İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1026 E. 2026/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1026
Karar No
2026/367
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1026 Esas KARAR NO : 2026/367

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkili davacı ...'ün uzun yıllardır dış ticaret ve gümrük danışmanlığı alanında faaliyet gösterdiğini, halihazırda İstanbul ili Bakırköy ilçesinde faaliyet gösteren bir gümrük müşavirliği firmasında danışmanlık hizmeti sunduğunu, gerek şahsi geçmişi, gerekse faaliyet gösterdiği alan itibariyle yüksek meblağlı işlemleri yalnızca resmi, sözleşme ve fatura/ tahsilat belgesine bağlı şekilde gerçekleştirdiğini, davalı ...'un ise sınırlı sayıda çalışana sahip küçük çaplı bir işletmenin sahibi olduğunu, davalının faaliyet alanı, ölçeği ve ticari kapasitesinin, 5.000.000USD gibi büyük montanlı bir işlem gerçekleştirmeye kesinlikle elverişli olmadığını, müvekkili ile arasında dava tarihine kadar böyle bir mal veya hizmet alışverişi bulunmadığını, ödeme belgesi, fatura, banka transferi ya da yazılı mutabakat da mevcut olmadığını, davacı ile davalı arasında bugüne kadar herhangi bir borç ilişkisi ya da kredi/ alacak ilişkisi kurulmadığını, yalnızca geçmişte sınırlı düzeyde sosyal/ ticari temas kurulmuşsa da bu temasların hiçbir şekilde taraflar arasında büyük miktarlı bir alacak verecek ilişkisinin doğmasına neden olacak nitelikte olmadığını, bu durumda, 5.000.000USD bedelli bir senedin, gerçek bir ticari ilişkiye dayanmaksızın düzenlenmiş olmasının, tek başına senedin müvekkil davacı açısından geçersizliğine karine oluşturacak nitelikte olduğunu, her ne kadar kambiyo senetleri illiyetten mücerret kıymetli evraklar olsa da söz konusu borcun temel ilişkide bir karşılığı yoksa taraflar arasında hüküm doğurmayacağını, müvekkilinin ekonomik ve ticari geçmişi ile davalının sınırlı faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, senedin bir kredi/ tahsilat aracı olarak değil, cebir ve tehdit vasıtası olarak düzenlendiğini açıkça ortaya koyduğunu, senedin cebir, tehdit ve fiziki şiddet yoluyla imzalatıldığını, müvekkili ...'ün, 08/05/2025 tarihinde davalı ... tarafından yapılan ısrarlı çağrı üzerine, geçmişteki sosyal ve sınırlı ticari tanışıklıkları sebebiyle iyi niyetle bir görüşmeye davet edildiğini, taraflar arasında daha önce kısa süreli ticari temaslar olmduğunu, ancak herhangi bir alacak verecek ilişkisi gelişmediğini, müvekkilinin, bu çağrıyı kişisel bir görüşme olarak değerlendirdiğini ve güvenli bir ortamda geçeceğini varsayarak kabul ettiğini, ancak bu görüşmenin amacının, sonradan anlaşıldığı üzere tamamen farklı olduğunu, müvekkili, belirtilen adrese ulaştığında içeride ...’un yanı sıra kardeşi ... ve diğer şahısların bulunduğu bir baskı ortamıyla karşılaştığını, müvekkilinin önce fiziki olarak darp edildiğini, ardından kafasına silah dayamak suretiyle ve açık ölüm tehdidiyle 5.000.000 USD bedelli bir senet imzalamasının istenildiğini, müvekkilinin, hayati tehlikesi söz konusu olduğu için can havliyle ve ölüm tehdidi altında bu senedi imzalamak zorunda kaldığını, bu olaydan sadece üç gün sonra, 11/05/2025 tarihinde müvekkilinin, bu kez davalının ağabeyi ... tarafından yapılan bir başka davet üzerine Bakırköy Osmaniye Mahallesi Şirin Sokak’ta bulunan bir avukat ofisinde görüşmeye çağrıldığını, bu görüşmeye ..., ...., ... ve ....’un da katıldığının anlaşıldığını, görüşme esnasında müvekkiline, bu kez 10.000.000 USD bedelli yeni bir senedi veya boş bir A4 kağıdını imzalaması yönünde yoğun baskı yapıldığını, müvekkilinin, bu hukuka aykırı talebi reddederek uygun bir fırsatta ofisten ayrılmayı başardığını, ancak apartman çıkışında yakalanarak yumruk ve tekmelerle darp edildiğini, can güvenliğini sağlamak amacıyla derhal Bakırköy Adliyesi’ne sığındığını, burada görevli güvenlik personeline darp edildiğini bildirdiğini ve olayın ispatı için güvenlik kamerası kayıtlarının alınmasını istendiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak şikayetçi olduğunu, 08/05/2025 tarihli ilk cebir ve tehdit eylemi nedeniyle ... sayılı soruşturma dosyasının, 11/05/2025 tarihli ikinci darp olayı nedeniyle ise .... sayılı soruşturma dosyasının yürütüldüğünü, takibe konu senedin meblağının ve vade tarihinin ticari hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, icra takibine konu edilen ve müvekkiline cebir ve tehdit altında zorla imzalatılan senedin yalnızca imzalama şekliyle değil, içeriği, tutarı ve düzenleme biçimi itibariyle de hukuk dışı ve geçersiz olduğunu, bu sebeplerle Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra veznesindeki parasının davalı alacaklı ...'a ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, adli yardım taleplerinin ve davalarının kabulünü, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasından ve bu dosyaya dayanak yapılan belgelerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, akabinde takibin iptalini, davalının icra takibinin haksız ve kötü niyetli olmasından kaynaklanan zararların telafisi için takibe konu miktarın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, görev yönünden itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, talepleri uygun görülmezse ekte sunmuş oldukları deliller ve ispat vasıtaları neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK md. 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E-K sayılı ilamıyla görevsizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiş, yargılamaya mahkememizin .... Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam olunmuştur. Menfi tespit davasına konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının celp ve tetkikinde; Davalı tarafından, davacı aleyhine 5.000.000-USD bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalı ... ve arkadaşları hakkında nitelikli yağma eylemi nedeniyle yapmış olduğu şikayet sonucunda, Bakırköy CBS tarafından ... soruşturma sayılı evrakında müştekinin beyanı dışında başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle KYOK kararı verilmiş olmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalı aleyhine icra takibine konu bononun silah zoruyla ve tehdit sonucunda kendisine imzalattırıldığını, gerçekte davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu bağlamda serbest iradeyle imzalanmayan ve gerçek bir borcu içermeyen bonodan dolayı iş bu menfi tespit davasını açtığı; Bakırköy CBS tarafından yürütülen soruşturmada beyanlarına başvurulan ilgililer ile, mahkememizce 01/04/2026 tarihli oturumda HMK.31 ve 144.maddeleri kapsamında beyanlarına başvurulan davacı ve davalı asillerin ifadeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından dava konusu bononun, davacının gümrük müşaviri olarak çalıştığı dava dışı ... LTD. ŞTİ unvanlı şirket tarafından kendisine çalıştığı dönem itibariyle elden verilen TL ve dolar cinsindeki borç paranın karşılığı olarak düzenlendiğinin ifade edildiği, bu durumda iş bu iddianın doğru olması halinde alacaklı tarafın dava dışı ... LTD. ŞTİ. olması gerektiği, ancak bonoda alacaklı olarak davalı ...'un gösterildiği; davacı tarafın bononun silah zoruyla imzalattırıldığı yönündeki iddiaları dışında dahi bono alacaklısının davalı olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı taraf, davacının, fiili ortağı olduğu dava dışı .... LTD. ŞTİ'nden zaman içinde almış olduğu borç para nedeniyle dava konusu bononun düzenlendiğini iddia etmiş ise de; davacının, dava dışı şirkette ücretli olarak gümrük müşaviri olarak çalıştığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında davacının 5.000.000-USD tutarında borçlanmasının ve ayrıca bononun düzenlenme tarihi ile ödeme tarihi arasında yalnızca 1 günlük sürenin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Her ne kadar, davacı tarafından davalı ve arkadaşları aleyhine nitelikli yağma suçu nedeniyle yapmış olduğu şikayet sonucunda Bakırköy CBS tarafından takipsizlik kararı verilmiş ise de; söz konusu kararın suça konu eylemin oluşmadığından değil; müşteki beyanı dışında başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle verildiği, söz konusu takipsizlik kararının da mahkememizce bağlayıcı olmadığı, bizzat savcılık tarafından yapılan soruşturmada alınan ifadeler ile mahkememizce beyanlarına başvurulan davacı ve davalı asilin ifadeleri kapsamında dava konusu bononun davalı yönünden gerçek bir borç karşılığında düzenlenmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; ''yargılama sonucunda verilecek kararın isabetli olabilmesi için davaya temel teşkil eden vakıaların gerçeğe uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği''; dava konusu bononun, davalı yönünden gerçek bir borç karşılığında düzenlenmediği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında davacı tarafın 5.000.000-USD tutarında borçlanmasını gerektirir mali gücünün söz konusu olmadığı, davalının 01.04.2026 tarihli oturumdaki açık beyanına göre; davacının, çalıştığı dava dışı ... LTD. ŞTİ'nden zaman içinde almış olduğu TL ve dolar bazındaki borca karşılık düzenlendiğini ifade ettiği, bu iddianın doğru olması halinde bile, alacaklı tarafın tüzel kişiliği bulunan .... LTD. ŞTİ. olması gerektiği, dava dışı .... LTD. ŞTİ'nin dava konusu bono tutarında alacaklı olduğuna ve söz konusu alacağın da davalıya temlik edildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, alacağın temliki ile ilgili davalı tarafın bir iddiasının da bulunmadığı, bu bağlamda gerçek bir borcu yansıtmayan ve davacının serbest iradesi ile imzalamadığı bonodan dolayı davacının borçlu olmadığı değerlendirilerek davacının menfi tespit davasının kabulüne, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise; davalı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE; davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... takip sayılı dosyasına konu 08/05/2025 tanzim, 09/05/2025 ödeme tarihli 5.000.000-USD bedelli bonodan dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmamış olması nedeniyle reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 132.54157,39-TL ilam harcı ile dava 732,00-TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.125,00-TL posta masrafının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.996.295,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1026, K. 2026/367, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1026-e-2026-367-k-8bc6e18d73fc