaşmazlığın sadece teminat senedi olarak verilen senedin normal senet olarak icraya konulması sebebi ile olduğu, bu hususta soruşturma aşamasında Savcılık makamı da ilk önce KYOK kararı verdiği ve Sulh Ceza Hakimliği kararı ile dosyada dava açıldığı, ayrıca senetteki alacak miktarının ödendiği ve senedin bedelsiz kaldığı yönünde de herhangi bir iddianın bulunmadığı, Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da taraflar arasındaki anlaşmazlığa ilişkin itirazın kısmen iptaline ve takibin devamına ve İcra İnkar Tazminatına hükmedildiği ve dosyadaki taraflar arasındaki anlaşmazlığın tüm bu hususlar sebebi ile hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve atılı suçun unsurları itibari ile olayımızda oluşmadığı..." gerekçesi ile sanıklar hakkında açılan dava yönünden sanıkların ayrı ayrı CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verildiği, kararın Antalya BAM ... Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonrası ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava İİK 72/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olup, Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile verilen tedbir, takdir edilen teminatın yatırılması ile icra edilmiştir. Davacının senet bedelinin ödendiğine dair bir iddiası bulunmamaktadır, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi bulunduğu, davalı ... Şti.nin lehdarı olduğu ... TL bedelli, ... tanzim tarihli senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, takip alacaklısı hamil davalı ...'ün ise senedin tahrif edildiği açıkça belli iken iyi niyet iddiasında bulunamayacağını iddia ederek söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemektedir. Davacı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğinden, menfi tespit davasının kambiyo senedine karşı açılmış olması karşısında; husumet kambiyo senedinin lehdarı, cirantaları ve hamiline yöneltilebilecek olduğundan her iki davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.(Emsal Yargıtay 19. HD 2011/3300 E-2011/14573 K sayılı kararı) Davalı ... Şti. hakkında Mahkememiz .../... E-.../... K sayılı kararı ile iflas kararı verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği, iflas sonrası tasfiyenin basit usul olarak yapılmasına karar verildiğinden 2.alacaklılar toplantısının yapılmasının söz konusu olmadığı, dolayısı ile davalı yönünden İİK 194.maddesi uyarınca durma kararı verilmesine yer olmadığı anlaşılmış ve yargılamaya devam edilmiştir. 6098 saylı TBK.’nun 74. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı, gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleriyle bağlıdır. Diğer bir deyişle hukuk hâkimi aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır. Somut olayda (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. md) gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı olduğu ilkesinden hareket edildiğinde, ceza mahkemesince CMK 223/2-a maddesi (yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması) uyarınca beraat kararı verildiği, senette tahrifat yapıldığı iddiasının kabul edilmediği dikkate alındığında Mahkememizin ceza mahkemesince belirlenen bu maddi olgu ile bağlı olduğu, Kaldı ki davacı tarafından senedin üzerinde kesildiği iddia edilen kısımda yer alan ifadenin, davacı tarafından sunulan senet fotokopisinden anlaşıldığı üzere davalı şirket yetkilisi tarafından değil şirket çalışanı ... ... tarafından imzalandığı, yine teminat ifadesinde açıkça hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiğinini yazılı olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen protokolün davalı şirket yetkili değil davalı şirket çalışanı ve davacı tanığı olan ... tarafından imzalandığı, protolün de bu sebeple geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısı ile davaya konu bononun teminat amaçlı düzenlendiği hususunun kesin delil ile ispat edilemediği, ayrıca davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı için davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak davanın reddine ve icra edilen tedbir kararı nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine dair hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile verilen ; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... E, .../... K sayılı karar ilamı özetle: "Dava, bononun teminat senedi olduğu, lehtarla aradaki ticari ilişkide borcun bulunmadığı, dolayısıyla bononun bedelsiz olduğu iddialarına dayalı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, keşideci tarafından, lehtar ... şirketi iflas ettiğinden, bu şirketin iflas masasına ve 3. kişi hamil ...'e karşı açılmıştır. Davacı, bononun lehtarla yapılan 2009 tarihli protokole istinaden teminat amaçlı düzenlendiğini, 3. kişilere devredilmeyeceği şeklinde hüküm olduğunu, lehtarla ticari ilişkinin sonlandığını, lehtara borçlarının bulunmayıp, bilakis alacaklı olduklarını, bononun üzerinde teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, bu kısmın kesilerek hamil tarafından takibe konu edildiğini belirtmiş ve bono sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Mahkeme, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı reddetmiştir. Tahrifat iddiası sebebiyle lehtar şirket yetkilisi ... ... ve hamil ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu, ... tarihli karar ile, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan ... tarihli kriminal uzmanlık raporunda; senedin kenar boyunca kesildiği belirtilmektedir. Ceza mahkemesi kararının gerekçesinin incelenmesinde; takip konusu senette tahrifat bulunduğu veya bulunmadığı ile ilgili kesin bir belirlemenin yapılmayıp, takip konusu senedin teminat senedi olması halinde bile taraflar arasında hukuki ilişkinin bulunduğu, teminat senedi olmasının tek başına senedi geçersiz hale getirmeyeceği taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu belirtilerek, sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesi dosyasına konu eylem, senedin tahrifata uğratıldığı ile ilgili olup karar gerekçesinde bu konuda olumlu veya olumsuz bir tespit yer almadığına göre hukuk hakimini bağlayan nitelikte maddi bir olgunun varlığından da söz edilemez. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin, ceza mahkemesinde belirlenen ve kesinleşen maddi olgu ile bağlı olduğunu belirterek davanın reddine karar vermesi isabetsiz olmuştur. Taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan protokolün, davalı ... şirketinin sigortalı çalışanlarınca imzalandığı ihtilafsızdır. Mahkemece, şirket yetkilisinin imzasının bulunmaması sebebiyle bu protokolün de şirketi bağlamayacağı kabul edilmiş ise de, ilgili protokolün borç doğuran bir sözleşme olmaması karşısında, taraf defterleri incelenerek dava konusu bononun defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ne şekilde kayıtlı olduğu, dolayısıyla bononun şirket tarafından benimsenip benimsenmediği konusunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı verilen karar isabetsiz olmuştur. O halde mahkemece, taraf defterleri incelenip, dava konusu bononun defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ne şekilde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki, cari hesap ve ödemeler incelenmeli, sözleşmede imzası bulunan çalışanların şirketi bağlayıcı başkaca iş ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, protokol ve bononun şirketçe benimsenip benimsenmediği araştırılmalı ve dava konusu bononun teminat amacıyla verilip verilmediği, teminat bonosu ise davacının, davalı lehtar şirkete borcunun olup olmadığı belirlenmeli, davalı hamil yönünden de TTK'nın 778/1-a maddesi atfıyla bonolarda da uygulama alanı bulan 687. maddesi doğrultusunda hamilin iyi niyetli olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir(Benzer yönde içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/09/2024 tarih, 2023/4088 Esas - 2024/6283 Karar). Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. Mahkememizce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile; Tarafların(davacı şirket ile davalı müflis şirketin) 2009 ila 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenerek; Antalya B.A.M ... H.D kaldırma kararı doğrultusunda rapor tanziminin istenmesine, bilirkişiye tarafların ticari defterlerini yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiş olup, Mahkememizce mali müşavir bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporu özetle: "SONUÇ: Yapılan incelemelerde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: 1) ... tarafından, ... tarihinde Antalya ... İcra Md. .../... E. sayılı dosyası ile; - ... Şti. (Senet lehdarı), ... Şti. (Senet borçlusu) Aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla aşağıdaki şekilde icra takibi yapmış, takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda avans faizi istendiği ¸ 2)Davacının ibraz edilen ticari defterlerinden 2009,2010,2011 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2012-2013-2014 yılları ticari defterleri 2015-2016 envanter defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2015-2016 e defterlerinin ise vergi dairesine süresi içerisinde gönderildiği, 3)Davalının 2009-2016 yılları ticari defterlerine ulaşılamadığı, Bu nedenle yargıtay bozma ilamında sözleşmede imzası bulunan çalışanların şirketi bağlayıcı başkaca iş ve işlemlerinin bulunup, bulunmadığı, Protokol ve bononun şirketçe benimsenip, benimsenmediği hususlarında davalı belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, 4)Davacının ticari defter kayıtlarında davalıca davacıya 2009-2011 yılları arasında ... TL toplam tutarlı fatura düzenlendiği, davacının davalıya verdiği çeklerden ... TL toplam tutarlı çekin iade edildiği, davalı tarafından davacıya ... TL toplam tutarlı ödeme yapıldığı, bunun karşılığında davacı tarafından davalıya çek ve eft havale yolu ile ... TL toplam tutarlı ödeme yapıldığı ve ... itibari ile davacının davalıya ... TL fazla ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, 2012 yılı sonunda ... hesapta takip edilen alacağın ... şüpheli alacaklar hesabına virmanlandığı 2013-2016 arasında da bu hesabın ... şüpheli alacaklar hesabında davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, 5)Davacı şirketin ibraz edilen defterlerinin tetkikinden, dava konusu ... tanzim tarihli ... TL”lık senedin davacı şirket ticari defterlerinde Aktifte; ...-Verilen depozito ve teminatlar hesabında (borç), Pasifte; -...- Borç senetleri hesabında (alacak) olarak kayıt edildiği, gerek ... icra takip tarihinde, gerekse ... dava tarihi itibariyle de çekin teminat olarak verildiğinin kayıtlı bulunduğu, 6)Davalı ... Şti. ticari defterleri ise ibraz edilmediğinden dava konusu ... tanzim tarihli ... TL'lık senedin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı konusunda inceleme yapılamamıştır." görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, daha önce dosyaya fiziken celp edilen Antalya ...ATM nin .../... E/.../... K sayılı dosyası (davanın tarafları aynıdır-... Şti ve ... A.Ş dir) içerisinde tarafların 2009-2011-2012 yılı ticari defterlerinin incelenmesi ile alınan raporlar ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; davacının 2009 ( senedin düzenleme tarihi ve protokolün yapıldığı yıla ait), 2010 ve 2011 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı mahkememize ticari defterlerini sunmamış ise de aynı ticari defterlerin Antalya ...ATM dosyasında incelenmesi ile davalı ... ... A.Ş nin de 2009 ve 2011 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sonuç olarak her iki tarafın bu yıllara ait ticari kayıtlarının HMK 222 maddesi uyarınca delil vasfını taşımadığı, davacının kayıtlarında iki farklı ... TL bedelli olmak üzere toplam ... TL teminat senedi verildiğinin kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise hiç senet kaydının bulunmadığı, dolayısı ile dava konusu senedin teminat olarak verildiğinin ispat edilemediği, diğer davalının kötü niyetli olduğu iddiası ile ilgili olarak daha önce verilen ( davacı vekilinin ... tarihli davalıların cevaplarına karşı cevapların sunulması ile delil ve tanık listesi konulu dilekçe) dilekçede bildirilen tanıkların beyanlarında takip alacaklısı davalı ...'ün kötü niyeti hakkında bilgi sahibi olmadıklarının anlaşılmasına göre davanın Mahkememizin önceki gerekçesine de bağlı kalınarak reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Sarf edilmeyen gideravansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile Davalı Müflis ... İflas dairesi vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 24/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır