İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/277 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2026/352
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ..... Hizmetleri A.Ş. ile aralarında 2024 yılı içerisinde temizlik malzemeleri ve ambalaj ürünleri satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında cari hesap oluştuğunu, davalının aldığı ürünlere ilişkin bedelleri ödemediğini, bu nedenle Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile 06/01/2025 tarihinde 52.911,16 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 10/01/2025 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcun cari hesap ekstresi ve faturalarla sabit olduğunu, arabuluculuk sürecinin 05/03/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının itirazının yalnızca takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının İİK m.67 uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, alacağa temerrüt faizi işletilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 52.911,16TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ".....Temizlik’in 2024 yılı Beratı süresinden sonra, 2025 yılı Beratı süresinde alınmıştır. Envanter Defterlerin Noter onayları zamanında yapılmıştır. 2024 yılı Defterleri kendi lehlerine delil özelliği taşımamaktadır. 2025 yılı Defteri kendi lehlerine delil-özelliği taşımaktadır. Davalı .....’ın 2024, 2025 Defter Bilgilerine ulaşılamamıştır. 05.03.2025 tarihinde Arabuluculuk görüşmesi Anlaşamama ile sonuçlanmıştır......... Temizlik’in 2024 yılı Ba-Bs Analizinde ..... görülmemiştir. Davacı, ...... Temizlik’in 2024 yılı Muavin Defterine göre 254.846,31 TL alacaklıdır. 30.06.2025 tarihli, “BAKİYE DÜZELTME” Açıklaması, ...... Yevmiye No kayıt ile Bakiye Sıfırlanmış, sonra 30.06.2025 tarih .... Yevmiye no ile 52.911,16 TL Borç yazılmıştır. Dosyaya sunulan borç listesi ve talep edilen miktar 52.911,16 TL dir. Dosyaya sunulan Borç Listesinde ki ...... nolu 19.208,40 TL Fatura, görülmemiştir. Muavin Defterinde de kaydı görülmemiştir. Borç listesindeki görülen diğer faturaların 30.06.2025 tarih ..... Yevmiye No ile Alacak Bakiyesi yazılarak Bakiye Sıfırlandıktan sonra 30.06.2025 ..... Yevmiye No ile tekrar niye Borçlandırıldığı anlaşılamamıştır." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;"Muavin Deftere Tahsilat, Dekont, Çekler yazılmamış, 2025 yılına Devir Açılış Rakamı 254.846,31 TL olarak yazılmıştır. - Ekran görüntüsü olarak sunulan görüntü, resmi bir evrak, muavin, defter değildir. - 30.06.2025 tarihinde Mahsup fişine yazılan 52.911,16 TL nin kanuni, yasal düzeyde, VUK, TTK ya göre Açıklama bile yazılmadan, kayıt edildiği görülmüştür. Defter usulüne, Tek düzen muhasebeye göre tutulmamış, denetime elverişli değildir" denilmiştir.Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan kök ve ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, denetime elverişli olmadığı, davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil özelliği taşımadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacı taraf defterlerinde tutulan kayıtlara Mahkememize itibar edilmemiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler Mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 639,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 92,96 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026
Katip .... ✍e-imzalıdır
Hakim ......