İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/26 E. 2026/246 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/26
Karar No
2026/246
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2026/246

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (alacaklı) tarafça yasal takibe konu olan tüm bonoların bedellerinin davalı tarafın banka hesaplarına yapılan havalelerle ödendiğini, davalı tarafın bedelsiz kalan iş bu bonolarla ilgili işlem yaparak iş bu davanın açılmasına neden olduğunu, davacı borçlular aleyhine aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda menkul, gayrimenkul ile tüm banka hesaplarına hacizler konularak mağdur edildiklerini, bu yapılan icra takibinin iptali ile konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, davacılar ile davalının aralarında herhangi bir ticari iş bulunmadığını, daha öncelerden aralarında buna benzer bir para alışverişi yapılmış olduğunu, ancak son yapılan para alışverişinde borçlu .... tarafından 100.000 TL değerinde bir senet imzalandığını ve bu işlemin diğer borçlu (kefil) ....'ın dükkanında gerçekleştiğini, bu para alışverişine şahit olan .... kefil olmasının istendiğini ve 27/03/2024 düzenleme 18/08/2024 vade tarihli 100.000 TL bedelli senedin imzalanarak davalı alacaklıya verildiğini, ancak davalının vermiş olduğu 100.000 TL bedele karşılık ayrıca boş bir senedi tekrardan davacılara imzalatarak güvence adı altında ikinci bir 27/03/2024 düzenleme 18/08/2024 vade tarihli senet aldığını, ancak iş bu ikinci senedin davalı tarafından güvence adı altında alındığından senedin sadece borçlu ve kefil tarafından imzalandığını, senede herhangi bir bedel ya da tarih atılmadığını, bu senetler karşılığında aralarında bu borcu doğuran herhangi bir adi sözleşme veya noter sözleşmesi bulunmadığını, davalı tarafından alınan iş bu güvence adı altındaki boş senedin ilk alınan 100.000,00-TL bedelli senet ödendiğinde davacılara iade edileceğini, borcun davacılar tarafından banka havalesiyle ödendiğini, senetlerin alacaklı tarafından geri verilmesi gerekirken haksız bir şekilde işleme konulduğunu, bununla ilgili olarak Büyükçekmece C. Başsavcılığının .... Sor. Numaralı dosyası ile açığa atılan imzanın kötüye kullanılmasından dolayı şikayette bulunduklarını, davalı tarafın başlattığı icra takibinin devamında haciz işlemlerini hızlandırdığını, muhafaza işlemlerinin baskısı ile de bir an önce haksız alacağının tahsili yoluna gidildiğini iddia ederek; ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması adına öncelikle teminatsız olarak iş bu takibin durdurulmasını, davanın kabulü ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile davacı müvekkilleri aleyhine açılan icra takibindeki 290.000,00-TL tutarındaki alacağa ilişkin borçlu olmadıklarının tespitine, %20'den az olmamak üzere tazminatın davalıdan alınmasına, yargılama giderleriyle ücreti vekaletinde davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların yaşadıkları mahalleye ilişkin bir dostluklarının mevcut olduğunu, müvekkili davalının mahalle eşrafı tarafından sevilen ve değer gören bir kişi olması yanısıra birçok kez mahalle eşrafı ile para alış verişinde bulunduğunu, davacılar ile müvekkili arasında davaya konu senetler öncesi birçok kez para alışverişi olduğunu, iş bu konuyu dava dilekçesinde davacı vekilinin de defaaten dile getirdiğini, müvekkilinin 27/02/2024 tarihi öncesi ve sonrası birçok kez davacılara elden ve banka hesapları üzerinden ödemeler gönderdiğini ve ayrıca davacılar adına birçok kez ödemeler yaptığının cevap dilekçesi ekinde sunulan tahsilat makbuzu örneği ile de sabit olduğunu, müvekkilinin banka hesaplarının incelenmesi ve kabul edilmesi halinde tanık listesiyle bilare bu durumun ortaya çıkacağını, taraf arasında senet düzenlenme tarihi öncesinde müvekkilinin verdiği paralara ilişkin borçlu .....'nin senet düzenlenmesini ve belirttiği tarihlerde ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğine dair aralarında borç sözleşmesi mevcut olduğunu, iş bu sözleşme haricinde müvekkilinin yine aynı düzenlenme tarihinde borçlunun talebi üzerine bir para daha gönderdiğini, işbu paraları müvekkilinin gönderme sebebinin oturduğu semtte oluşan manevi dostluklar sebebi ile olduğunu, davacılar tarafından belirtilen senetlerin ödeme tarihlerinin gelmesi üzerine birçok kez şifahen ve sosyal medya platformu olan ... üzerinden borçlu/davacı ...'ye belirtmesine rağmen, borçlunun kendisini oyalamış olup ödememesi hasebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş Kararına binaen Büyükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu davacıların öğrenmesi sonucu işbu takibi haksız ve mesnetsiz durdurmak adına işbu mahkemeye konu davayı açtıklarının ortada olduğunu, borçlu .... ile müvekkili davalı arasında geçen mesajlaşma görsellerinde borçlunun borcunu kabul ettiğinin ve ödemediğinin ortaya çıktığını, davanın ticari ilişkiden kaynaklı alacak davasına ilişkin olduğunu ve davada mahkemeye sunulan .... yazışmalarının delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafların müvekkili aralarındaki borç ilişkisine kaim sözleşmeyi bizzat imzalayarak kabul ve taahhüt ettiklerini, sırf bu tutumun dahi davacı yanın, aleyhine ikame olunan icra takibine kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla dava açtığının göstergesi olduğunu, burada müvekkilinin bir mağduriyetinin söz konusu olduğunu savunarak; davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına ve ihtiyati haciz kararına konu senetlerden dolayı davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, davacıların menfi tespit talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... ve ... olduğu, 27/03/2024 düzenleme, 18/08/2024 vade tarihli 190.000,00-TL bedelli 2 adet senetten kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 347.256,02-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinden; .... D.İş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; tarafların gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadıkları, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttukları, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi oldukları hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında; davalı ....'ın 01/07/1994-20/06/1997 tarihleri arasında "Gayrimenkul Aracılık Faaliyetleri için Aracılık Hizmetleri" faaliyetlerinden dolayı ticari kazanç mükellefi olduğu, 01/01/2023-31/12/2023 tarihleri arasında da kira gelirinden dolayı GMSİ mükellefi olduğu; davacı ...'nin 18/04/2019 tarihinde mükellefiyetinin açıldığı, 2019, 2020, 2021 ve 2022 dönemi işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak 2023 dönemi birinci sınıf tacir olup bilanço esasına göre defter tuttuğu; davacı ...'ın 02/03/2018 tarihinden itibaren Radyo, Tv, Posta Yoluyla veya İnternet üzerinden yapılan Perakende Ticaret ve Kırtasiye Ürünleri Toptan Ticareti faaliyetlerinden dolayı mükellefiyet kaydı bulunduğu ve işletme hesap özetine tabi olduğu hususlarının bildirildiği görülmüş; müzekkere cevapları ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... bank Anonim Şirketi'nden; davalının 12/07/2024-18/07/2024 tarihleri arası hesap hareketlerini gösterir hesap bildirim tablosu ve hesap ekstresi tablosu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Bankası Anonim Şirketi'nden; davacı ...'ye ait hesabın 12/07/2024-18/07/2024 tarihleri arası hesap hareketleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .... sayılı dosyasının iş bu dosya yönünden bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş; dosyanın incelenmesinde; müştekilerinin .... ve ...; şüphelinin ... olduğu, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçundan yürütülen soruşturma sonucunda: "Müştekilerin soyut iddiası dışında atılı suçun işlendiğine dair delil olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla..." gerekçesiyle şüpheli hakkında yüklenen suçtan Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. HMK 201.maddesi gereğince yazılı bir belgeye bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanık ile ispatlanması mümkün olmadığından tarafların tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun "Belge" başlıklı 199. Maddesi; "(1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir" şeklindedir. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) "İspat yükü " başlıklı 6 ncı maddesi uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da eğer dava kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası ise, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi gereği, hukuki ilişkiye bakılmaksızın kambiyo senedinin borçlusu olan davacının kambiyo senedi alacaklısına borçlu olmadığı hususunu ispat etmesi gerekmektedir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, mesaj kayıtları, ödeme anlaşması, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davanın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu 27/03/2024 düzenleme, 18/08/2024 vade tarihli 190.000,00-TL bedelli 2 adet senet nedeniyle açılmış olan menfi tespit davası olduğu, her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde borcun davacılar tarafından banka havalesi yoluyla ödendiği ve güvence olarak imzalayıp verdikleri boş senedin açığa atılan imzayı kötüye kullanarak anlaşmaları dışında doldurulup müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığı iddia edilmiş ise de; Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında müştekilerin soyut iddiası dışında atılı suçun işlendiğine dair delil olmadığı gerekçesiyle Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçundan takipsizlik kararı verildiği anlaşılmakla; davacıların senetler üzerindeki imzalara bir itirazlarının olmadığı, dosya kapsamına sunulan belgelerden ve mesaj kayıtlarından taraflar arasında para alışverişlerinin bulunduğu, banka hesap hareketlerinden ve sunulan dekontlardan yapılan ödemelerin dava ve takip konusu senetlere ilişkin olarak yapıldığına ilişkin bir beyan bulunmadığı, davacı tarafça iddia edildiği gibi senedin teminat senedi olduğunu gösterir bir ibarenin senet üzerinde bulunmadığı, uyuşmazlık konusu senetlerin kambiyo senedi olduğu, sebepten mücerret olduğundan senetlerin hamili olan davalının bu senetlerin düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının ve davalının borç karşılığında senetlerin alındığı savunmasının aksinin HMK' nın 200. Maddesi gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediği, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacıların iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, 2004 Sayılı İİK'nun 72/4.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 58.000,00-TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, 2004 sayılı İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 58.000,00-TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Mahkememizin 16/01/2025 tarihli tedbir kararının KALDIRILMASINA, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 4.952,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.220,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacılar tarafından yatırılan ve sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 46.400,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ... Hakim ....

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/26, K. 2026/246, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-26-e-2026-246-k-5eaf0d841e4f