İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/737 E. 2026/535 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/737
Karar No
2026/535
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/737 Esas KARAR NO : 2026/535 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 04/06/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 22/08/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın HMK 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, müvekkiline ait --------- plakalı aracın 02.01.2025 tarihinde meydana gelen kazada davalı --------- Şirketi'nin sahibi olduğu ve -------- tarafından sürülen ---------- plakalı aracın çarpması sonucu hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin -------- model -------- marka ticari aracıyla günlük yaklaşık 2.500,00-TL net kazanç elde ettiğini, aracın serviste kalması gereken 10 günlük süre zarfında müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve 85/5 maddeleri gereğince davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce --------- Arabuluculuk Bürosu ----------- numaralı arabuluculuk dosyasında 24/06/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanan tutanağın düzenlendiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanç kaybı tazmini talebine ilişkin açtığı davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca alacağın miktarının dava açıldığı tarihte belirlenebilir olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyasında 25.000TL bedelli icra takibi başlatarak zararını zaten belirli kıldığını, ------- tarafından verilen 02/11/2016 tarihli ve ------- esas, --------- karar sayılı ilamda da belirtildiği üzere alacağın belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağını,--------- dosya numaralı kesin ekspertiz raporunda davalıya atfedilen %100 kusur oranının herhangi bir dayanağının bulunmadığını, 02.01.2025 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın kimliği belirsiz üçüncü bir aracın hatalı duruşu sonucu meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, bu nedenle davalıya %100 kusur yüklenmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ekspertiz raporunda hasar onarım süresinin 7 iş günü olarak öngörülmesine rağmen davacının 10 günlük süre üzerinden talepte bulunarak raporla çeliştiğini, aracın arka panel ve bagaj kapağındaki sınırlı hasarın değişim işlemlerinin kısa sürede tamamlanabileceğini, onarımı yapan servisin gecikmelerinden davalının sorumlu tutulamayacağını,--------- sayılı 13.10.2020 tarihli içtihadı uyarınca makul tamir süresinin servise giriş-çıkış tarihlerinden bağımsız olarak bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, ---------- sayılı kararları gereğince davacının araç mahrumiyeti zararının ispatı için ne iş yaptığının ve zorunlu giderlerinin dikkate alınması gerektiğini, günlük 2.500,00 TL üzerinden hesaplanan toplam 25.000,00 TL tutarındaki kazanç kaybı talebinin fahiş olduğunu ve bu bedele açıkça itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan ve tümden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (kazanç kaybı bedeli) talebine ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 02.01.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında --------- plakalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı --------- plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu haliyle mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle--------- plaka sayılı araçta 10250,00 TL kazanç kaybı bedeli zararı oluştuğunun rapor edildiği görülmekle değer artırım talebine konu 10.250,00 TL kazanç kaybı tazminatının 02.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar --------- ve --------- Şti.’den müşterek müteselsil tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; 10.250,00 TL kazanç kaybı bedeli tazminatının 02.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar -------- ve --------- Şti.’den müşterek müteselsil tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harç ile 175,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 790,40 TL'den düşümü ile geri kalan 58,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.047,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.394,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 10.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/737, K. 2026/535, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-737-e-2026-535-k-bd1b7c4003b7