İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/828 E. 2026/691 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/828
- Karar No
- 2026/691
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/828 Esas KARAR NO : 2026/691
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 18/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... A.Ş'nin icabı ve davalı ... Şirketi kabulü ile taraflar arasında ... tarihli, ....Nolu, 13.500,00-USD bedelli (KDV HARİÇ) sipariş formu imzalanmak suretiyle ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davacı şirketin, söz konusu ticari iş ilişkisi sebebi ile 29/08/2025 tarihinde 16.200,00-USD değerinde ... No'lu fatura düzenlemiş ve fatura davalı firmaya teslim ettiğini, en nihayetinde, faturada kalan tutarı ödemekten ısrarla kaçınan davalı aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, açıklanan bu nedenlerle; ... 27. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yapılan borca ve ferilerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada taraflar arasında ticari ilişki kapsamında mal tesliminin yapıldığı, davalı yanca fatura bedellerinin davalıya ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı şirket tarafından huzurdaki davada savunma yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, aralarında cari hesap ilişkisi mi açık hesap ilişkisi olduğunun tespiti ile ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, temerrüt olgusunun oluşup oluşmadığı, davacının talep ettiği alacağın yerinde olup olmadığı (asıl alacak, işlemiş faiz, faiz türü, temerrüt olgusu vb.) ve bu kapsamda varsa davacının alacağının olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve faturalar kapsamında geçerli bir sözleşme bulunup bulunulmadığı, taraflarca edimlerinin yerine getirilip getirilmediği ile davacı yanca talep edilebilecek alacağın hesaplanması hususlarında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ...sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Ancak davalı yanca ticari kayıt ve defterlerin inceleme gününde sunulmadığı görülmekle, davalının ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmış sayılmalarına ve bilirkişi incelenmesinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. 07/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı tarafından ibraz edilen elektronik ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik ortamda tutulduğu, dosyaya sunulan berat kayıtlarının süresinde oluşturulduğu görülmüş olup, ticari defterlerin delil niteliğinin takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Taraflar arasında 31.01.2025 tarihli ... numaralı Sipariş Formu kapsamında yazılım lisanslarının satışına ilişkin ticari ilişkinin kurulduğu, sipariş formunda belirlenen 13.500,00 USD (KDV hariç) bedel üzerinden davacı tarafından 29.08.2025 tarih ve ... numaralı 16.200,00 USD (KDV dâhil) e-Arşiv faturasının düzenlendiği, sipariş formu ile faturanın ürün, tutar ve sipariş numarası yönünden birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Davacı ticari kayıtlarında taraflar arasında yazılım lisans satış ve hizmetinden kaynaklanan cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı konumunda olduğu, 10.02.2025 tarihinde 13.500,00 USD tutarında senet giriş kaydı oluşturulduğu, bu kaydın sipariş formunda yer alan satış bedeli ile uyumlu olduğu görülmüştür. Davacı ticari defter kayıtlarında 29.08.2025 tarihinde düzenlenen 13.500,00 USD mal/hizmet bedeli + 2.700,00 USD KDV olmak üzere toplam 16.200,00 USD tutarlı faturanın davalı cari hesabına borç kaydedildiği, daha önce cari hesapta davalı lehine bulunan 13.500,00 USD alacak bakiyesinin bu faturaya mahsup edilmesi sonucunda cari hesapta 2.700,00 USD borç bakiyesi oluştuğu tespit edilmiştir. Davacı ticari defter kayıtları, cari hesap ekstresi, sipariş formu, e-Arşiv faturası ve ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu edilen 2.700,00 USD tutarındaki alacağın, dava konusu faturanın KDV tutarına isabet eden bakiye alacak olduğu, davacı ticari kayıtları ile icra takibi arasında bu yönüyle uyum bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut BA/BS kayıtlarında dava konusu faturaya ilişkin karşılıklı bildirim tespit edilememiş olmakla birlikte, bu kayıtlar tek başına ticari ilişkinin bulunmadığını veya alacağın mevcut olmadığını göstermeye yeterli olmayıp, mali değerlendirme taraf ticari kayıtları ve dosyada mevcut diğer belgeler birlikte dikkate alınarak yapılmıştır. Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmediğinden, uyuşmazlık konusu işlemin davalı kayıtlarındaki yansıması karşılaştırmalı olarak incelenememiş olup, mali değerlendirme dosyada mevcut davacı ticari kayıtları ile diğer belgeler esas alınarak yapıldığı," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmamıştır. Uyuşmazlık kapsamında davacı yanca yazılım lisans satış ve hizmetinden kaynaklanan cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı konumunda olduğu, 10.02.2025 tarihinde 13.500,00 USD tutarında senet giriş kaydı oluşturulduğu, bu kaydın sipariş formunda yer alan satış bedeli ile uyumlu olduğu görülmüş ve davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 27.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 2.700,00 USD alacağın %20'si olan 540,00 USD (takip tarihi itibariyle 1 USD 41,3773 TL olmak üzere 22.343,74 TL) icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 7.820,83 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.396,83 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 6.424,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.396,83 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 125,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.224,73 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır