İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/884 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/884
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/884 Esas KARAR NO : 2026/32
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından davacı müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmadan Küçükçekmece ... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile çekin karşılıksız çıkmasından dolayı ceza davası açıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, çekte lehtar olarak görünen davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen herhangi bir mal da mevcut olmadığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkili aleyhine başlatılan bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, böyle bir borcu bulunmadığından ziyade; bedeli (karşılığı mal/edim) gönderilmediğinden dolayı bedelsiz kalan böyle bir borcu da doğmadığını, yani kısaca çekin düzenlendiği temel borç ilişkisinde karşı edimin yerine getirilmemesi durumu sabit olduğu üzere borç bulunmadığını, müvekkili şirketin piyasada oldukça bilinen sayılı işverenlerden birisi olduğunu ve davalı taraf gibi olan pek çok kişi/şirket ile çok fazla ticaret yaptığını, bu yapılan ticaretlerinden ötürü ortada bir güven ilişkisinin doğal olarak doğmuş olduğunu, buna dayalı olarak müvekkili şirket tarafından davalı görünen karşı tarafa da mal alımı için çek verildiğini ve çekin karşılığı olarak da mal gönderilmesinin istendiğini, ancak süregelen ticaretlerinden dolayı duyulan güvenin ötesinde müvekkili firmaya teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediği için müvekkili şirketin oldukça zarara uğradığını ve ticaretini devam ettiremediğini, ayrıca buna benzer mal alımı yapılan şirketlere verilen çekler karşılığında gönderilmesi gereken mallar da teslim edilmediği için müvekkili şirketin halihazırda kapanmış vaziyette olduğunu, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalı/ alacaklıda olduğunu ve alacaklının hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, çekler verildikten sonra faturayı gönderip öylece mallarını teslim edeceğiz bahanesi ile fatura da kesildiğini ancak ha bire müvekkili şirketin geçiştirildiğini ve faturaya itiraz süresinin de geçtiğini, daha sonradan da yine teslim edilmesi gereken mallar teslim edilmeden müvekkili şirketin mağdur edilmesi bir yana müşteri çevresine de vermesi gereken mallar olmadığı için mağdur olduğunu, bilindiği üzere çekin bir ödeme aracı olarak para yerine geçtiğin ve mal karşılığı verilen çeklere ilişkin teslim edilmeyen mallar yönünden de yapılan ticaretin konusuz kalmış bulunduğunu, davalının faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut ve inandırıcı ıslak imzalı yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin yanlış ve haksız olarak müvekkiline karşı icra ceza davası başlattığını ve icra takibinden de habersiz olduklarını, davalı alacaklının kötü niyetli olduğunu iddia ederek; davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine ve çekin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 1.176. 000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Küçükçekmece .. İcra Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı ceza dosyasının davanın sonuçlanmasına kadar bekletici mesele yapılması için müzekkere gönderilmesine, Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde hak ve hakkaniyete aykırı bir şekilde ikame edilen davanın derdestlik dava şartı keza imzasını ikrar ettikleri çekten mütevellit borçlu olmadıklarını iddia etmek gibi esasa taalluk eden şartlar yönüyle - mesmu dinlenebilir olmadığını, bu bağlamda tarafları ve dava konusu aynı olan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki dava derdestken huzurdaki davayı ikame etmelerinin HMK'nın 114.maddesinde mündemiç emredici mahiyette normatif kaide olan dava şartlarına aykırılık teşkil ettiğini, davalı müvekkili ... ile davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında kuruyemiş satımına dair bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davacının davacı şirketin şu an kapalı olduğunu ve faal olmadığını beyan ettiğini, ancak bu hususun gerçeği yansıtmadığını, çünkü ... Gıda şirketinin faal olduğunu, esas kapalı olan ve iflas verenin ise organik bağı olan ... Gıda İnş. Giyim ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bahsi geçen bu iki şirketin yetkililerinin ... Gıda şirketinin yetkilisi ..., ... Gıda şirketinin yetkilisinin de .... olduğunu ve aralarında yakın akrabalık ilişkilerinin mevcut olduğunu, davalı müvekkilinin ticaretini bu her iki şirket ile yaptığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan faturalardan da görüleceği üzere davalı müvekkilinin ... Giyim ve ... Gıda şirketleri ile ticaret yaptığını ve fıstık satımlarını iflas kararı alan ... Gıda İnş. Giyim Ve Tic. Ltd. Şti.'ne yaptığını ve karşılığında da organik bağı olan ve davacı şahsın kardeşine ait olan ... Giyim Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen iş bu dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, organik bağ ilişkisi üzerinden borcunu perdelemeye matuf hareket eden davacı şirketin borçlarından kurtulmak için iflas kararı verilen şirketlerine mal alımı yapıp, ödeme kısmını da diğer şu an davacının beyanının aksine faal görülen ... Giyim şirketi tarafından ödeme vaadiyle çek ile yaptığını ve müvekkili gibi bir çok şahıs ve firmayı da mağdur ettiğini, iş bu davanın açılış amacının hem borçtan kurtulmak hem de Küçükçekmece ... İcra Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında derdest olan karşılıksız çek keşide etmek suçuna istinaden taraflarınca açılan ve karara çıkmak üzere olan ceza davasını sürüncemede bırakmak ve cezadan kurtulmaya çalışmak olduğunu, davalı müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde yüklü fıstık satımları yapıldığını ancak bu satımlara karşılık müvekkilinin alacaklarını tahsil edemediğini, davacı yanın iflas veren şirketine dair alacaklarına kavuşabilmek adına da Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğü ... İflas dosyasına da alacak kaydı yaptıran müvekkilinin zaten büyük bir mağduriyet içinde olduğunu, iflas dosyasındaki diğer alacaklıların alacakları incelendiğinde, aynı bu davada olduğu gibi faturaları iflas kararı verilen şirkete kestiren davacıların ödemelerin çek ile davacı şirket tarafından yapıldığını ve bir çok kişi ve şirketin de mağdur edildiğini, özellikle bilirkişi marifetiyle yapılacak defter incelemeleri neticesinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın konusu, hukuki sebebi ve tarafları aynı olan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyayı huzurdaki davadan daha evvel 11.3.2025 tarihinde aleyhlerine ikame ettiğini, fakat arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddedildiğini, huzurdaki davanın aleyhe ikame edildiği 22.9.2025 tarihinde, bahse konu davanın henüz gerekçeli kararının dahi yazılmadığını, davacı şirketin imzasını ikrar ettiği çekten dolayı herhangi bir ibra belgesi ve senet olmadan borçlu olmadığını iddia etmesinin çekin mücerretliği ilkesine aykırı düştüğünü savunarak; davanın usul ve esasa taalluk eden hususlar yönünden reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Küçükçekmece ... İcra Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyanın, farklı yargılama kollarına keza hukuki sebebe dayalı olmaları yönüyle, iş bu menfi tespit davasını bekletici mesele yapması için davacı tarafın müzekkere yazılması talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, davacının ...bank ... Şubesine ait 29/02/2024 keşide tarihli, ... seri namaralı çekten dolayı davalıya borçlu olup olmadığı, mal teslimi yapılmaması nedeniyle çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili ile Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının ... ünvanı ile gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu hususunun bildirildiği görülmüştür. Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 01/11/2004 tarihinde "Taze Sebze ve Meyve Perakende Ticareti" faaliyeti ile iştigal ettiği ve davalının gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu, mükellefiyetinin devam ettiği, mükellefin işe başlama tarihi itibari ile birinci sınıf tacir olarak bilanço hesabı esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Davacı vekilinin bu davada; ...bank ... Şubesine ait 29/02/2024 keşide tarihli, ... seri namaralı çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talepli dava açtığı; davacı vekili tarafından aynı davalı aleyhine aynı talep ve hukuki nedenlere dayalı olarak açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 08/09/2025 tarih ve .... Sayılı Kararı ile davanın Arabulucuk dava şartı yerine getirilmediği sebebiyle usulden reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Dava açılması ile usul hukuku bakımından ortaya çıkan sonuçlardan birisi de derdestliktir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Dava şartı noksanlığı ikinci dava bakımından söz konusu olup birinci dava için söz konusu değildir. Birinci davanın görülmekte olması (derdest) demek ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karara bağlanmamış olması veya karara bağlanmış olmakla beraber verilen kararın henüz şekli anlamda kesinleşmemiş olması gerekir.
Eldeki dava açısından derdest kabul edilebilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın da eldeki dava ile konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır. Her iki davanın aynı sayılması için gerekli şartlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm ile derdestlik arasında hiç bir fark yoktur. O sebeple bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için; maddi anlamda kesin hükümdeki gibi; her iki davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. İki davanın taraflarının aynı olması için tarafların her iki davada da aynı sıfatla davacı veya davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Derdestlik itirazında dava sebebinden ... da hukuki sebepler değil davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır. Somut olay, yukarıda anlatılan tespit ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, Bakırköy ... ATM. de açılan davanın eldeki davadan önce açıldığı ve bu dosyanın tarafları, dava sebebi, konusu (talep sonucu) ile eldeki davanın tarafları, dava sebebi ve konusunun ( talep sonucu ) aynı olduğu ve birinci davada (Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...) verilen kararın henüz kesinleşmediği, görülmekte olan bu dava ile eldeki ikinci davanın aynı olduğu anlaşıldığından davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ( Aynı yönde: İstanbul B.A.M. 13. HD. 2025/86 Esas ve 2025/1149 Karar; İstanbul B.A.M. 57. HD. 2023/1937 Esas ve 2025/1208 Karar) ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın derdestlik dava şartı noksanlığından, 6100 sayılı HMK'nın 114, 115 md'leri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 732,00-TL peşin harç ile 732,00-TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸