İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/72 E. 2026/8 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/72
Karar No
2026/8
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/72 Esas KARAR NO : 2026/8

DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 30/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... A.Ş. (“...”) arasında 06.05.2019 tarihli Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığını, sözleşmenin 5 yıl süreli olup ilk gaz alım tarihine göre 10.10.2025 tarihinde sona ermesi gerektiğini, sözleşmenin konusu müvekkil şirket tarafından ...’ya ... mevkii adresinde bulundurulmak üzere ariyet olarak Dökme LPG tesisi teslim edilmesi ve bu tesiste kullanılacak LPG’nin teslimine ilişkin esasların düzenlenmesinden ibaret olduğunu, sözleşmeye istinaden müşterinin müvekkili şirketten düzenli alım yapması gerekmekteyken müşterinin müvekkili şirketten 10.10.2020 tarihinde 1.840-kg alım yaptığı ve sonrasında bir daha hiçbir alım yapmadığı tespit edildiğini, herhangi bir şekilde gaz alımına devam edilmemesi Sözleşme’yi konusuz bırakmakta olup şirketin kar kaybı yaşamasına sebep olduğunu, tüm bu sebeplerin taraflarına sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı tanıdığını, ... 32. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin davalıya bildirildiğini, tankın iadesi, demontaj ve nakliye masrafları davalıdan talep edildiğini, davalının ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve...tarihli ihtarnamesi ile adres belirtilmediğinden tankın iade edilemediğini, tank ve teçhizatın teslimi için adres bildirilmesi halinde iade edileceğini belirttiğini, bunun üzerine ... 32. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile tankın iadesi için uygun adres tarafımızca davalıya bildirildiğni, tankın iadesi için demontaj programının güvenlik sebepleri ile müvekkili şirket tarafından yapılmasının uygun olduğu davalıya ihtar edildiğni, davalıya ayrıca iletişim bilgileri temin edilerek demontaj için uygun programın yapılması hususunda gerekli bilgiler verildiğini, tüm bunlara rağmen davalı ile herhangi bir şekilde uzlaşmaya varılamadığını Sözleşme’nin 8.2. maddesi “Teslim edilecek Dökme LPG tankının mülkiyeti ...’a aittir. Müşteri, tankı başka bir yere nakledemez, başkalarına devreemez, kiraya veremez, satamaz, haczettiremez, rehin edemez, teminat gösteremez, kendi malı gibi işleme tabi tutamaz.” şeklinde düzenlendiğini, sözleşmenin 8.5. maddesi ve 8.6. maddesi “Müşteri bu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, kendisine ariyet mukabili teslim edilmiş olan LPG tankini sözleşme fesih tarihinden itibaren 7 gün içerisinde iade edecektir. (…)” hükmünü havi olup tank ve teçhizatı teslim yükümlülüğünün müşteriye ait olduğu ayrıca düzenlendiğini, ilgili hükümler uyarınca tankın ve teçhizatın iadesini, ayriyeten demontajdan kaynaklanan masrafların üstlenilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu tankın ve tank teçhizatının, 5307 Sayılı LPG Piyasası Kanununa ve ilgili Türk Standartlarına göre; kullanıcı tarafından kontrol edilmesi, herhangi bir arıza halinde müvekkile haber verilmesi gerektiğini, ancak, davalı gaz alımı yapmadığı gibi, müvekkil şirkete hiçbir bildirimde de bulunmadığını, tank ve teçhizata yapılması gereken periyodik bakımlar yapılamadığını, bu nedenle söz konusu tank ve teçhizatın hali hazırda fazlaca tehlike arz ettiğini, sözleşmenin sona erme tarihinden bu yana geçen süre boyunca davalı taraf devraldığı taşınmazda tank bulunmasına rağmen teslime ilişkin hiçbir şekilde müvekkili şirket ile iletişime geçmediğini, tank ve teçhizatın gerek güvenlik sebebi ile gerek ise mülkiyetin müvekkil şirkete ait olması sebebi ile acilen sökülerek müvekkile iadesi gerektiğini, bu nedenle tankın bulunduğu adreste koruma altına alınması amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilerek, mülkiyeti müvekkile ait olan ve hali hazırda tehlike arzeden dava konusu emtianın, konusunda ve emtianın muhafazasında uzman olan müvekkiline, mahkeme aksi kanaatteyse uygun bir yediemine teslimine, tüm tank ve teçhizatın müvekkiline iadesine, iadesi mümkün olmadığında tank ve teçhizatın bugünkü bedeli tespit edilerek kısmi olarak 1.000-TL, demontaj masraflarının bedeli tankın söküm anında tespit edilerek kısmi olarak 1.000-TL olmak üzere şimdilik toplam 2.000,00-TL’nin fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk görüşmeleri sırasında demontaj bedeli ve ekipmanların iadesi süreci müzakere edildiğini ancak ekipman bedeli müzakere edilmediği gibi uyuşmazlık konusu da olmadığını, ancak dava dilekçesi incelendiğinde dava dilekçesinin sonuç kısmının 3. Maddesinde terditli olarak sunulan talep arabuluculuk sürecinde müzakere edilmediğinden ve bu yönde bir zorunlu arabuluculuk başvurusu da bulunmadığından davacının bu yöndeki talebinin tefrik edilerek dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, dava dilekçesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2. Maddesine göre “müşteri, 3.2. maddesinde yazılı adresinde kullanacağı tüm dökme LPG’yi İpragaz’dan almayı, İpragaz da talep edilecek LPG’yi müşteriye satmayı ve teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” Sözleşmenin ilgili maddesinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen edimin, işletmede kullanacak olduğu tüm LPG’nin davacı şirketten temin edilmesine yönelik olduğunu, müvekkili şirket de işletmesinde kullandığı tüm LPG’yi davacı şirketten talep etmiş ve kullanmış, bu sayede sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırı olarak bir başka firmadan kullandığı LPG bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen edim yerine getirildiğinden sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafın bir diğer haklı fesih iddiası ise taahhüt edilen LPG tüketiminin gerçekleştirilmediği yönündeki iddiası olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin imza tarihinin 06.05.2019 olup, ekipman teslim tarihinin ise 19.09.2019 tarihi olduğunu, bu tarihten hemen sonra meydana gelen, ülkemiz ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD – 19 pandemi sürecinde müvekkil şirket fabrikayı kapatmak durumunda kalmış, bu nedenle LPG tüketimi de gerçekleşmediğini, bu durumun, sözleşmenin 14. Maddesinde tanımlanan mücbir sebeplerden bir tanesi olduğunu, bunun akabinde müvekkili şirketin 19.08.2020 tarihinde konkordato sürecine girmesi (... Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı İle) Mahkemesinin ...Esas -... Karar Sayılı dosyası) ve akabinde ... İl Sağlık Müdürlüğü'nün ...Tarih, ...Sayılı kararı ile müvekkil şirkete ait fabrikanın su üretim ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle de devam eden süreçte üretim gerçekleştiremediğini, fabrikanın kapalı kaldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14. Maddesinde "hükumetçe veya resmi makamlarca alınacak kararlar gibi tarafların kontrolü haricinde zuhur edecek haller her iki taraf için de mücbir sebep sayılır." hükmü uyarınca müvekkili şirketin üretim izninin iptal edilmesinin de mücbir sebep hali olduğunu, müvekkil şirketin dışında gelişen bu durum nedeniyle LPG tüketimi yapılmamasının da müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, tüm bu durumların gerçekleşmesi nedeniyle davacı şirketin sözleşmeşinin haklı nedenle fesih imkânı bulunmadığını, sözleşme davacı tarafça haklı nedenle feshedilmediğinden bu yöndeki taleplerinin de yerinde olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.3. Maddesinde müvekkil şirket tarafından kullanılması gereken asgari LPG tüketim oranının "LPG tankının kapasitesi ile orantılı olması gerektiği" belirtildiğini, ancak sözleşmede açıkça ne kadarlık bir periyot içerisinde en az ne kadar LPG kullanılması gerektiğinin açık bir biçimde belirtilmediğini, bu durumda davacı taraf sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin asgari oranda LPG kullanmadığını ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın 01.02.2025 tarihli beyan dilekçesinde talebini genişleterek dava dilekçesinde zikretmediği demontaj bedelini de talep ettiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürmediği ve 01.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile ileri sürdüğü taleplerinin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olup davacının iddiasının genişletilmesine muvafakatleri bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.6. Maddesi iade şartlarını düzenlemekte olduğunu, burada söküm işleminin kimin tarafından gerçekleştirileceği ve söküm maliyetinin hangi tarafa ait olduğuna ilişkin herhangi bir madde bulunmadığını, üstelik söküm işleminin davacı tarafça yapılacağı, bizzat kendileri tarafından keşide edilen ihtarname ile de kabul edildiğini, bu durumda davacının LPG tankı söküm bedelini müvekkili şirketten talep edebilmesi mümkün olmadığı gibi bu yöndeki talebinin samimi olmadığının da kabulü gerektiğini, ariyet sözleşmesinde mülkiyet devrinin söz konusu olmadığını, ariyet sözleşmesine istinaden devredilen şeyin mülkiyetinin devralana, bedelinin ise devredene verilmesinin talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davacının terditli talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın tefrik edilerek öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği vakıalarına dayalı tüm tank ve teçhizatın davacıya iadesine, iadesi mümkün olmadığı taktirde tank ve teçhizatın bugünkü bedeli tespit edilerek bedelinin davalıdan tahsili, demontaj masraflarının bedeli tankın söküm anında tespit edilerek söküm masraflarının davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi, ihtarnameler, Cari hesap tablosu, ticari defter kayıtları, ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin ...Esas Sayılı dosyası ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir, bir sektör(LPG alanında uzman), bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu 06.05.2019 tarihli Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini ifa edip etmediği, taraflarca edimin ifası yapılmamış ise gerkçesinin saptanması ile bu gerekçelerin TBK ve sözleşme hükümleri uyarınca mücbir sebep kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, sözleşmeye aykırılık vakıasının değerlendirilmesi, davalı tarafın sözleşme dönemi içerisinde davacı firma haricindeki bir firmadan LPG alımı yapıp yapmadığının saptanması, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı sebeple fesh edilip edilmediği, feshin haklı olması halinde dava konusu LPG tankının aynen iadesinin mümkün olup olmadığı, aynen iadesi mümkün ise söküm bedelinin ne kadar olacağının tespiti ile LPG tankının sökümünün taraflar arasındaki sözleşme ve ihtarnameler gözetilerek kim tarafından üstlenilmesi gerektiği bu bağlamda söküm masraflarının talep edilip edilemeyeceği ve son olarak LPG tankı ile teçhizatların aynen iadesi mümkün değil ise LPG tankı ile teçhizatların dava tarihi itibariyle değerinin tespiti ile bu değerin davacı tarafça davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarında hazırlanan 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasında 06.05.2019 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davacının davalıya 19.09.2019 tarihinde “DÖKME LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal Ve Ariyet Tesis Teslim Tutanağı Sözleşmesi” başlıklı teslim tutanağı ile 1 adet 5 m3 lük LPG stok tankı ve teçhizatını teslim ettiği, davalının 10.10.2020 tarihinde 1.840 kg alım yaptığı, buna ilişkin 10.10.2020 tarihli davacı tarafından davalıya ... numaralı 18.031,82 TL tutarlı fatura düzenlediği, fatura bedelinin ödendiği, dosya kapsamında davalı tarafından başkaca bir alım yapıldığına dair bilgi/belge bulunmadığı, buna göre, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının sözleşme kapsamında tankı ve teçhizatı teslim ettiği, sözleşmenin 13.3. maddesinde Müşteri'nin kurulacak olan LPG tankının kapasitesi ile orantılı olarak LPG tüketiminde bulunacağı ve Müşteri'nin LPG tüketiminin yeterli olmaması halinde İpragaz'ın tank kapasitesinin değiştirilmesini veya sözleşmenin feshini talep etme hakkına sahip olması şeklindeki düzenleme kapsamında sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacağı, dosya kapsamına göre davalının mücbir sebep nedeniyle TBK 138 kapsamında sözleşmenin uyarlanmasını talep etmediği veya sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığı, bu nedenle mücbir sebep iddialarının yerinde olamayacağı, davaya konu olan 1998 imalat yılına sahip 5m3 LPG tankı ve ilişkili teçhizatlar, uzun süre bakımsız ve atıl durumda bulunmaları nedeniyle ciddi güvenlik riskleri taşımakta olup, yasal mevzuat gereği güvenli bir şekilde bertaraf edilmeleri gerektiği, LPG tesisatının demontaj işlemi, içerdiği yüksek riskler nedeniyle yalnızca yetkili ve uzman ekiplerce, tüm güvenlik prosedürlerine riayet edilerek gerçekleştirilmesi gerektiği, 30 Ocak 2025 dava tarihi itibarıyla, ÜFE ile güncellenmiş demontaj bedeli 16.628,14-TL + KDV olarak hesaplanmış olup, bu bedel piyasa koşullarına uygun ve makul olduğu, tank ve teçhizatın aynen iadesi teknik olarak mümkün olmadığından, 27 yıllık ömrü ve bakımsızlığı nedeniyle ticari bir değeri kalmadığı, tankın yalnızca hurda metal niteliği taşıdığı, 30 Ocak 2025 itibarıyla 5m? tankın hurda değerinin 13.975,50 TL olarak hesaplandığı, davacı ...Ş. tarafından incelemeye sunulan 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğü, davalı şirketin 2020 yılına ait ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, davacı tarafın 10.10.2020 tarihinde ... numaralı 18.031,32 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalı tarafın 02.10.2020 tarihinde 9.000,00 TL, 03.10.2020 tarihinde 4.100,00 TL ve 17.11.2020 tarihinde 4.931,82 TL ödeme yaptığı, davacı ile davalı tarafın 31.12.2020 tarihinde 0,00 bakiyede mutabık oldukları bildirilmiştir. Dosyanın kök rapor veren bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi raporuna itirazları karşılar nitelikte hazırlanan 23/10/2025 tarihli ek raporda; Tarafların itirazları detaylıca incelenmiş olup, kök rapordaki tespitleri değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi veya belge sunulmadığının görüldüğünü, Bu itibarla, davacının sözleşme kapsamında tankı ve teçhizatı davalıya teslim ettiği, sözleşmenin 13.3. maddesinde Müşteri'nin kurulacak olan LPG tankının kapasitesi ile orantılı olarak LPG tüketiminde bulunacağı ve Müşteri'nin LPG tüketiminin yeterli olmaması halinde İpragaz'ın tank kapasitesinin değiştirilmesini veya sözleşmenin feshini talep etme hakkına sahip olması şeklindeki düzenleme kapsamında sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacağı, kök raporda hesap edilen hurda bedeli tankın aynen iadesinin mümkün olmadığından zararın tazmini mahiyetindedir. Söküm bedelinin ise sözleşmeden doğan ayrı bir edim olduğu, bu iki kalemin birbirinden farklı nitelikte olup, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, teknik anlamda birbirini ortadan kaldıran veya mükerrer hale getiren bir durum olarak değerlendiği, ancak, bu hususun nihai değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, tankın yaşı, bakımsızlık süresi, LPG Piyasası Kanunu ve ilgili TSE Standartları gereği ticari kullanıma yönelik aynen iadesinin teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle, en makul değerinin hurda metal bedeli olduğu ve bu bedelin 30.01.2025 dava tarihi itibarıyla 13.975,50-TL olarak teyit edildiği, dava tarihi itibarıyla söküm bedelinin 16.628,14-TL+ KDV olarak teyit edildiği bildirilmiştir. 13/11/2025 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararı ile davacı vekiline ıslah dilekçesi sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği duruşma salonunda hazır bulunan davacı vekiline tefhim edilmek suretiyle usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde ıslah dilekçesinin sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla ıslahın yapılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi, ihtarnameler, Cari hesap tablosu, ticari defter kayıtları, Kalkandere Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 2020/88 Esas Sayılı dosyası, 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, 23/10/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın Dökme LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal ve Ariyet Tesis Teslim Sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin davalı tarafça ihlal edildiği vakıalarına dayalı tüm tank ve teçhizatın davacıya iadesine, iadesi mümkün olmadığı taktirde tank ve teçhizatın bugünkü bedeli tespit edilerek bedelinin davalıdan tahsili, demontaj masraflarının bedeli tankın söküm anında tespit edilerek söküm masraflarının davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olduğu tespit edilerek dosya kapsamında taraflarca dayanılan tüm delillerin toplanması akabinde dosya, bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez belgelerden; taraflar arasında 06.05.2019 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davacının davalıya 19.09.2019 tarihinde “DÖKME LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları) İkmal Ve Ariyet Tesis Teslim Tutanağı Sözleşmesi” başlıklı teslim tutanağı ile 1 adet 5 m3 lük LPG stok tankı ve teçhizatını teslim ettiği, davalının 10.10.2020 tarihinde 1.840 kg alım yaptığı, buna ilişkin 10.10.2020 tarihli davacı tarafından davalıya ... numaralı 18.031,82 TL tutarlı fatura düzenlediği, fatura bedelinin ödendiği, dosya kapsamında davalı tarafından başkaca bir alım yapıldığına dair bilgi/belge bulunmadığı, buna göre, davacının sözleşme kapsamında tankı ve teçhizatı teslim ettiği, sözleşmenin 13.3. maddesinde Müşteri'nin kurulacak olan LPG tankının kapasitesi ile orantılı olarak LPG tüketiminde bulunacağı ve Müşteri'nin LPG tüketiminin yeterli olmaması halinde İpragaz'ın tank kapasitesinin değiştirilmesini veya sözleşmenin feshini talep etme hakkına sahip olması şeklindeki düzenleme kapsamında sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacağı, dosya kapsamına göre davalının mücbir sebep nedeniyle TBK 138 kapsamında sözleşmenin uyarlanmasını talep etmediği veya sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığı, bu nedenle mücbir sebep iddialarının yerinde olamayacağı, davaya konu olan 1998 imalat yılına sahip 5m3 LPG tankı ve ilişkili teçhizatlar, uzun süre bakımsız ve atıl durumda bulunmaları nedeniyle ciddi güvenlik riskleri taşımakta olup, yasal mevzuat gereği güvenli bir şekilde bertaraf edilmeleri gerektiği, LPG tesisatının demontaj işlemi, içerdiği yüksek riskler nedeniyle yalnızca yetkili ve uzman ekiplerce, tüm güvenlik prosedürlerine riayet edilerek gerçekleştirilmesi gerektiği, 30 Ocak 2025 dava tarihi itibarıyla, ÜFE ile güncellenmiş demontaj bedelinin 16.628,14-TL + KDV olduğu, bu bedelin piyasa koşullarına uygun ve makul olduğu, tank ve teçhizatın aynen iadesi teknik olarak mümkün olmadığından, 27 yıllık ömrü ve bakımsızlığı nedeniyle ticari bir değeri kalmadığı, tankın yalnızca hurda metal niteliği taşıdığı, 30 Ocak 2025 itibarıyla 5m3 tankın hurda değerinin 13.975,50 TL olduğu, davacı ...Ş. tarafından tankın aynen iadesi talebine ilişkin olarak tank dönüşümlerinin yapılabildiği ve davacı firmanın bu yeterliliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında tarafların ticari faaliyet sürdürdüğü alanlardaki yeterliliği hukuki ölçüt olarak baz alınamayacağı ortalama piyasa koşullarına göre saptanan teknik verilere göre değerlendirilme yapılması gerektiği kanaatiyle aynen iade talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce aldırılan 23/10/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı teknik nitelikte olmayan itirazların dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak taraf vekillerinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, davacının davalı firmadan sözleşme ilişkisi çerçevesinde alacağı bulunduğu vakıasını ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Ancak HMK'nın 24. Maddesinde düzenlenen "tasarruf ilkesi" ile HMK'nın 26. Maddesinde tanımlanan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca mahkemenin tarafların talep sonucuyla bağlı olduğu ve bu bağlamda davacı vekilince sunulan dava dilekçesi ve 01/02/2025 tarihli açıklama dilekçesinde yer alan talepler gözetilerek; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ve 01/02/2025 tarihli beyan dilekçesinde faiz türü ile başlangıç tarihinin belirtilmemesi sebebiyle davacı tarafça yasal faiz talep edilebileceği, LPG tank bedelini 27/06/2024 tarihli ihtarname ile istendiği için temerrüt tarihi olarak 27/06/2024 tarihinin baz alınması gerektiği ve son olarak davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulmadığından davacının 1.000,00 TL LPG tankı ve teçhizat bedeli ile 1.000,00 TL demontaj bedelinden oluşan toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmakla; davanın kabulü ile, 1.000,00 TL LPG tankı ve teçhizat bedeli ile 1.000,00 TL demontaj bedelinden oluşan toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 1.000,00 TL LPG tankı ve teçhizat bedeli ile 1.000,00 TL demontaj bedelinden oluşan toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 136,62-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40-TL peşin harç 350,00-TL tamamlama harcı 1.451,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.416,40-TL harcın mahsubu ile artan 2.279,78-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 başvurma harcı, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 165,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 18.780,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..08/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/72, K. 2026/8, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-72-e-2026-8-k-224222312cf3