İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/898 E. 2026/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/898
- Karar No
- 2026/42
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/898 Esas KARAR NO : 2026/42
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... Dönüşüm San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Makine-... şahıs şirketinden ham maddenin içerisindeki kalıntı ve artıkları temizleyen ufolu elek makinesini 18.04.2025 tarihinde toplam 450.000,00TL'ye satın aldığını, müvekkilinin makine siparişi verirken 02.04.2025 tarihinde 10.000,00TL kapora gönderdiğini, daha sonra makinenin imalatı için davalının düzenlediği 18.04.2025 tarihli belge üzerine de davalıya 40.000,00TL ödeme yapıldığını, bunun dışında davalıya 24.04.2025 tarihinde 40.000,00TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ayrıca keşidecisi ... Limited Şirketi olan ve lehtarı .... Bilgisayar İletişim End. Tes. Ltd. Şti. Olan ... Bankası ... Şubesine ait 30.06.2025 tarih ve 60.000,00TL bedelli müşteri çek, keşidecisi davacı olan ... bank ... Şubesine ait .... Seri numaralı 30.10.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çek, keşidecisi davacı olan ... bank ... Şubesine ait ... Seri numaralı 25.11.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çek olmak üzere toplam 3 adet çek verdiğini, makinenin ... tarafından müvekkilinin iş adresine getirilerek kurulumunun yapıldığını ancak çalışıp çalışmadığı hususunda her hangi bir test yapılmadığını, daha sonra ise servis geldiğini ve çalıştırdığını ancak daha ilk çalıştırmada problem yaşandığını, bunun üzerine servis yetkililerinin de bir daha gelip bakacaklarını söylemelerine rağmen bu güne kadar gelmediklerini, müvekkili şirketin anılan makine ile ilgili olarak ... ile yapmış olduğu sözleşmede yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek makinenin kalan borcunu da ödediğini, buna rağmen müvekkilinin bahse konu makineyi aldığı tarihten itibaren makinenin sürekli arıza verdiğini, müvekkilinin makinenin tamir ve bakımı için defaatle ... ile iletişime geçtiğini, ...'un müvekkiline sürekli "makinenin tamir ve bakımı için geleceğim" diyerek söz vermişse de hiçbir sözünü yerine getirmediğini, müvekkili tarafından gizli ayıplı makine nedeniyle davalıya 90.000,00TL nakit ödeme yapıldığını, ayrıca davalıya verilen 60.000,00TL miktarlı müşteri çekinin de ödendiğini, ancak davalıya verilen keşidecisi davacı olan ... bank .... Şubesine ait .... Seri numaralı 30.10.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çek ile keşidecisi davacı olan ...bank .... Şubesine ait ... Seri numaralı 25.11.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çekler ise ödeme tarihi gelmediğinden henüz ödenmediğini, anılan çeklerin ödenmesi durumunda müvekkilinin mağduriyetinin iyice artacağını, bu nedenle vadesi gelmeyen çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, tüm belirtilen nedenlerle, ihtiyati tedbir talebinin bila bedel ya da mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığında kabulü ile; keşidecisi davacı olan ... bank ... Şubesine ait .... Seri numaralı 30.10.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çek ile keşidecisi davacı olan ... bank ... Şubesine ait .... Seri numaralı 25.11.2025 keşide ve 150.000,00TL miktarlı çeklerin ödenmemesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, davanın kabulü ile sözleşmeden dönme(fesih) ve şimdilik 1.000,00TL ayıplı mal satışı nedeniyle ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ayıplı ürün satışı nedeni ile sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalı ...'un İTO kaydının bulunmadığı, işletme usulüne göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177/2 maddesindeki sınırları aşmadığı ve tacir olmadığı görülmüştür. Davalının tacir olmadığı göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.21/01/2026
Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza