İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/889 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/889
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/889 Esas KARAR NO :2026/44
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/12/2025 KARAR TARİHİ:23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili 04/12/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin 2019 yılından bu yana ... sosyal medya uygulamasında @... kullanıcı adıyla içerik üreticiliği yaptığını, 2020 yılında yüz yayınlarıyla başladığı yayıncılık hayatına zamanla oyun yayıncılığına geçiş yaptığını, sonrasında ... ... ve ... oyunları üzerine içerik üretmeye başladığını, müvekkilinin davalı şirketin temsilciliğini yaptığı sosyal medyada düzenli ve saygılı şekilde yayınlarını yapar ve bu sayede saygın bir kitle oluşturarak ortalama 85.000 takipçi sayısına ulaştığını, 13.06.2025 tarihinde cumayı cumartesiye bağlayan gece saat 02:00-04:00 sularında ... oyunuyla ilgili yayın yapıp yayınını kapattığını, bu yayın sırasında önceki yayınlarında olduğu gibi hiçbir şekilde ... uygulamasının politikalarına aykırı davranmadığını, fakat müvekkilinin 14.06.2025 tarihinde uyandığında sosyal medyasına girmeye çalıştığında hesabının hiçbir gerekçe ve sebep gösterilmeksizin askıya alınmasıyla karşı karşıya kaldığını, akabinde müvekkilinin ... defalarca mesaj atmasına rağmen defalarca "hesabınızda şu anda olanlardan dolayı gerçekten çok üzgünüz. Sorununuz için en iyi çözümü sağlamak amacıyla davanızı her şeyi dikkatlice inceleyecek ve mümkün olan en kısa sürede takip edecek özel bir ekibe iletiyoruz." şeklinde maillerle oyalandığını, müvekkilinin yalnızca hesabının askıya alınmadığını, hesabının içerisindeki ortalama 200 abonesi(abonelikler yenilenmekte olup müvekkilimin abonelerine ve abone paralarına ulaşımı da engellenmiştir.) ve hesabındaki 2019 yılından bu yana çekmemiş olduğu hediye paraları birikmiş olup bunlara da erişiminin tamamen engellendiğini, müvekkilinin yayın yaparken ortalama günlük 50$ kazancı olduğunu, bu işi dışardan birisi olarak yapmayıp vergi dairesinde kendisi adına açtırdığı vergi levhasıyla gerek usul ve yasaya, gerek ... uygulamasının politikalarına, gerekse vergi usulüne uygun şekilde yapıyor olup vergi mükellefi olduğunu ve almış olduğu ödemelerin vergilerini dahi ödediğini, müvekkilinin hesabı 14.06.2025 tarihinde kapandıktan sonra 17.06.2025 tarihinde @... kullanıcı adıyla yeni bir hesap açıp eski takipçilerini geri kazanmaya çalıştığını fakat bu hesabını da bir ay dahi kullanamadan 08.07.2025 tarihinde yine gerekçe gösterilmeden ortalama 50 aboneye ulaşıp hesabında da para olmasına rağmen hesabının kalcı olarak kapatıldığını, müvekkilinin @... kullanıcı adı ile açmış olduğu hesaptaki abonelik ödemelerini ve hesaptaki bakiyenin ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin tüm hesapları kapandıktan sonra son çareyi @... kullanıcı isimli kız arkadaşının hesabını alarak yayıncılık hayatına devam etmek zorunda kaldığını fakat her ne kadar kız arkadaşının hesabından yayıncılığa devam etmeye çalışmışsa da yine de eski izleyici kitlesini kazanamadığını, aldığı ödemelerin bir hayli düştüğünü, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşamama ile sonuçlandığını, arabuluculuk sürecinin bitiminden yaklaşık 2 ay sonra müvekkilinin hesabına @... kullanıcı isimli hesap için 15.09.2025 tarihinde 47.040,31 TL, 15.10.2025 tarihinde 448,06 TL ve 15.11.2025 tarihinde 449,30 TL ödeme gelmiş olup @... kullanıcı isimli hesabından ne abonelik ne de bakiye ödemesinin müvekkilinin hesabına yapılmadığını belirterek müvekkilinin @... kullanıcı isimli hesabındaki abonelik ödemesi için şimdilik 1.000 TL, @... kullanıcı isimli hesabındaki bakiye ödemesi için şimdilik 1.000 TL, @... kullanıcı isimli hesabındaki abonelik ödemesi için şimdilik 1.000 TL, @... kullanıcı isimli hesabındaki bakiye ödemesi için şimdilik 1.000 TL, @... kullanıcı isimli hesabındaki günlük kazanç kaybı için şimdilik 1.000 TL, @... kullanıcı isimli hesabındaki günlük kazanç kaybı için şimdilik 1.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 13/01/2026 tarihli cevap dilekçesi ile davacının bu davayı husumet bakımından yanlış tarafa yönelttiğini, ... olarak bilinen dijital platformunun Türkiye’deki kullanıcılara, Singapur kanunlarına göre kurulmuş olan ... Pte. Ltd. (“... Singapur”) sunmakta olduğunu, ... İstanbul'un ... Singapur’dan bağımsız, Türk kanunlarına göre kurulmuş ve ayrı tüzel kişiliği olan bir limited şirket olduğunu, ... İstanbul'un yalnızca 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (“5651 Sayılı Kanun”) Ek Madde 4/1’de öngörülen yükümlülükler kapsamında ve bunlarla sınırlı olarak ... Singapur şirketini Türkiye’de temsil yetkisine sahip olduğunu, bu temsilin kapsamı ise 5651 Sayılı Kanun’da sınırlı olarak sayıldığını ve davacının bu davadaki taleplerinin dayanağını oluşturan ticari hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan özel hukuk uyuşmazlıklarının bu kapsamda yer almadığını, yabancı sosyal ağ sağlayıcıların Türkiye’de yerel temsilcilik kurmasını gerektiren yasal düzenlemelerin aynı zamanda yerel temsilcilerin yükümlülüklerini ve yetki sınırlarını belirlediğini ve ticari uyuşmazlıkların bu kapsamın dışında kaldığını, yabancı sosyal ağ sağlayıcıların Türkiye’de bir yerel temsilci bulundurmasını zorunlu kılan mevzuatın bu temsilcilerin yetki ve temsil alanını açıkça sınırlandırdığını, ticari uyuşmazlıkların bu yargısal denetim ve hukuki çerçevenin kapsamı dışında kalmakta olup, davacının da kabul ettiği üzere doğru muhataba (yani yabancı sosyal ağ sağlayıcı olarak ... Singapur’a) yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu muhatabın müvekkili şirket, yani ... İstanbul olmadığını, davacının bu davayı husumet bakımından yanlış tarafa yönelttiğini, müvekkilinin dava konusu uyuşmazlıkla herhangi bir hukuki bağı olmadığını ve bu uyuşmazlıkla ilgili ... Singapur’u hukuken temsile yetkili olmadığını, bu nedenle, ... İstanbul’un bu uyuşmazlıkla ilgili taraf sıfatı bulunmadığını, öncelikle pasif husumet eksikliğine ilişkin asli itirazları saklı kalmak ve şirketler ayrılığı ilkesini hiçbir şekilde zedelememek kaydıyla, ... Platformu’nun Hizmet Koşulları uyarınca bu uyuşmazlık bakımından Mahkeme’nin yetkisi bulunmadığını ve uyuşmazlığa Singapur hukukunun uygulanacağını, davacının dayandığı sözleşmesel ilişkinin Türkiye’deki kullanıcılar bakımından geçerli olan ... Kullanım Koşulları’na tabi olup, anılan sözleşmenin ... Singapur ile davacı da dahil olmak üzere ... Platformu kullanıcıları arasında akdedildiğini, ... Platformu Kullanım Koşulları’nın 11.a maddesi, sözleşmenin Singapur hukukuna tabi olduğunu ve Kullanım Koşulları’ndan doğan veya bunlarla bağlantılı her türlü uyuşmazlığın, merkezi Singapur’da bulunan Singapur Uluslararası Tahkim Merkezi (SIAC) nezdinde yürütülecek tahkim yoluyla kesin olarak çözümleneceğini açıkça hükme bağladığını belirterek davacının haksız ve dayanaktan yoksun taleplerinin reddine ve davanın husumet yokluğu ve görevsizlik sebebiyle reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının içerik üreticiliği yaptığını iddia ettiği ... sosyal medya uygulamasındaki hesabının davalı şirket tarafından kapatıldığı ve davacının kazanç kaybı oluştuğu iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir. Mahkememizce ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak davalının tacir olup olmadığı hususu araştırılmıştır. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "Sicil kayıtlarımızın tetkikinden ... T.C. Nolu ...'ın Müdürlüğümüze kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.", ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "... TC kimlik numaralı ... Dairemizde 26/11/2024 tarihinden itibaren VİDEO İÇERİKLERİ VİDEO BLOG ,VİDEO PODCAST'LERİN YAPIMI (FENOMENLER (İNFLUENCERLAR) VE VLOGGERLAR TARAFINDAN YAPILANLAR) faaliyetin dolayı kayıtlı mükellef bulunmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun mük.20/B maddesinin 1.fıkrası "(7491 sayılı Kanunun 7 inc imaddesiyle değişen fıkra Yürürlük; 28.12.2023) İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, göüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve bu ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır." ve aynı maddenin 5.fıkrasında "Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar (2025 yılı 4.300.000,00TL, 2024 yılı 3.000.000,00TL) ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur." denilmektedir. Gelir Vergisi Kanunun 37 maddesinde Ticari Kazancın Tarifi "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır."denilmekte ve ikinci fıkrasında hangi kazançların ticari kazanç sayıldığı belirtilmiştir. Yukarıda adı geçen Mükellefin Dairemizce EVDB sorgulamasında verilen Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi bulunmadığı ve Dairemizde herhangi bir defter tasdikine rastlanmadığı görülmüştür." şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden HMK'nın 138. Maddesi gereğince Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında '' Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' hukuki düzenlemeleri gereğince dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davalının ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, vergi dairesinden gelen müzekkere cevabına göre ise davacının defter tasdikinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bir gerçek kişinin tacir olarak adlandırılabilmesi için yalnızca ticari kazanç elde etmesi yeterli değildir. Gerçek kişinin tacir kaydı yoksa elde ettiği ticari kazancın tacir sayılabilmesi için bilanço esasına göre defter tutması yahut işletme esasına göre defter tutuyorsa da gelirinin VUK 177. Maddesinde belirtilen sınırları aşması gereklidir. Davalının dava açıldığı tarihte tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması ve mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (Emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D. 2021/2076 esas 2022/939 karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2022/2442 Esas, 2023/1074 karar ) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 23/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır