Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/95 E. 2026/330 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/95
- Karar No
- 2026/330
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/95 Esas
KARAR NO: 2026/330
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/01/2023
NUMARASI: 2022/405 Esas, 2023/40 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıdan bir kısım alacağının tahsili amacıyla .. .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının yetki ve takibe itiraz ettiğini, davalının sadece yetki itirazı kabul edilerek dosyanın Kütahya .....İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasına kaydolduğunu, davalı yanın bu icra takibine de itiraz ettiğinden takibin durduğunu, yine müvekkil şirket tarafından davalıdan kalan bakiye alacağının tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve davalının kötü niyetli olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 9.3 numaralı maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını ve tüm bu nedenlerle davalının Kütahya ...İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına ve İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki icra takibine yapmış olduğu itirazlarının ayrı ayrı iptaline, takiplerin ayrı ayrı devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisini 2013 yılında ve 2014 yılında 2 kez icraya vermesi sebebiyle davacının dava açma süresi olan 1 yılın zamanaşımına uğradığını, davacının tarafına eksik ya da hileli olarak eksik ödediğini, kağıt üzerindeki hileler ile de tarafının borçlu çıkarıldığını, mahkemenin davacı tarafından tarafına gönderilen tüm ürün irsaliyelerindeki kaşe ve eksiksiz teslim alındı ise kendisinin imzalarının incelenmesini istediğini, teslim almadığı ve tarafına gönderilmeyen ürünlerin irsaliyelerinin mevcut olduğunu, davacıya 35.000,00-TL borcunun olduğunu ve bu borcu da teminat mektubu ile ödediğini, borcunun kalmadığını, 29/01/2013 yılında mağazayı boşaltıp davacıya teslim etmesine rağmen bu tarihten sonraki kira faturalarının tarafına ödettirilmeye çalışıldığını, tarafına ait olmayan çeşitli bedeller altında faturalar kesilerek borç yükünün sürekli arttırıldığını, 2012 yılında Bölge Müdürlüğünün Ankara'ya bağlanması sonucu ürün sevkinde ve siparişlerde sıkıntılar çıkararak malların zararına satışının yaptırıldığını, davacının işyerini iflasa sürüklediğini, davacıdan alacaklı olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:
İlk derece mahkemesinin 2015/540E, 2019/37 K, 25/01/2019 tarihli kararında; "...Taraflar arasında Franchise/süpermarket işletme anlaşması yapıldığı buna istinaden ticari ilişki bulunduğu, davacı taraf bir kısım alacaklarının bulunduğundan bahisle icra takipleri yaptığı itiraz üzerine eldeki iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacı tarafın cari hesap alacaklarını oluşturan faturalar, faturaların davalıya tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin belgeler ve fatura konusu ürün ile hizmetlerin teslimine ilişkin irsaliye, herhangi bir teslim belgesi veya makbuz, davacının ödediği brüt kira bedeli ve elektrik, su, telefon vb. abonelik giderlerine ait belgeleri ibraz edememesi, bu suretle davacı taraf ticari defter kayıtlarının, fatura, irsaliye, makbuz ve diğer uygun vesikalarla desteklenip belgelendirilmeyerek dayanaksız kalması, faturalara konu edilen 3 aylık tüketim, pos kullanım, pos ve komisyon bedelleri konusunda da sözleşmede herhangi bir düzenlemenin yer almaması, bu konuda davacı tarafından da açıklamada ve belge ibrazında bulunulmaması, ''Şubat 2013 kira, elektrik, su, telefon, servis'' izahatlı fatura kaydının 25/01/2013 sözleşme hitam tarihinden sonra Şubat 2013 tarihine ait bulunması ve dayanak belgelerinin davacı tarafça ibraz edilmemesi göz önünden bulundurulduğunda Davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZİN KARARI:
Dairemizin 18/05/2022 tarihli 2020/273 E, 2022/807 K sayılı ilamı ile; "..Taraflar arasındaki 25.01.2010 tarihli 3 yıl süreli sözleşme ihtilafsızdır.Davacı vekili; davalının 17.08.2015 tarihli dilekçesinin içeriğine göre davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüş ise de; bilirkişi kök raporunda da bahsedildiği üzere davalının bu beyanında hangi faturalardan bahsedildiği açıkça belirtilmemiştir. İlk derece mahkemesinin ticari defter incelemesine karar verdiği 02.02.2016 Tarihli celsesinde davalı yan hazır değildir. Davalının adresi.... olup davalının defterlerinin incelemesi için mahal mahkemesine talimat da yazılmamıştır. Bu durumda davalının 17.08.2015 Tarihli beyanı karşısına HMK 222/1 maddesi gereğince ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılarak takip dosyalarına konu faturaların kayıtlı olup olmadığı, alacak iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarında mali müşavir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre beyanın değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına..." karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/405, 2023/40 Karar sayılı, 17/01/2023 tarihli ilamında; "...alınan bilirkişi raporunda ticari defterlerinin sunulmamasından bahisle hesaplama yapılmadığı anlaşılmış ise de davalı tarafından 25/11/2022 tarihinde sunulan dilekçe ve eklerinin incelenmesi neticesinde 12.02.2013 Tarihinde 25.000 TL ......A.Ş. hesabına ..... Nolu .....açıklaması ile ve yine diğer dekontta 21.02.2013 Tarihinde 10.000 TL. .... şirkete ödeme yapıldığı dikkate alınarak ayrıca iade olarak kestiği sevk irsaliyelerinin de sunulması karşısında yazılı delil niteliğinde olan iş bu delillerinin değerlendirilmesi sonrası davacı tarafından bu delillere ilişkin aksini gösterecek nitelikte veya iddiasını ispatlar nitelikte bir yazılı delil sunmadığı hususu dikkate alınarak başlatılan icra takipleri bakımından herhangi bir alacak miktarının olmadığı kanaatine varılarak Davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinde belirtilen davalı yanın sunduğu beyan dilekçesi ve eklerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu belgeler ile ilgili beyan haklarının saklı tutulduğunun da yargılama sırasında mahkemeye ifade edildiğini, 16.01.2023 tarihli dilekçenin dikkate alınmasını, savunma hakkının kısıtlandığını İstinaf mahkemesinin kararında belirtilen hususlara uyulmadığını, davalı tarafından süresi içerisinde defterler ibraz edilmemiş olup, davalı tarafın beyanında defterlerinde söz konusu faturaların kayıtlı olduğu kabul edildiğini, bozma kararında da, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonrasında davalının beyanının da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtildiğini, HMK 220/3. Madde uyarınca kesin süre içerisinde defter ibraz edilmediğinden, davalının söz konusu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğuna ilişkin beyanının ve müvekkili şirketin usulüne uygun tuttuğu ticari defterlerdeki kayıtların nazara alınması gerektiğini,Davalının, faturaların tebliğ edildiği, kayıt altına alındığı ve faturalara itiraz etmediği yönündeki kabulü ortada iken; fatura ve faturaya konu ürün ve hizmetlerin teslim ediğini gösterir belgelerin dosyaya sunulmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu,Raporda da alacağın ispatlandığını, davalı tarafın kendi kayıtlarına aldığı ve müvekkili şirket kayıtlarında yer alan faturalara karşı itiraz ettiğini ya da ihtirazı kayıtla ödeme yaptığını ispatlar mahiyette yazılı bir belgeyi dosyaya sunmadığını, faturaların tamamının davalı - borçluya tebliğ edildiğini ve davalı-borçlu yanın defterlerine işlenmek sureti ile fatura içeriğini kabul ettiğini kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası yönünden yapılan bilirkişi incelemesine göre; davacının ticari defterlerinde ürün faturalarına dayalı olarak alacak kaydı işlenmiş ise de faturalara konu malların teslim edildiğine dair dayanak belge, irsaliye sunulmadığı, cari hesap kaydında yer verilen verimsiz pos kullanım, komisyon, 3 aylık tüketim bedeli alacağı yönünden dayanak belgelerin sunulmadığı, sözleşmede bu hususta bir düzenlemenin de yer almadığı tespit edilmiştir.Takibe esas cari kayıtlarda yer alan kira, elektrik, su, telefon servis faturaları yönünden ilgili sözleşmenin 2.3 maddesi incelendiğinde; "işletici her ay mağazanın aylık brüt satışının %2'sini işletme ücreti olarak imtiyaz sahibine ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Ancak mağazanın aylık brüt satışının %2'si işleticiye tahsis edilen mağaza için imtiyaz sahibi tarafından kiraya verene ödenen brüt kiranın %50'sinden az olur ise işletici, illetme ücreti olarak tahsis edilen gayrimenkul için ödenecek olan brüt kira bedelinin %50'ini imtiyaz sahibine ödemeyi kabul etmiştir. Mağazanın brüt kira bedeli 25.01.2020 itibarı ile 4.062,50TL olup , her yıl Mayıs ayında artırıma tabidir." "Bu işletme ücretine imtiyaz sahibinin abonelik, aidat olarak ödediği giderler elektrik, su, telefon, apartman aidatı, doğalgaz dahil olmayıp giderler imtiyaz sahibi tarafından fatura tutarı üzerinden ayrıca faturalandırılacaktır" şeklinde düzenlendiği, bahse konu kira, elektrik, su telefon faturalarının sunulmadığı, alacağın somutlaştırılmadığı, bilirkişi kök ve ek raporunda da bu hususlara yer verildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda Kütahya ...İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası yönünden; davacının cari hesaba konu ürün bedeli alacağı iddiası yönünden usulüne uygun mal teslimini ispatlayamadığı, davalının cevabında belirttiği hususların rapora yansıyan alacak iddiasına konu faturalar yönünden ikrar mahiyetinde kabul edilemeyeceği, pos kullanım, komisyon, tüketim bedeli alacak kalemlerinin dayanağının somutlaştırılma dığı, delil sunulmadığı, sözleşmede de bu hususta bir düzenlemenin bulunmadığı, kira, elektrik, su, abonelik vb giderler yönünden ise alacak iddiasının denetlenebilmesi için davacı yanca ödenmiş olan giderlerin delillendirilmesi, yansıtma faturalarına konu hususların ispatı gerektiği, bu durumun mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı, davalı tarafça sunulan iade fatura suretlerinin dayanağı olan asıl satış faturalarının iş bu davaya konu alacak yönünden cari hesap dökümünde yer almadığı, teslim alan imzası olan faturalarda muhattabın davacı olmayıp ...., .... olarak yazılı olduğu, davacının alacak iddiasını ispatlayamadığından takibe konu olmayan satışın iade faturasının incelenmesinin esasa etkili olmayacağı, bununla birlikte davalı yanca 21.2.2013, 11.02.2013 Tarihli teminat mektubunun tazmini açıklamalı 25.000TL ve 10.000TL'lik makbuz suretleri sunulduğu, makbuza konu ödemelerin takipten önceki tarihli olup davacı defterlerine yansımadığı da dikkate alındığında mahkemece bu dosya yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Davaya konu diğer icra dosyası olan İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında 3515,92 TL alacağın tahsili talep edilmiş ise de; taraflar arasındaki 25.01.2020 Tarihli sözleşmenin 3 yıl süreli olduğu, sözleşmenin hitamından sonraki Şubat 2013 kira bedeli alacaklarının talep edilemeyeceği, alacak kalemlerinin dayanağı olan belgelerin de ibraz edilmediği raporda yerinde olarak tespit edilmiş olmakla belirtilen icra dosyası yönünden de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026