İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1129 E. 2026/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1129
Karar No
2026/354
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1129 Esas KARAR NO : 2026/354

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ..... İnşaat Turizm Otomotiv Nakliye Tuz Tarım Ürünleri Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 23.09.2025 tarihli 6.090.000 TL bedelli proforma faturaya dayanılarak ...... 2025 model araç için sözleşme kurulduğunu, davacı tarafından 100.000 TL kapora ödendiğini, akabinde araç bedelinin 6.142.000 TL olarak ödendiğini, sigorta, kasko, plaka tahsisi ve vekâlet işlemleri dahil tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, buna rağmen teslim aşamasında davalı tarafından herhangi bir hukuki gerekçe olmaksızın bedelin 6.242.000 TL’ye çıkarıldığını, bu kapsamda 152.000 TL’nin haksız olarak tahsil edildiğini, 30.10.2025 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını, akabinde ...... sayılı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, proforma faturanın icap niteliğinde olduğu ve kapora ödemesi ile sözleşmenin kurulduğunu, davalının tek taraflı fiyat artışının TBK ve TTK hükümlerine, dürüstlük kuralına ve basiretli tacir ilkesine aykırı olduğunu, yapılan fazla tahsilatın sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, ..... yazışmaları, ödeme dekontları, sigorta ve plaka kayıtları ile durumun sabit olduğunu, bu nedenle davalı tarafından haksız şekilde tahsil edilen 152.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı .... Otomotiv Servis Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafı cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında davacı ..... İnşaat Turizm Otomotiv Nakliye Tuz Tarım Ürünleri Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, araç satış bedelinin tek taraflı artırıldığı iddiasıyla açılan davada öncelikle uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığını, davacının sermaye şirketi olmasına rağmen dava konusu aracı ticari faaliyet kapsamında değil nihai kullanım amacıyla edindiğini, bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu ve dosyanın görev yönünden gönderilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının iddia ettiği şekilde teslim aşamasında tek taraflı ve hukuka aykırı bir fiyat artışı yapılmadığını, dava konusu aracın 19.09.2025 tarihinde yalnızca opsiyonlandığını, bu tarihte bağlayıcı ve kesin bir satış sözleşmesinin kurulmadığını, fiyat değişikliğinin müvekkil şirketten değil distribütör firmadan kaynaklandığını ve bu durumun davacıya gecikmeksizin bildirildiğini, 100.000 TL ödemenin kesin satış bedeline ilişkin kapora değil opsiyon kaporası niteliğinde olduğunu, kapora opsiyon bitiş tarihinin 16.02.2026 olarak kaydedildiğini ve davacıya satın alma ya da kapora iadesi hususunda seçim hakkı tanındığını, proforma fatura ile kapora ödemesinin tek başına bağlayıcı satış sözleşmesi kurmadığını, ayrıca taraflar arasında 19.09.2025 tarihi itibarıyla yazılı, imzalı ve kesin satış bedelini içeren geçerli bir satış sözleşmesinin bulunmadığını, proforma faturanın bağlayıcı sözleşme değil ön teklif mahiyetinde olduğunu, fiyat değişikliğinin davacıya bildirildiğini, davacıya kapora iadesi veya araç alımından vazgeçme imkânı sunulduğunu, buna rağmen davacının serbest iradesiyle aracı satın almayı tercih ettiğini, hatta 30.09.2025 tarihinde satış danışmanı ..... aracılığıyla zamlı bedel üzerinden satın alma iradesini açıkça ortaya koyduğunu, aynı tarihte yeni kapora kaydı oluşturulduğunu ve opsiyon süresinin 27.02.2026 tarihine kadar uzatıldığını, satış gerçekleştikten sonra teslim aşamasında ayrıca bir bakiye fark talep edilmediğini, davacının zamlı bedeli bilerek ve kabul ederek aracı satın aldığını, bu nedenle sonradan 152.000 TL’nin iadesini istemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkil şirket yönünden hukuka aykırı tahsilat ve sebepsiz zenginleşme bulunmadığını, bu sebeplerle davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, araç alım satım sözleşmesi nedeniyle davalıya fazla ödendiği iddia edilen tutarın iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce sunulan bilgi ve belgelerin incelemesi sonucu taraflar arasında düzenlenen proforma faturanın alt kısmında yer alan 1. Maddesinde ''... Yetkili satıcı ayrıca teklifi geri alma hakkını saklı tutar. Kesin sipariş verilmesi halinde ifa tarihinde yürürlükte olan tavsiye edilen fiyat listesindeki fiyatlar geçerli olacaktır. Bu nedenle aracın satış fiyatının belirlenmesinde bu proforma faturada belirtilen fiyat değişebilecektir.'' şeklinde bir metin bulunduğu, bu proforma faturanın içeriğinin her iki tarafında kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın proforma fatura içeriğini kabul ettiği buna göre sipariş verdiği ve davacının dava konusu olayda davalıdan sabit fiyat garantisi aldığına dair bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının basiretli tacir olması da dikkate alınarak işbu davayı açmakta haklı olmadığı kanaatine varılarak sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 2.595,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.863,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 30/03/2026

Katip .... ✍e-imzalıdır Hakim ...... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1129, K. 2026/354, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1129-e-2026-354-k-180471c25b9a