İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/602 E. 2026/353 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/602
- Karar No
- 2026/353
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/602 Esas KARAR NO : 2026/353
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ..... Grup Orman Ürünleri dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında 360 adet sunta ve 12 adet paletaltı sunta satışı hususunda anlaşma yapıldığını, söz konusu malların davalıya teslim edildiğini ve bu kapsamda 23.01.2025 tarihli ..... nolu faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davalı tarafından faturaya konu bedelin ödenmediğini, bu nedenle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, 30.06.2025 tarihinde ..... arabuluculuk dosyası kapsamında yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, alacağın likit ve muayyen olduğunu, ticari defterler, cari hesap kayıtları ve fatura ile alacağın sabit olduğunu, bu nedenlerle davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı ..... Gıda Mobilya İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine süresi içerisinde haklı sebeplerle itiraz edildiğini, itirazın kötü niyetli olmadığı ve takibi sürüncemede bırakma amacı taşımadığını, davacının alacak iddiasının soyut ve ispattan yoksun olduğunu, 23.01.2025 tarihli ...... numaralı faturanın tek taraflı düzenlenmiş belge niteliğinde olduğunu ve tek başına alacağı ispatlamaya yeterli olmadığını, faturaya konu malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma belgesi veya tesellüm fişi gibi hiçbir delilin sunulmadığını, 360 adet sunta ve 12 adet paletaltı malzemenin teslim edildiğinin ispatlanamadığını, davacının dayandığı cari hesap kayıtlarının tek taraflı düzenlendiğini ve müvekkilin imza veya onayını içermediğini, bu nedenle delil niteliği taşımadığını, arabuluculuk sürecinin 30.06.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını ve taraflar arasında teslimat ile borcun doğup doğmadığı hususunda ihtilaf bulunduğunu, HMK m.190 gereğince ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının bu yükümlülüğü yerine getiremediğini, bu sebeplerle davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının itirazın iptali ve %20 icra inkâr tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 378.570,32 -TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı tarafın 2025 Yılı’na ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetleri vardır. Davalı tarafın ticari defterleri incelenmemiştir. Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 470.113,06 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve/veya davacı tarafından alacakla ilgili davalı adına keşide edilmiş ihtarname dava dosyasına ya da incelemede tarafıma sunulmamıştır.Bundan dolayı temerrüt başlangıcı ödeme emrinin davalıya tebliğinden itibaren başlayacaktır. Davacı da takip talebinde rakamsal olarak işlemiş faiz talebinde bulunmamıştır. Bundan dolayı faiz hesabı yapılmamıştır. İcra-inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı ile ilgili takdir Sayın Mahkeme’nindir." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 470.113,06 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 470.113,06 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 470.113,06 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 32.113,42 TL ilam harcından peşin alınan 5.677,79TL harcın mahsubu ile bakiye 26.435,63 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 202,50TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 5.677,79 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 14.495,69TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 74.516,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıld 30/03/2026 Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim .... ✍e-imzalıdır