İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/833 E. 2026/15 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/833
- Karar No
- 2026/15
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/833 Esas KARAR NO : 2026/15
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17.04.2024 tarihinde davalı ...'a ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, %100 kusurlu bir şekilde müvekkiline ait .... plakalı aracın hasarına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında alınan ekspertiz raporuna göre müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmiş, aynı zamanda aracın değer kaybetmesi nedeniyle değer kaybı alacağı doğduğunu, ayrıca müvekkiline ait ticari faaliyet gösteren ticari aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı alacağı mevcut olduğunu, ancak işbu ekspertiz raporu görüş bildiren mahiyette olup gerçek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile kesinlik kazanacağını, dava değeri belirsiz olduğunu, bu aşamada belirsiz alacak davası olarak açıldığını, izah edilen nedenlerle; kusurlu olarak müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olan davalı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 49 vd. hükümleri uyarınca ve Karayolları Trafik kanunu ilgili hükümleri uyarınca müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet (kazanç kaybı) bedelini tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davalı bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden alacakların tazmini için şimdilik 10,00TL hasar bedeli, 10,00TL değer kaybı, 10,00TL kazanç kaybı (mahrumiyet) bedelinin hasar tarihi olan 17.04.2024 itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davasıdır. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, aracın ticari olmasının davayı da ticari davaya dönüştürmeyeceği, İBAM .... HD. ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır