İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/785 E. 2026/363 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/785
Karar No
2026/363
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/785 Esas KARAR NO : 2026/363

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen otoyol ve köprülerden, davalıya ait ..... plakalı araç ile 06.05.2025 tarihinde gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan geçiş ücretleri ve bunlara bağlı yasal cezalar, yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının, müvekkili şirkete borcu bulunmadığını ileri sürerek icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu, işbu davanın, davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptali ve takibin devamı amacıyla açıldığı, davalının, icra takibine yaptığı itirazda ihlalli geçiş vakıasını inkâr etmediği, yalnızca borcu bulunmadığını ileri sürdüğü, ancak dava konusu araca tanımlı ..... numaralı HGS etiketine ilişkin yapılan provizyon sorgularında, “Ürün Bakiyesi Yetersiz” ve “Ürün Kara Listede” uyarıları alındığı, bu nedenle geçiş bedelleri tahsil edilemediği, davalı tarafından geçiş bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, ihlalli geçişlere ilişkin olarak düzenlenen İhlalli Geçiş Bildirimleri (İGB) geçiş anında araç sürücülerine teslim edildiği, ayrıca davalı şirkete KEP adresi üzerinden bilgilendirme yapıldığı, tüm bilgilendirmelere rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, müvekkili şirket, 3996 sayılı Kanun ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Gebze–Orhangazi–İzmir Otoyolu Projesi’nin yapımı ve işletmesini üstlenen, özel hukuk hükümlerine tabi yetkili bir anonim şirket olduğu, 6001 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca, geçiş ücreti ödemeden otoyolu kullanan araç sahiplerinden, geçiş ücreti ile birlikte 1 kat veya 4 kat ceza tutarının genel hükümlere göre özel alacak olarak tahsili müvekkili şirkete tanınmış bir hak ve yetki olduğu, bu cezaların idari para cezası niteliğinde olmadığı, Anayasa Mahkemesi’nin .... E., ..... K. sayılı kararı ile de açıkça ortaya konulduğu, ihlalli geçiş, geçiş ücretinin ödenmeden otoyolun kullanılması ile geçiş anında tamamlandığı ve kesinleştiği, ancak yasa gereği, geçiş tarihini izleyen 15 gün içinde ödeme yapılması halinde ceza terkin edildiği, 45 gün içinde ödeme yapılmazsa dört kat ceza uygulandığı, müvekkili şirketin, özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle resmî tebligat yapma zorunluluğu bulunmadığı, bu husus, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi’nin ..... E., ..... K. sayılı kararı ile de açıkça kabul edildiği, otoyol gişelerinde HGS sistemi üzerinden yapılan geçişlerde, PTT’den olumlu provizyon alınamaması halinde bariyerler açılmamakta, araç sürücüsüne ihlalli geçişe ilişkin bilgilendirme fişi (İGB) verildiği ve ödeme yöntemleri ile yasal süreler bildirildiği, HGS sistemi PTT’ye ait olup, müvekkili şirketin bu sisteme müdahalesinin mümkün olmadığı, geçiş anında veya sonrasında HGS etiketine bakiye yüklenmiş olması, geçiş ücretinin otomatik olarak tahsil edildiği anlamına gelmediği, tahsilat için PTT’den olumlu provizyon alınması şart olduğu, bu kapsamda geçiş ücretinin ödenip ödenmediğinin takibi araç sahibinin sorumluluğunda olduğu, müvekkil şirket, araç sahiplerine geçiş ücretlerini ödeyebilmeleri için internet siteleri, e-Devlet ve plaka bazlı sorgulama gibi birçok kanal sunduğu, davalının, ödeme yapamadığına ilişkin iddiası bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca davalının, KEP adresine yapılan bildirimlerle ihlalli geçişlerden haberdar edildiği, Uyuşmazlık konusu alacak, ticari nitelikte bir alacak olup, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci işletildiği, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı, tüm bu açıklamalar ışığında, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, geçiş ücretleri, ceza tutarları ve fer’ileri yasal dayanaklara uygun olup itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın, müvekkili şirkete ait ..... plakalı araç ile 06.05.2025 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen otoyol geçişleri nedeniyle ödenmediği ileri sürülen geçiş ücretleri ve buna bağlı cezalar sebebiyle Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinden kaynaklandığı, müvekkili şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından, söz konusu icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiği, icra takibine konu edilen alacağın, davacı tarafından “ihlalli geçiş” ve buna bağlı cezalar olarak nitelendirildiği, ancak müvekkili şirkete ait araçların tüm otoyol ve köprü geçişleri, HGS sistemi üzerinden gerçekleştirilmekte olup, araca tanımlı ..... numaralı HGS hesabı, banka nezdinde otomatik bakiye yükleme talimatı ile çalışmakta olduğu, HGS bakiyesi azaldıkça, banka tarafından otomatik olarak hesaba para yüklendiği ve bugüne kadar gerçekleştirilen tüm geçişlerin bu yöntemle ödendiği, davacı tarafın iddia ettiği ihlalli geçişlere ilişkin olarak, geçiş anında ödemenin alınamadığına dair ihlalli geçiş bildirim fişinin (İGB) araç sürücüsüne teslim edildiğine veya müvekkili şirkete herhangi bir yazılı ya da elektronik bildirim yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, müvekkili şirkete, geçişlerin ihlalli olduğu yönünde ne geçiş esnasında ne de sonrasında yazılı, sözlü veya elektronik bir bildirim yapılmadığı, Mevzuat gereği, ödemesiz geçiş tarihini izleyen 45. günden sonra, geçiş ücreti ile birlikte dört katı ceza uygulanabilmesi için araç sahibine, en az 15 gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi gibi yöntemlerden en az biriyle bilgilendirme yapılmasının zorunlu olduğu, somut olayda müvekkili şirkete bu nitelikte hiçbir bilgilendirme yapılmadığı, bu bilgilendirme yapılmadan ceza uygulanması, hakkaniyete ve mevzuata açıkça aykırı olduğu, davacı taraf, HGS gişelerinden yapılan geçişlerde PTT’den olumlu provizyon alınamaması hâlinde ihlalli geçiş oluştuğunu, sürücünün butona basarak İGB aldığı ve bu belge ile bilgilendirildiğini iddia ettiği, ancak bu bilgilendirmenin geçiş anındaki kısa süre içerisinde hangi şekilde yapıldığı ve müvekkile nasıl tebliğ edildiğinin belirsiz olduğu, İGB’nin sürücüye teslim edildiğine veya müvekkili şirkete ulaştığına dair somut ve yazılı bir delil bulunmadığı, davacı tarafın savunmasında, HGS etiketine bakiye yüklenmiş olmasının veya bakiye bulunmasının, ihlalli geçiş bedelinin ödendiği anlamına gelmediği yönündeki iddialarıyla, tüketicinin ödeme ve itiraz yollarının fiilen kapatıldığının görüldüğü, kurulan sistemde, müvekkilin kusuru olmamasına rağmen, tüm risk ve sorumluluğun araç sahibine yüklenmesi hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, ayrıca, müvekkili aleyhine açılan davada görev ve yetki yönünden de itiraz bulunduğu, uyuşmazlık, tüketici işlemi niteliğinde olup, görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olacağı, yetkili mahkeme ise ihlalli geçişin gerçekleştiği yer İl Tüketici Mahkemesi olması gerektiği, sonuç olarak; müvekkili şirkete usulüne uygun bildirim yapılmadan ihlalli geçiş cezası uygulanması hukuka aykırı olup, davacı tarafın iddiaları somut delillerle ispatlanamadığı, bu nedenlerle davanın görev ve yetki yönünden öncelikle reddi, esasa girilmesi hâlinde ise davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince ihlalli geçiş nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafın davalı aleyhine 5.225,00-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup ..... plakalı araçla toplamda 1 ihlalli geçiş gerçekleştiği, ihlalli geçiş ücretinin 1.045 TL, ceza tutarı olarak da 4.180 TL, toplam ihlalli geçiş + ceza olarak 5.225 TL hesap edildiği, dosyada davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi tarfından tanzim edilen raporun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2018/1124 esas, 2021/347 karar sayılı ilamı) Davacının özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğu, davacıya, 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için farklı hukuki rejim ve usulleri düzenleme yetkisi verildiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, ihlalli geçiş halinde geçiş ücretinin mutlaka geçişi izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmesi gerektiği, davalıya ait HGS ve OGS bilgilerinin dosyada bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre de davalı adına kayıtlı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin usulüne uygun olduğu, davalının itirazının iptaline karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, davacı taraf icra inkar tazminatı talep etmiş olup, YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ..... E, ..... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekip bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğinden, dava konusu geçiş ücreti ve ceza yasadan kaynaklı olup ihlalli geçiş bildiriminin bulunduğu, dolayısıyla alacağın likit olması sebebiyle davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 5.225,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 1.045,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 356,90TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 258,48TL'nin davacıya iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 540,40TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç olmak üzere toplam 7.771,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.225,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/785, K. 2026/363, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-785-e-2026-363-k-c00dd0be5ce6