İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/821 E. 2026/484 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/821
- Karar No
- 2026/484
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/821 Esas - 2026/484 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/821 KARAR NO : 2026/484
HAKİM .... KATİP :....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Rücuen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1935 yılında ülke madenlerini ekonomiye kazandırmak amacıyla ... adı ile kurulan Teşekkülleri, 1998 yılının başında ... A.Ş.adıyla yapılandırıldığını, ... A.Ş.nin 2004 yılında yeniden yapılandırılarak, ana faaliyet alanı olarak belirlenen ''bor'' sektöründe ... olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, Teşekküllerinin asli işlerini bizzat kendi personeli ile yürüttüğünü, Teşekkülleri bünyesindeki ''özel güvenlik hizmet alımı'' müteahhitleri nezdinde alt işveren işçili olarak çalışan ve iş akdi ''kıdem tazminatını'' hak edecek şekilde son bulan...'in arabuluculuk başvurusunda bulunarak kıdem tazminatının ve sair alacaklarının ödenmesi talebinde bulunduğunu, Teşekküllerince adı geçen işçinin Teşekkülleri bünyesinde çalışan alt işverenler nezdinde geçen ''hizmet süreleri'' esas alınarak İş Kanunu hükümleri doğrultusunda haketmiş olduğu kıdem tazminatının hesaplandığını, bu hesaplama için, adı geçen işçinin son alt işvereni olan ''.... ve ... A.Ş.''bünyesinde aldığı ücret ve .... hükümleri dikkate alındığını, sonuç olarak davada tahsil edilmesi gereken alacak tutarlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 114.671,16TL olduğunu, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçluların, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğunun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabileceğinin açık olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla alt işveren işçisi... için ödenmiş olan kıdem tazminatı, damga vergisi ve ferilerinden tahsil edilemeyen şimdilik 114.671,16TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ....'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı oranda faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen alacakların dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçi ile ilgili olarak müvekkili şirket ile yapılan görüşme sonrasında taraflarına herhangi bir bilgi/belge gönderilmediğini, bu nedenle dava dışı işçinin uhdelerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalışma koşulları hakkında ellerinde herhangi bir veri bulunmadığını, Davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt işveren-asıl işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçi baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edildiğini, tüm alt işverenler değişmesine rağmen işçi sürekli olarak aynı asıl işveren altında çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin söz konusu ihalede 1,00 TL dahi kıdem tazminatı, müvekkili alt işveren şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleştiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, müvekkili şirkete gönderilen herhangi bir ihtarname de bulunmamakta, gönderildiği iddia edilen ihtarname tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket döneminde uygulanmayan tis hükümlerine dayanarak yapılan ödemelerin müvekkiline rücu edilemeyeceğini, öncelikle söz konusu davanın zamanşımı yönünden reddedilmesini, aksi takdirde davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, aksi takdirde ise davanın esastan reddedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava dışı işçinin ... hizmet döküm cetveli mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Taraflar arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmeleri dosya arasına alınmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. (....) Mahkememizce davacının talep etmiş olduğu alacak tutarı bakımından davalının dava dışı işçiyi çalıştırmış olduğu dönem itibariyle sorumlu olduğu tutarın hesaplanması ayrıca yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7573 sayılı yasa bakımından değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınmıştır. 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava dışı işçi için ödenen 236.797,29TL'nin tamamını değil şimdilik 114.671,16TL'sini talep ettiği, davalının işçiyi çalıştırmış olduğu dönem itibariyle anılan tutardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda 7573 sayılı yasa bakımından yapılan değerlendirmede ise anılan yasanın 6.maddesi ile 4857 sayılı iş kanuna eklenen geçici 12.madde uyarınca 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında 4734 sayılı kanunun 62/1.maddesinin e bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlere kıdem tazminatı bakımından rücu edilemeyeceği, huzurdaki davada kanun kapsamına giren sözleşmelerin bulunmadığı mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu ile özellikle taraflar arasında imzalanmış özel güvenlik hizmet alımına ilişkin sözleşmenin ''yüklenicinin sorumlulukları'' başlıklı 8.maddesi ile hizmet alımı teknik şartnamesinin 5.23 maddeleri uyarınca işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiş olması karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Rücu isteminin sözleşmeye dayalı olması davaya konu alacaktan davalının doğrudan sorumluluğu bulunup ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmaması karşısında ödeme tarihinden faize hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 114.671,16TL nin ödeme tarihi olan 12/09/2025 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 7.833,18-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 1.958,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.874,88-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 1.958,30TL peşin harç, 7.500,00TL bilirkişi ücreti, 913,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 10.986,70TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2026
Katip .... e-imza
Hakim .... e-imza