İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/725 E. 2026/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2026/531
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/725 Esas KARAR NO : 2026/531 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/06/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 16.02.2025 tarihinde --------- adına kayıtlı --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın, müvekkili-------- ait park halindeki -------- marka --------- plakalı minibüse %100 kusurlu olarak çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, polis tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağından da görüleceği üzere, kazanın oluşumunda sürücü ---------, 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesi ile 48/5 maddesini ihlal ettiğini beyan etmiştir. Müvekkili, turizm sektörü (öğrenci ve personel taşımacılığı yapan firmalar) alanında faaliyet gösterdiğini ve kazaya karışan aracın da ticari nitelikte olduğunu beyan etmiştir. Müvekkili kaza sonucu aracında oluşan hasarın büyüklüğü nedeniyle --------- poliçe numaralı kasko poliçesini düzenleyen --------Ş. 'ye başvurduğunu beyan etmiştir. --------- Ş. tarafından anılan maddelerden doğan sorumluluk kapsamında aldırılan hasar ekspertiz raporu ile müvekkilinin aracındaki hasarın 861.235,51-TL olduğu tespiti yapılarak aracın perte ayrılması gerektiği kanaatine varıldığını ve taraflar arasında düzenlenen 26.03.2025 tarihli mutabakatnameye istinaden 1.150.000,00-TL üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla mutabık kalındığını beyan etmiştir. Sigortalı aracın pert total işlemine tabi tutulması nedeniyle davalının yaptığı ödeme ile davacının zararının tamamen karşılanmadığını ileri sürmüştür. Bu durum ileride mahkemenizce aldırılacak bilirkişi raporu ile ortaya konulacak ve davacının aracının kaza tarihindeki emsallerinin rayiç değerinin daha yüksek olduğu anlaşılacağını belirtmiştir. Yukarıda açıklanan ve sayın mahkemenizce Re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Sigorta Bilgi ve Gözlem merkezine müzekkere yazılarak 16.02.2025 tarihinde ---------- plakalı araç ile müvekkiline ait ---------- plakalı araç arasında gerçekleşen kazaya ilişkin evrakların celbi için müzekkere yazılmasına, ---------Şye müzekkere yazılarak müvekkiline ait --------- plakalı aracın 16.02.2025 tarihli kazasına ilişkin hasar dosyası ve evrakların celbi için müzekkere yazılmasına, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra usul ekonomisi açısından dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye verilerek, müvekkilinin aracının kaza tarihindeki rayiç bedelinin, sovtaj bedelinin, pert farkı bedelinin ayrı ayrı tespit ettirilmesine, HMK Madde 107. uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL üzerinden harçlandırılan ve dava değerinin belirlendiği anda artırılacak olan bakiye pert bedeli alacağının, sigortaya başvuru tarihi olan 30.06.2025 tarihinden 45 gün sonra işleyecek (14.08.2025) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkil şirketin 16.02.2025 tarihli kaza nedeniyle Kara Araçları Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini savunmuştur. Bu kapsamda dava konusu aracın pert-total işlemine tabi tutulduğu, yapılan rayiç değer araştırması sonucunda aracın piyasa değerinin 1.150.000,00 TL olarak belirlendiği ve 07.04.2025 tarihinde davacıya ödendiği, böylece poliçeden doğan yükümlülüğün tamamen ifa edildiği ileri sürülmüştür. Davalı taraf, 26.03.2025 tarihli mutabakatname ile tarafların araç rayiç bedeli üzerinde anlaştığını, davacının bu bedeli kabul ederek imza attığını ve herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini beyan etmiştir. Bu nedenle düzenlenen belgenin makbuz değil, ibraname niteliğinde olduğu; davacının bakiye alacak talep etmesinin hukuken mümkün olmadığı savunulmuştur. Bu doğrultuda çeşitli Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına atıf yapılmıştır. Ayrıca davalı vekili, kasko sigortasının sözleşmesel bir ilişkiye dayandığını, 2918sayılı KTK’nın 111. maddesinin zorunlu mali sorumluluk sigortalarına ilişkin olduğunu, kasko poliçelerine uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Somut olayda TBK 132. maddesi kapsamında geçerli bir ibra bulunduğu, davacının aşırı yararlanma hükümlerine de dayanmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı taraf ayrıca, sigortacının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zarar nispetinde olduğunu ifade etmiştir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak bir hesaplamada hasar bedelinin KDV hariç belirlenmesi gerektiği, onarımın yapıldığına dair fatura sunulmadığı takdirde KDV talep edilemeyeceği ve parça bedellerinde piyasa koşulları gereği iskonto uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür. Son olarak davalı vekili, talep edilen faiz türüne itiraz etmiş; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle avans faizi değil yasal faiz uygulanabileceğini savunmuştur. Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı da ileri sürülerek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi talep edilmiştir.
DELİLLER:Trafik tescil ve ruhsat bilgileri, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.19.12.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.02.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Kaza tarihi itibariyle --------- plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın KDV dâhil toplam 1.014.363,73 TL olduğu, Kaza tarihi itibariyle ------- plakalı --------- marka --------- tipi --------- model Ticari aracın olay tarihinde 2. El piyasa değerinin 1.150.000,00 TL olduğu, Onarım bedelinin aracın rayiç değerine oranının yaklaşık %88 seviyesinde bulunduğu; şase ve taşıyıcı unsurlardaki hasar, muhtemel gizli hasar ihtimali ve oluşacak değer kaybı da dikkate alındığında onarımın teknik olarak mümkün olmakla birlikte ekonomik açıdan uygun olmadığı, --------- plakalı -------- marka --------- tipi ---------- model Ticari aracın kaza sonrası hasarlı haliyle değerinin 700.500,00TL olduğu, Bu olayın sonucunda --------- plakalı aracın Sayın Mahkeme tarafından da tam zıya olarak kabul görmesi durumda oluşan hasar bedelinin 449.500,00 TL olabileceği ----------Ş., -------- Bankası aracılığı ile 07.04.2025 tarihinde--------- hesabına 1.150.000,00 TL EFT yapıldığı, 10.03.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05.04.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Raporun özetle; Dava dışı sigortalıda kaldı ise aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi; ayrıca davacının icra dosyasında ödediği yargılama gideri, işlemiş faiz ve ilam vekalet ücretini de işbu davada tazminat olarak talep ettiği gözetilerek talep edilen miktarların da değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir gerekçe gösterilmeden değerlendirme yapılmaması da doğru olmamıştır….” Bu kapsamda araç hurdası davalı şirkette kalmış olduğundan Sn. Mahkeme ara kararında da belirtilmiş olduğu gibi Yargıtay kararları kapsamında SOVTAJ TENZİLİ YAPILAMAYACAĞI, Her ne kadar kaza tarihi itibariyle araç 2. El Rayiç Değer tespiti 1.200.000,00 TL olarak tespit edilmiş olsa da dava konusu aracın dava konusu kaza öncesinde 8 ( sekiz) adet geçmiş hasar kaydı olduğu dikkate alındığında gerek Ekspertiz Raporu gerekse 24.02.2026 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespiti yapılmış olan 1.150.000,00 TL 2. El Rayiç Değer tespitinin kadri marufunda bulunduğu ve aynı kanaatte olduğumu, Bu kapsamda ---------Ş. tarafından 07.04.2025 tarihinde ---------Ş. kanalı ile davacı --------- adına 1.150.000,00 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının bakiye pert farkı alacağının bulunmadığı,(menfi) görüş ve kanaatine varılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, sigortalının kasko sigortacısından hasar tazminatı tahsili istemine ilişkindir.Dosya arasında mevcut 14/03/2024 ile 14/03/2025 tarihlerini kapsayan hafif ticari kasko sigorta poliçesi; --------- plakalı -------- marka ---------model minibüse ilişkindir. Dava konusu aracın ticari kullanımlıdır. Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, "Sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracıyla ---------- Caddesi istikametinden --------- istikametine doğru seyir halindeyken aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip aracının sağ ön kısımları ile yolun sağ kısmında park halinde bulunan --------- plaka sayılı aracın sağ ön çamurluk kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.” şeklinde belirtilmiş olup, davacının aracının trafik kazasında hasar gördüğü anlaşılmıştır. Hasar dosyasından ve davacı tarafça sunulan ödeme belgessinden; davacı adına kayıtlı aracın hurdasını sigorta şirketinde bırakmak suretiyle piyasa rayiç değerine ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 1.150.000,00 TL rayiç bedel ödemesinin yapıldığı, davacı tarafça fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla ibranamenin imzalandığı anlaşılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedirSomut olayda meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının aracına trafik kazası neticesinde meydana gelen zarar nedeniyle oluşan hasarın tamiri ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse aracın piyasa rayiç değerinin belirlenmesi ile davacının gerçek zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altındadır. Kasko sigortasında asıl olan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.Mahkememizce dosyanın tevdi edilerek hazırlanan bilirkişi raporlarında davacının aracının tamiri ekonomik olmayıp piyasa rayiç değerinin 1.150.000,00 TL olduğu bildirilmiş olmakla davacının talep edebileceği bakiye tazminat alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA , 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026