İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/414 E. 2026/390 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/414
Karar No
2026/390
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/414 Esas KARAR NO:2026/390

DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:17/06/2025 KARAR TARİHİ:08/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay sırasında davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan diğer davalı ... ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... plakalı araç ile davacı müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 15.08.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü asli ve tam kusurlu olduğunu, 15.08.2024 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin kullandığı araç uzun süre boyunca onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanılamadığını, müvekkilinin, aracın kullanılmadığı süre boyunca aracından mahrum kaldığını, işbu zararın mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespiti elzem olup, yapılacak bilirkişi incelemesi ile makul onarım süresi ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti yapılarak gerçek zarar ilkesi göz önünde tutularak toplam araç mahrumiyetinin belirlenmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren taraf veya somut olayda olduğu gibi davalının, kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan, oluşan araç mahrumiyet bedelinin tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, söz konusu araç mahrumiyet bedeli alacağının belirgin hale gelmesini müteakip arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunduğunu işbu davada, alacağının belirgin hale gelmesini müteakip artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet alacağının şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden kabul görmez ise dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi aksi takdirde yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, müvekkili ... Harita Ltd.Şti nin faaliyet merkezinin ... olduğunu, başka yerde şubesi de bulunmadığını, yine müvekkillerinden ...'ın yerleşim yeri adresinin ... olduğunu, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, işbu davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olmadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafın davalılardan sadece ... ... Ltd.Şti yönünden zorunlu arabuluculuğa müracaat ettiğini ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, arabuluculuk tutanaklarından da açıkça anlaşılacağı üzere, diğer davalı ... hakkında bir arabuluculuk süreci bulunmadığını, bu nedenle öncelikle ... hakkında açılan davanın iş bu dosyadan tefrik edilerek, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafın aynı sebeplere dayanarak ....İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra takip dosyası ile her iki davalı aleyhine 58.623,46 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığını, yapılan itiraz üzerine yetki itirazından dolayı davacıların talebi üzerine dosyanın ... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, gerek yapılan icra takiplerinde ve gerekse de dava dilekçesinde müvekkillerinin meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu belirtildiğini, bu durumun gerçek dışı olduğunu, meydan gelen kazada müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiğini, izah ettiği ve re'sen nazara alınacak hususlardan dolayı açıkça usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...'ın sevk ve idaresinde olan, mahkememiz davalısı ... ... İnş. Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... plakalı araç ile davacı ... İNŞAAT VE ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİne ait ... plakalı araçlar arasında 15/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plakalı aracın kaza, hasar, tazminat ve TRAMER bilgilerinin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Sigorta A.Şye müzekkere yazılarak, 11/... numaralı hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi ve şirketinizce, aracın tamir edildiği süreçte davacıya ikame araç verilip verilmediğinin araştırılması istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 19/04/2026 tarihinde Makine Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili 04/05/2026 tarihinde değer artırım dilekçesi sunmuş ve eksik harç ikmal edilmiştir. GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrumiyet zararına ilişkin maddi tazminat talebine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. Trafik kazası sonucu zarar görenin aracın kaza sebebiyle tamir gördüğü süre içinde çalışamamasından doğan ekonomik kayıplardan zarar veren sorumludur. Araç mahrumiyet zararı, aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, bu süre için kaza olmasaydı dahi yapılması gereken zorunlu giderler indirildikten sonra emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin belirlenmesi yoluyla hesaplanır. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Somut olayda dava konusu kaza, 15/08/2024 tarihinde davacıya ait ... ve davalıların sorumluluğundaki ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davalılar aracın maliki ve sürücüsü olarak işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumludur. Davalıların yetki itirazı, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de işbu dava açılabileceğinden yerinde değildir. Davalı sürücü yönünden işbu davanın ticari dava niteliğinde olmaması, davalı sürücünün tacir değil işçi olması sebebiyle, davalı sürücüye karşı arabuluculuğa başvurulmamış olmasında da usule aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının dava açmadan önce icra takibi başlatması, takibin itiraz üzerine durması ve takibe karşı itirazın iptali davası açılmaması sebebiyle derdestlik oluşturmadığından dava şartları yönünden bir eksiklik söz konusu değildir. Davacının takibe bir miktar parayı konu etmesi işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel değildir. Zira belirsiz alacak davası, alacak miktarının net bir şekilde hesaplanmasının mümkün olmaması halinde açılır. Trafik kazasına dayalı bir haksız fiil alacağında da kusur oranları, makul onarım süresi ile ortalama kiralama bedellerinin tespiti uzmanlık gerektirdiğinden davacının davanın başında alacağını net ve kesin olarak bildirmesi beklenemez. Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden alınan 20/04/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca meydana gelen kazada davacı aracın sürücüsünün %25 ve davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının aracının makul onarım süresinin 15 gün olduğu ve günlük kiralama bedelinin 1.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olduğu, yukarıda açıklanan içtihatlar ve hesaplama tekniğine uygun olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacıya onarım sırasında 4 gün süreyle ikame araç tahsis edildiği anlaşıldığından, davacının talep edebileceği mahrumiyet tazminatı 11 gün üzerinden hesaplanmalıdır. Bu sebeple 11x1.000TL %75 kusurun indirimi ile davacının 8.250 TL mahrumiyet zararının tazminini talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kısmen kabulü ile 8.250 TL’nin kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 8.250 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 805,83 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 73,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 190,43 TL tamamlama harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 200,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.621,23 TL yargılama giderinden fazla yatıralan ve iadesine karar verilen harç düşüldükten sonra kalan 9.378,96 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%73,33) dikkate alınarak; 6.877,60 TLnin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 8.250,00-TL vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 3.000,50-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalılara verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.226,82 TL'nin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 3.373,18 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.06.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/414, K. 2026/390, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-414-e-2026-390-k-df2944397a92