İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/120 E. 2026/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/120
Karar No
2026/348
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/120 Esas KARAR NO : 2026/348

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 10/09/2022

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...... Esas -..... Karar sayılı dosyası yönünden;

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 10/03/2023

BİRLEŞEN İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... Esas - ..... Karar sayılı dosyası yönünden;

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davacı ..... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığından bahisle 187.369,96-TL ve 37.425,93-TL olmak üzere 2 adet kaçak/usulsüz elektrik kullanım tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen tutanaklar ve tahakkuk ettirilen faturaların usul ve yasaya aykırı olduğunu, tutanağın düzenlendiği tarih göz önünde bulundurulduğunda Enerji Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği ile Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ilgili düzenlemelerinin göz ardı edildiği, tutanakta müvekkilinin imzası bulunmadığı ve kendisine tebliğ edilmediğini, kaçak tespitin doğru olması halinde dahi mini market olan iş yerine toplamda 224.795,89-TL kaçak elektrik tahakkukunun mümkün olmadığının, elektrik enerjisinin temel ihtiyaç olup kesilmesi durumunda müvekkilinin mağdur olacağını ve iş yeri çalışamaz hale geleceğini bu nedenlerle yargılama sonuna kadar konuttaki elektrik enerjisinin kesilmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 187.369,96-TL fatura açısından 100,00-TL, 37.425,93-TL fatura açısından 100,00-TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Dağıtım Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin olması hasebiyle ve TTK m.4 gereği görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsiz olduğunu, müvekkil şirketin merkezi ..... Mah., .... Cad., No:168, Kağıthane/İSTANBUL olmakla yetkili mahkemenin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, davaya konu adreste kurulu bulunan ..... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisatta müvekkil şirket yetkilileri tarafından 02/09/2022 tarihinde yapılan kontrollerde abonenin merdiven otomatiği giriş sigortasından ek almak suretiyle tek faz harici hat çekerek elektirik kullanığının tespit edilmiş olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Bakırköy ..... ASHM'nin ..... esas ve .... karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Birleşen İstanbul ...... ATM'nin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyası yönünden; Davacı ..... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..... müvekkili ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan kontrol sonucunda, merdiven otomatiği giriş sigortasından ek almak suretiyle tek faz harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığının 02/09/2022 tarihli tutanakla tespit edildiğini, bu tespit üzerine davalı adına ..... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, ayrıca davalı hakkında daha önce de ..... seri numaralı tutanağın tanzim edilmiş olması nedeniyle mükerrer kaçak kullanıcı konumunda bulunduğunu, bu tespitler neticesinde toplam 224.795,89 TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilip 1.685,96 TL faiz ve 303,48 TL faiz KDV’siyle birlikte toplam 226.785,33 TL’lik alacağın İstanbul ..... İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyası üzerinden tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, tutanak ve faturalarda herhangi bir hesaplama hatasının bulunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42. maddesi gereği kaçak kullanımın tespit edilmesiyle davalının borçtan sorumlu olduğunu, tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde bulunduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu yönde olduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil ettiğini ve bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinin de tamamlandığını belirtmiştir, davalının itirazının yersiz olduğunu, alacağın likit nitelikte bulunduğunu ve İİK’nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, nitekim İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında benzer nitelikteki uyuşmazlıkta davacının alacağının likit kabul edilerek icra inkâr tazminatına karar verildiğini ifade etmiştir, ayrıca davalının borcunu ödememesi ve takibe haksız itiraz etmesi nedeniyle kamu alacağı niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle dava ve takip kesinleşinceye kadar borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulü ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir, alacaklı tarafından sunulan kaçak elektrik tespit tutanakları ve fotoğraf delillerinin “yaklaşık ispat” koşulunu karşıladığını, bu konuda Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin 25.03.2024 tarih ve ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamı ile de ihtiyati haciz koşullarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirileceğinin ve kaçak elektrik davalarında bu koşulun sağlanmış sayılabileceğinin karara bağlandığını, dolayısıyla hem davanın esası hem de ihtiyati haciz yönünden haklılıklarının tam olarak ispatlandığını, bu kapsamda davalı borçlunun İstanbul ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, hükmolunacak meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve dava süresince borca yeter miktarda taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından hazırlanan 29.09.2024 tarihli ek raporun müvekkili açısından hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, raporun eksik gün ve kaçak gün hesaplaması üzerinden düzenlenerek mevzuata aykırı sonuçlara ulaşıldığını, oysa Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 29. maddesi gereğince doğru bulgu ve belgeye dayanmayan tespitlerde hesaplama süresinin en fazla 90 gün olabileceğini, buna rağmen bilirkişinin bu süreyi aşarak 12 aya kadar hesaplama yaptığını, dolayısıyla cezalı faturalandırmanın mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin tüm faturalarını düzenli olarak ödediğini, bu nedenle cezalı tahakkukun hiçbir dayanağı bulunmadığını, bilirkişi tarafından müvekkil lehine olan bu durumların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tüketim endekslerinden de açıkça anlaşıldığını, buna rağmen cezalı işlem yapılmasının haksız olduğunu, ayrıca aynı kaçak tespit tutanağına konu olayla ilgili olarak Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açıldığını, bu davanın daha önce açılmış olması nedeniyle işbu dosyanın anılan dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda birleşen dosya yönünden hiçbir değerlendirme yapılmamasının da hatalı olduğunu, ..... Dağıtım A.Ş.’nin kaçak tespiti yapan ekiplerinin prim karşılığı hareket ettiğini ve bu nedenle kaçak kullanmayan abonelere dahi haksız cezalar kesildiğini, bu durumun müvekkilinin de mağduriyetine yol açtığını, elektrik idaresinin tekel konumunu kötüye kullandığını, keyfi biçimde kaçak cezası uyguladığını, bu sebeple bilirkişi raporunun objektif ve adil olmadığını, raporun kabulünün mümkün bulunmadığını belirterek; dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilerek ek rapor alınmasına, açılan davanın reddine, dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ..... ATM'nin ..... Esas ..... karar sayılı ilamıyla mahkememiz dosyası ile her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Birleşen Bakırköy ...... ATM'nin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyası yönünden; Davacı ...... vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı halde bahse konu kaçak kullanım faturasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, tutanağın düzenlendiği tarih göz önünde bulundurulduğunda Enerji piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği ile Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulunun ilgili düzenlemeleri göz ardı edilip müvekkili hakkında hukuka ve yönetmeliğe aykırı kaçak cezası faturası düzenlenmiştir. Tespit sonrası yapılan faturanın fahiş olduğunu ,kaçak tespitinin EPTHY ye uygun olup olmadığı ve daha sonra kaçak tespitinin doğru olması durumunda kaçak tahakkukunun yeniden hesaplanması gerektiğini, davalı kurumun keyfi olarak kaçak usulsüz elektrik kullanım cezası kestiğini, elektrik enerjisinin kesilmemesine ve müvekkiline kesilen kaçak usulsüz elektrik enerjisinden dolayı icra takibi yapılamasına ilişkin tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Dağıtım A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacı ...... tarafından açılan menfi tespit davasında kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen tutanak ve faturanın haksız olduğunun iddia edildiğini, ancak davanın öncelikle zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil şirket adresinin Kağıthane/İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul Çağlayan Adliyesi olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunduklarını, esasa ilişkin olarak ise 27.02.2023 tarihinde ...... hizmet numaralı tüketim noktasında yapılan denetimde sayaçtan geçirilmeden ayrı hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve ...... seri numaralı tutanak düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde 20.10.2022–27.02.2023 tarihleri arasındaki tüketimin hesaplandığını ve 14014 kWh karşılığı 124.808,49 TL tutarında kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, davacının daha önce de kaçak kullanımının bulunduğunu ve bu nedenle mükerrer kullanım kapsamında cezanın 2 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu ve davacının bu hususu ispatlayamadığını, ayrıca davacının faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, bu nedenle borcu kabul etmiş sayılması gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını ve davacının iddialarını yaklaşık ispatlayamadığını belirterek davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır DELİLLER VE GEREKÇE; Asıl Dava, İİK 72/3 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup takip ve dava konusu borç kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklanmaktadır. Birleşen Bakırköy ...... ATM'nin ...... Esas sayılı dosyasındaki Dava, İİK 72/3 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup takip ve dava konusu borç kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklanmaktadır. Birleşen İstanbul ..... ATM'nin ..... Esas sayılı dosyasındaki Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dava ve birleşen Bakırköy ..... ATM dava yönünden rapor; Asıl davada dosya, elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Dosya üzerindeki incelemeden, tutanaklardaki beyanlar ve video kayıtları incelendiğinde belirtilen adreste ayrı bir hat üzerinden beslemek suretiyle sayaçta kaydetmeden kaçak elektrik kullanıldığı, kaçak elektrik kullanımının tespitlere rağmen tekrarlandığı anlaşılmaktadır. ..... kurumu tarafından yapılan tüketim miktarı hesaplamaları tamamen EPDK yönetmeliklere uygundur.37.425,93 TL bedelli fatura ...... tarafından doğru hesaplanmıştır.187.369,96 TL bedelli fatura hem kullanılan birim fiyatlar yönünden hem tüketimin tamamının yüksek kademe fatura edilmiş olması yönüyle hatalıdır. Bu faturanın tarafımca yapılan hesaplama detayı açıklamalarımda mevcut olup doğru bedel 121.402,05 TL olmaktadır.124.808,49 TL bedelli fatura kullanılan birim fiyatlar uygundur ancak tüketimin tamamı yüksek kademe yansıtılması yönünden hatalıdır. Bu faturanın tarafımca yapılan hesaplama detayı açıklamalarımda mevcut olup doğru bedel 116.127,83 TL olmaktadır.Her iki dosya kapsamında ödenmesi gereken toplam kaçak elektrik tüketim tutarı 37.425,93 TL+121.402,05 TL+116.127,83 TL= 274.955,13 TL'dir." denilmiştir.

Asıl davada dosya, elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; "Dosya üzerindeki incelemeden, tutanaklardaki beyanlar ve video kayıtları incelendiğinde belirtilen adreste ayrı bir hat üzerinden beslemek suretiyle sayaçta kaydetmeden kaçak elektrik kullanıldığı, kaçak elektrik kullanımının tespitlere rağmen sürekli tekrarlandığı anlaşılmaktadır...... kurumu tarafından yapılan tüketim miktarıı ve tahakkuk hesaplamaları tamamen EPDK yönetmeliklere uygundur. Her iki dosya kapsamında ödenmesi gereken toplam kaçak elektrik tüketim tutarı ₺349.602,84 olup ₺180.500,00 kısmının ödenmiş olduğu anlaşıldığından kalan borç tutarı ₺169.102,84 'dir." denilmiştir. Birleşen İstanbul ...... ATM'nin ..... Esas sayılı dosyasında dosya elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespitinin doğru olduğu, anılan işyerinde kaçak elektrik tüketimi somut olduğu, 2. Kaçak tüketim bedeline esas teşkil eden elektrik enerjisi tüketim miktarının, ceza ve süre yönünden mevzuat uyarınca belirlendiği, ancak güç tespitinde elektrikli cihazlar için teknik sınırların dışında güç değeri belirlendiği, harici devrede anlık güç tespiti de yapılmadığı, Davacı 14 saat üzerinden günlük tüketim belirlediği, aksini ortaya koyacak bilgi belge bulunmadığı, Dosyadaki mevcut kayıtlarla, kaçak tüketim 59.503,86 TL, ek tüketim 16.270,21 TL olmak üzere 75.774,08 TL belirlendiği, farkın davacının mahaldeki elektrikli cihazlar için aldığı fahiş tüketim değerlerinden ileri geldiği, Davalının ödemeye dair herhangi bir belge dosyaya sunmadığından alacağın icra koşulları oluştuğu, 21.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının 75.774,08 TL asıl alacak, 568,11 TL işlemiş faiz ve 102,30 TL KDV olmak üzere toplam 76.444,68 TL alacağı bulunduğu, Davacının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönündeki talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu, İİK 67. Madde kapsamında inkar tazminatı ve ihtiyati tedbir talebiyle ilgili husus hukuki nitelikte olduğundan bilirkişi tarafından herhangi bir değerlendirmede bulunmaktan kaçınıldığı sonuç ve kaanatine varılmıştır." denilmiştir. Birleşen İstanbul ...... ATM'nin ..... Esas sayılı dosyasında dosya elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;Kök rapordaki kanaatlerin genel itibariyle korunduğu, sadece birim fiyat yönünden ele alınan değerlerle ilgili bu aşamada gelen tüketim verilerine göre kaçak ve ek tahakkukun yüksek tüketim esası ile birim fiyat tarifesi uygulanması gerektiği, Davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespitinin doğru olduğu, anılan işyerinde kaçak elektrik tüketimi somut olduğu, Kaçak tüketim bedeline esas teşkil eden elektrik enerjisi tüketim miktarının, ceza ve süre yönünden mevzuat uyarınca belirlendiği, ancak güç tespitinde elektrikli cihazlar için teknik sınırların dışında güç değeri belirlendiği, harici devrede anlık güç tespiti de yapılmadığı, Davacı 14 saat üzerinden günlük tüketim belirlediği, aksini ortaya koyacak bilgi belge bulunmadığı, Dosyadaki mevcut kayıtlarla, revize hesaplama sonucu kaçak tüketim 60.605,64 TL, ek tüketim 16.397,47 TL olmak üzere 77.003,11 TL belirlendiği, davacının belirlediği farkın davacının mahaldeki elektrikli cihazlar için aldığı fahiş tüketim değerlerinden ileri geldiği, Davalının ödemeye dair herhangi bir belge dosyaya sunmadığından alacağın icra koşulları oluştuğu, 21.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının 77.003,11 TL asıl alacak, 577,52 TL işlemiş faiz ve 103,95 TL KDV olmak üzere toplam 77.684,59 TL alacağı bulunduğu, Davacının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönündeki talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu, İİK 67. Madde kapsamında inkar tazminatı ve ihtiyati tedbir talebiyle ilgili husus hukuki nitelikte olduğu İİK 67. Madde kapsamında inkar tazminatı ve ihtiyati tedbir talebiyle ilgili husus hukuki nitelikte olduğundan bilirkişi tarafından herhangi bir değerlendirmede bulunmaktan kaçınıldığı" denilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce alınan ek ve kök bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı şirketin hesaplamalarının uygun olduğu ve davacının davalı şirkete düzenlenen faturalardan dolayı borçlu olduğu anlaşılmakla sunulan bilgi ve belgeler mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davacının borçlu olmadığı yönünde açmış olduğu asıl ve birleşen Bakırköy ..... ATM dosyası yönünden açılan davaların ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir. Dosyamızla birleşen İstanbul ...... ATM dosyası yönünden alınan bilirkişi ek ve kök raporlarında da belirtildiği üzere davacının davalıdan 77.003,11 TL asıl alacak, 577,52 TL işlemiş faiz ve 103,95 TL KDV olmak üzere toplam 77.684,59 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Alacağın miktarının tespiti ancak bilirkişi incelemesi ile tesbit edilebileceğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacı .....'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı ...... tarafından yapılan yargılama giderinin davacı ..... üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ..... tarafından sarf edilen 200,00TL posta giderinin davacı ..... 'dan alınarak davalı ...... 'a verilmesine, 5-Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 200,00TL vekalet ücretinin davacı .....'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı .....'a verilmesine, Birleşen Bakırköy ..... ATM dosyası yönünden; 6-Davanın REDDİNE, 7-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL davacı ......'dan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacı ..... tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Birleşen İstanbul ..... ATM dosyası yönünden ; 9-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ..... İcra Dairesi'nin Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 77.003,11 TL asıl alacak, 577,52 TL işlemiş faiz ve 103,95 TL KDV olmak üzere toplam 77.684,59 TL üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, 10- Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 11-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.306,63 TL ilam harcından peşin alınan 2.739,00 TL harcının mahsubu ile bakiye 2.567,6343429 TL'nin davalı .....'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12-Davacı ..... tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 2.739,00 TL Peşin Harç ücreti olmak üzere toplam 3.166,60 TL'nin davalı .....'dan alınarak davacı .....'a verilmesine, 13-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.068,75TL'nin davalı .....'dan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 14-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.051,25 TL'nin davacı .....'dan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 15-Davacı ...... tarafından sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.065,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.065,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.447,73 TL'nin davalı ......'dan alınarak davacı ......'a verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı ...... üzerine bırakılmasına, 16-Davacı ...... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ......'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı ......'a verilmesine, 17-Davalı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ......'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı .....'a verilmesine, 18-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026 Katip ..... ✍e-imzalıdır Hakim ..... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/120, K. 2026/348, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-120-e-2026-348-k-416c9b1931d8