İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/808 E. 2026/591 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/808
- Karar No
- 2026/591
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/808 KARAR NO : 2026/591
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 20/01/2023 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin yapımcısı olduğu konserlerin bilet satışının ... tarafından yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşme uyarınca davalı tarafından 25/01/2023 tarihli ... ve 28/01/2023 tarihli...biletlerinin satıldığını, müvekkili tarafından bilet satışları kapsamında 131.090,00 TL bedelli fatura kesildiğini ancak bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu - davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı tarafından cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, ...Sözleşmesi, fatura, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 18.İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı- alacaklı tarafından, davalı - borçluya karşı fatura alacağından kaynaklanan asıl alacak 131.019,00 TL ve işlemiş faiz 60.191,56 TL olmak üzere toplam 191.210,56-TL alacak üzerinden 07.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 12.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 08.01.2025 tarihinde, borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişi ...'den alınan 18.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1 Davacının 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait e-ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, 2 Davalı Şirket tarafından dosya içeriğine cevap dilekçesi sunulmadığı, 10.04.2026 tarihli duruşma tutanağı uyarınca defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunulmadığından, davalı şirketin ticari defter ve dökümleri incelenemediği,3 İhtilafa konu edilen faturaların davacının ticari defter dökümlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde "Bilet Bedeli” ne ilişkin olduğu ve faturaların usulune uygun düzenlendiği,4 Dava dosyası incelemelerimde davalının temerrüdüne dair bir belge tarafımızdan görülmediğinden, işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığı, 5 Nihayetinde; Davacının incelenen e-ticari defter dökümlerinde davalı şirket ile olan ticari münasebetini 120.14.02 nolu alıcılar hesabının alt hesap kodunda takip ettiği, davacının incelenen kendi ticari defter dökümleri neticesinde takip tarihi olan 06.01.2025 tarihi itibariyle davalı şirketten 131.019,00 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağı davacı tarafından davalı şirket adına 31.01.2024 tarihinde düzenlenen ... numaralı “Bilet Bedeli” açıklamalı 131.019,00 TL tutarlı faturanın oluşturduğu, Sayın Mahkemece Alacağın kabulü halinde, Davacının İş bu asıl alacak tutarına, 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihi olan 06.01.2025 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar değişen oranlarda Avans faizi talep edilebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerini ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile arasında imzalanan konser bileti satışından kaynaklı fatura alacağı yönünde olduğu görülmüştür. Davalı yanın cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar ettiği anlaşılmakla; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 11/11/2025 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Somut Olayda; Davacının iddiaları ve davalının savunmaları kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde gerekli incelemenin yapılması için taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin sürenin verildiği, davacı tarafça ticari defterlerinin yerinin bildirildiği, bu kapsamda davacının ticari defterlerinin Mahkememiz sınırlarında bulunması nedeni ile Mahkememiz yargı çevresinde bulunan ve alanında uzman SMMM bilirkişi tarafından incelenerek raporun dosyamıza sunulduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı gibi ticari defterlerinin yerinin de bildirilmediği anlaşılmıştır. Yapılan inceleme uyarınca davacı şirket ile davalı arasında Etkinlik Bilet Satış ve Dağıtım Sözleşmesi'nin imzalandığı, davacı şirket tarafından dava konusu 31/01/2024 tarihli toplam 131.019,00 TL bedelli faturayı ticari defterlerine alacak olarak kaydettiği, davalı tarafından fatura itiraz edildiğine dair kaydın bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin yasal açılış ve kapanışlarının yapıldığı ve defterinin yasal mevzuata uygun olarak tutulduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davacının ticari defterler uyarınca davalıdan 131.019,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler Mahkememize ait olmakla; mali yönden yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacının davalıdan icra takibinde sadece faturadan kaynaklı asıl alacak talebinde bulunduğu ve yapılan bilirkişi incelemeleri uyarınca davacının alacağını ispat ettiği, davalı tarafından borcun ödendiğine dair bilgi ve belgenin sunulmadığı ve buna ilişkin delil ibraz etmediği anlaşıldığından davacının icra takibinde yaptığı alacak bakımından davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafından her ne kadar söz konusu alacak talebi ile faiz talebinde de bulunmuş ise de, davalının temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı ve faiz talebi için temerrüdün yasal zorunluluk olması nedeni ile davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılarak takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ve davacının takip talebinde talep ettiği faiz talebinin reddine karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ... E., ...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 18. Müdürlüğü'nün ...sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 131.019,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 131.019,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 26.203,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.949,90-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.309,35- TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 6.640,55- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 615,40 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 9.080,00 TL olmak üzere toplam 9.695,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 -TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.07.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır