İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/946 E. 2026/351 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/946
- Karar No
- 2026/351
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/946 Esas KARAR NO : 2026/351
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ........ Eşya Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında navlun ilişkisine dayalı ticari iş bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini ancak ödemelerin yapılmadığını, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasında 05.06.2024 tarihli teklif ile iki konteyner için toplam 12.600 USD bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, navlun ücretinin 21.06.2024 tarihinde artması nedeniyle oluşan farkın 19.09.2024 tarihli fatura ile 800 USD olarak ayrıca talep edildiğini, davalının bu ek faturayı kabul etmeyerek yalnızca 400 USD ödeme yapacağını bildirdiğini ve bakiye borcun ödenmediğini, ..... numaralı ve 16.09.2024 tarihli faturaya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinin ..... dosya numarası ile sonuçsuz kaldığını, davalının basiretli tacir olmasına rağmen borcunu ödemediğini ve icra takibine kötü niyetle itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde alacağın sabit olacağının anlaşılacağını, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı ..... Lojistik Anonim Şirketi tarafından Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyasında, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiğini, ancak davacı ile müvekkil arasında borcun doğumuna sebep olacak herhangi bir yazılı veya sözlü sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği navlun ilişkisine dayalı faturaların hukuka aykırı şekilde düzenlendiğini ve müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, davacıdan alınan hizmet bedellerinin ödendiğini, sonradan ileri sürülen ek alacak iddiasının dayanaksız olduğunu, taraflar arasında mail yazışmalarının delil sayılacağına dair herhangi bir anlaşma veya teamül bulunmadığını, bu nedenle söz konusu yazışmaların delil niteliği taşımadığını, dava konusu işlemin Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 200 kapsamında senetle ispat edilmesi gerektiğini ve ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve alacağın likit olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 800,00USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde dava konusu fatura hariç 12.600,00USD, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 12.600,00USD Ödemelerin olduğu, Görülmüştür. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen Davalcı ve Davalı -2024 yılına ait hizmet Alımında-Satımında KDV Hariç faturanın beyan edilmediği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir Taraflar arasında tek uyuşmazlık konusunun davacı tarafından davalı yana kesilen 16.09.2024 tarihinde kesilen ..... numaralı 800.00USD’lik fatura olduğu, Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari -2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından itiraz edilmediği onay Bekliyor Şeklinde yer aldığı. Mahkemenizce davalı tarafından itiraz edilmediği onay Bekliyor Şeklinde yer aldığı. Ticari fatura onay/red süresi 8 gündür. 8 günlük süre faturanın düzenlenme tarihinden değil, alıcıya iletilme tarihinden itibaren başlar. Fatura 8 gün içinde onay veya red yanıtı dönülebilir dönülmediği takdirde otomatik olarak onaylanmış olur Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Hükmü uyarınca karar verilmesi halinde Davacının yanın davalıdan kaydı olarak 800,00USD tutarında Alacaklı olduğu , Davalı tarafından 16.09.2024 tarihinde kesilen ..... kanuni, sürede itiraz ettiği ve Borcunun Olmadığı ispat edilmesi halinde dava konusu fatura tutarında Borçlu olmadığı sonuç ve kanaate varılmıştır." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;"Dava konusu e-arşiv faturaya ilişkin olarak elektronik sistem kayıtlarında “onay bekliyor” ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, “onay bekliyor” ibaresi Türk Ticaret Kanunu veya Vergi Usul Kanunu’nda birebir yer alan bir kavram olmayıp, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kullanılan e‑fatura / e‑arşiv portalına özgü teknik bir statüyü ifade etmektedir. Bununla birlikte, anılan teknik statünün faturanın hukuki sonuç doğurmasını engelleyici bir etkisi bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. Maddesinde; “Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmazsa, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemede, faturanın kağıt veya elektronik ortamda düzenlenmiş olması yönünden herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Nitekim 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229 ve devamı maddelerinde fatura, ticari işlemi belgelendiren bir vesika olarak tanımlanmış; 231. maddede ise faturanın şekli ve hukuki niteliği düzenlenmiştir. Öte yandan, 397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıkça; “Elektronik faturanın, kağıt faturayla aynı hukuki niteliklere sahip olduğu” Belirtilmiştir. Bu çerçevede, e‑arşiv fatura sisteminde “onay bekliyor” statüsünde bulunan bir faturaya, muhatabı tarafından yasal süresi olan sekiz gün içerisinde açık ve usulüne uygun bir red veya itiraz bildiriminde bulunulmadığı takdirde, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi gereği fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerekir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davalı tarafa ait elektronik portal kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu faturaya karşı kanuni süresi içerisinde yapılmış açık, net ve usulüne uygun bir itirazın varlığı tespit edilememiştir. Bu nedenle “onay bekliyor” ibaresinin, faturanın reddedildiği veya borç ilişkisinin doğmadığı yönünde hukuki bir sonuç doğurmadığı, aksine süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle kabul karinesinin oluştuğu kanaatine varılmıştır. Aksi yöndeki iddiaların, Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, iddia eden tarafça yazılı ve kesin delillerle ispatlanması gerekmektedir. Hükmü uyarınca karar verilmesi halinde Davacının yanın davalıdan kaydı olarak 800,00USD tutarında Alacaklı olduğu" denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki taraf ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 800,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 800,00 USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 5.480,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.871,84TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 1.444,24 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 155,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 7.010,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.402,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026
Katip .....
Hakim ..... ✍e-imzalıdır