İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/789 E. 2026/595 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/789
Karar No
2026/595
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/789 KARAR NO : 2026/595

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeyi diğer davalının müteselsil borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladığını, bahse konu sözleşmeye istinaden krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ... 9.Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle ... Banka Alacakları İcra Daiesi'nin... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu - davalıların haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar cevap dilekçesinde özetle; Davacı- alacaklı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak, fahiş bir şekilde kredi borcunun takibe konulduğunu, somut olayda, 6098 sayılı TBK'nun 581 vd.hükümlerinde öngörülen kefalet sözleşmesi hükümlerine uyulmadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde, takip öncesi işlemiş faizin fahiş olarak hesaplandığı gibi, takip sonrası faizin de fahiş oranda talep edildiğini, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, sicil kayıtları, hesap hareketleri, ihtarname, ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı banka tarafından davalı- borçlulara karşı 191.763,76- TL asıl alacak, 8.142,01-TL işlemiş faiz, 407,10 -TL BSMV olmak üzere toplam 200.312,87-TL alacak üzerinden 30.09.2025 tarihine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı - borçlulara 05/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu - davalıların da 03/10/2025 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu edilen alacağın hesaplanmasının yapılması için dosya alanında uzman bilirkişisine tevdi edilmiş ve bankacı bilirkişi ... tarafından 15/06/2026 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; ".Davacı banka tarafından, davalılardan kredi borçlusu ...Şti. ve Banka arasında limiti 02.01.2025 tarihinde 5.000.000,00-TL'sına yükseltilen 08.06.2021 GNGKS ve 02.06.2021 tarihli ŞKKS'ne göre; Ticari Kredili Mevduat (KMH), - Ticari Kredi Kartı (...), Çek (taahhüt) Kredileri kullandırıldığı, kredi sözleşmelerini “müteselsil kefil sıfatıyla davalı .... tarafından imzalandığı, Kredi hesaplarının ... 9. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile düzenlenen hesabın kat'ı ihtarnamesi ile kat edildiği; ihtarnamenin muhataplarına tebliğine göre, davalılar için temerrüt başlangıcının 18.09.2025 tarihi olarak tespit edildiği, ... Banka Alacakları İc.Md., ...E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe takip borçlularınca itiraz üzerine açılan dava da, uyuşmazlık konusu kredi alacaklarına uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranlarının yıllık bazda; Kredi Türü: Çek (BHC) kredisi , akdi faiz, %75, temerrüt %150, Ticari Kredili Mevduat : akdi faiz %60, temerrüt %63,60, Ticari Kredi Kartı: akdi faiz %57, temerrüt %60,60 oranında tespit edildiği, Takip (29.09.2025) tarihi itibariyle alacak toplamının 198.780,92-TL (5163.770,85-asıl * 34.374,95-faiz *635,12-bsmv) hesaplandığı, Davacı alacaklının talep ettiği toplam 200.312,87-TL alacağına karşılık isteyebileceği alacağın, ayrıntısı tabloda yer aldığı üzere, toplam 198.908,58-TL 63.770,85-asıl * 34.374,95-faiz *635,12-bsmv) tespit edildiği, Uyuşmazlığı konu alacakların asıllarına, takip tarihinden itibaren üstte 3.madde de belirtilen temerrüt faizinin yürütülebileceği, Davalı kefilin sorumluluğunun kredi borçlusu ile aynı miktarda olduğu, Tahsilde tekerrür etmemek üzere talep edilen alacağın likit oluşuna göre İİk Md.67/£2 uyarınca icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı şirketle arasında imzalanan genel kredi kullanımından kaynaklı kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davalıların savunmasının ise, kredi borcunun fahiş bir şekilde takibe konulduğu, geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunmadığı, faiz oranının fahiş olduğu ile icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından taraflar arasında akdolunan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 05/11/2025 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalılar tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Nakdi Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı ...Şirketi arasında 08.06.2021 tarihli 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, daha sonra söz konusu kredi limitinin 14.11.2022 tarihinde 500.000,00 TL ve 02.01.2025 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli olacak şekilde arttırıldığı, davalı ... tarafından sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefalet limit arttırımları yapılarak 5.000.000,00 -TL limitle borç altına girdiği, davalı kefilin aynı zamanda şirketin ortağı olduğu ve kefalet limitleri açıkça yazılmak sureti ile borçtan müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunun imzaları tahtında yazılı olduğu, yine davalı şirkete 02.06.2021 tarihinde 20.000,00 TL limitli şirket kredi kartının talebe bağlı olarak verildiği, söz konusu sözleşmeye davalı ...tarafından müşterek ve müteselsil borçlu olduğu, kredi kartının kullanım yetkisinin davalı ...'a verildiği, ayrıca davalı şirket hesapları lehine kredili mevduat hesabının tanımlandığı ve yine davalı şirkete çek verildiği ve verilen çek ile ilgili olarak ödenen yasal sorumluluk bedelinin bulunduğu, davalıların tüm bu alacak kalemlerine ilişkin söz konusu borçların ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından kredi hesaplarının kat edilip ... 9. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve ihtarnamenin davalılara 09.09.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 3 günlük süre sonunda davalıların (hafta sonraları da dikkate alınarak) 18.09.2025 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır. Davalı borçlu ...'ın kredi sözleşmesini ve kredi kartı sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün olduğu ve kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermediği dikkate alındığında davalı ...'ın da ödenmeyen borçtan kefalet limitleri oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının icra takip dosyası ile çek ile ilgili ödenen yasal sorumluluk bedelini ve kredili mevduat hesabı ve kredi kartı bakımından alacak talebinde bulunduğu, çek sorumluluk bedeli bakımından taraflar arasında açıkça sözleşme hükümlerinin bulunmadığı fakat yasal mevzuata göre temerrüt halinde borçlu cari hesap kredisinin oluşacağı kabul edilerek bu durumda bch'lere uygulanan faz oranının %150 oranında temerrüt faizi istenebileceğinin anlaşıldığı ve kredili mevduat hesabı ve kredi kartı bakımından ise bakımından ise taraflar arasında açıkça faiz oranı kararlaştırılmadığından TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda temerrüt faizi üzerinden gerekli hesaplamanın yapılması gerektiği anlaşılmakla, Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalının ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulunduğu fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcun ödediğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı borçlular tarafından borcun bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 15.06.2026 tarihli rapor ile davalıların, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulunduğu tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Netice olarak davalılar tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı da dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ... E., ...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 50.217,84 TL asıl alacak, 100.903,01 TL asıl alacak, 12.650,00 TL asıl alacak, 127,66 TL asıl alacak, 2.149,87 TL işlemiş faiz, 107,49 TL BSMV, 4.142,62 TL işlemiş faiz, 207,13 TL BSMV, 1.622,41 TL işlemiş faiz ve 81,12 TL BSMV olmak üzere toplam 172.209,15 TL üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 50.217,84 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %63,60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 100.903,01 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 12.650,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %150 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 127,66 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %150 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 34.441,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.763,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.421,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.341,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 2.421,85-TL harç parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 615,40-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 9.145,80-TL olmak üzere toplam 9.761,2‬0- TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 8.391,70-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine , 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 4.038,24-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 661,76-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda reddedilen miktar bakımından HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile kesin, kabul edilen miktar bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.07.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/789, K. 2026/595, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-789-e-2026-595-k-d128569bf06a