İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/41 E. 2026/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/41
Karar No
2026/69
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/41 KARAR NO : 2026/69

DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026

DAVA; Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davalılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı bulunduğunu, her bir dava arkadaşı açısından bağımsız bir hüküm verilmesi gerektiğini, davalıların kira alacağına ilişkin kesinleşmiş yargı kararları ve icra takipleri bulunmasına rağmen haklarında iflas kararı verilmesi taleplerinin bulunduğu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında davalıların ödemeden kaçındıklarını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyasında ise İİK 173.maddesi uyarınca borçlu şirketlerin tüzel kişilik perdesi arkasında bu fiilden haksız kazanç elde edilen gerçek kişilerin iflaslarına karar verilmesinin talep edildiğini, Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında toplam 2.240.999,03 TL alacağının oluştuğunu, yargılama devam ederken davalıların şirket unvanlarını değiştirdiklerini, bu alacağa dayalı olarak başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçluların ödeme aczine düştüğünü, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 24.04.2024 tarihli ... sayılı yayınında davalı şirketlerin pasif hale geldiklerinin gerçek faaliyet yürütmediklerinin anlaşıldığını, davalı gerçek kişilerin perdeleme yaparak mal kaçırma ve alacaklıdan kaçınma yoluna gittiklerini, bu durumun Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yürüyen ceza soruşturmasıyla sabit olduğunu, borçluların kötü niyetle ve hileli hareketle alacağın tahsilatını imkansız hale getirmeye çalıştığını, yalnız tarafının mağdur edilmediğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında komiser heyeti tarafından tanzim edilen 20.05.2025 tarihli raporda dolandırılan 145 kişi ile tüzel kişi ve devlet kurumlarının bulunduğunu, hırsızlık ve yan kesicilikle elde edilen 279.818.212,08 TL'nin haksız sahipleri adına alacaklı bulunan bir kısım alacaklıların davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı ... Tekstil A.Ş ile ... Tekstil Limited Şirketinin 24.04.2024 tarihli ticaret sicili kayıtlarına göre tüzel kişiliklerinin sona ermiş olmasına rağmen bu şirketlerin adları kullanılarak sahte ve geçersiz çekler düzenlendiğini, bu çeklerin davalılardan ... ve ... tarafından aval sıfatıyla imzalandığını, arkalarında ise ..., ..., .... ve ... A.Ş nin olduğunu bu çeklerin karşılıksız çıktığını, tarafının haksız kazanca maruz kaldığını, ceza soruşturmalarının yürütüldüğünü, alacağının tahsilinin imkansız hale geldiğini, İİK 172.maddesi uyarınca borçluların ve perde arkasındaki gerçek kişilerin iflasına karar verilmesi gerektiğini, davalıların ticari faaliyetlerini kötü niyetli, aldatıcı ve güven sarsıcı biçimde yürüttüklerini, davalıların yalnız alacaklıyı değil ticari piyasayı da zarara uğrattıklarını, İİK 173.maddesi gereğince borç ödememe niyeti sabit olan ve haksız kazanç sağlayan tacir ve tüzel kişilerin iflasına karar verilmesinin mümkün olduğunu, davaya konu alacakların davalıların hileli ve muvazalı işlemleri ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinden elde edildiğinin açık olduğunu, alacağın güvence altına alınması amacıyla davalıların suç gelirlerinden elde ettiği tüm taşınır taşınmaz ve banka malvarlıklarına ihtiyati haciz uygulanması, tapu kayıtlarına ve malvarlıklarına tedbir şerhi konulması, gerektiğinde MASAK nezdinde suç duyurusunda bulunularak davalıların mal varlığının araştırılması gerektiğini, özellikle ... A.Ş ve ... Kurumsal A.Ş ye ait taşınmazların Şişli Tapu Müdürlüğü ile Denizli Merkezefendi Tapu Müdürlüğü nezdinde yapılan işlemlerde hileli ve suç gelirinden elde edilmiş şekilde devredildiğinin resmi belgelerden açıkça anlaşıldığını, bu taşınmazların 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyasında sahte çek düzenleyen davalıların iflasına karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve eklerini davaya dahil edilen davacılar adına tebliğe çıkarılması gerektiğini, şirket perdesi arkasına saklanarak sahtecilik ve dolandırıcılık yoluyla mal kaçırma ve sorumluluktan kaçırma eylemlerini gerçekleştiren davalılar hakkında resen iflas kararı verilmesi gerektiğini, yargılamanın hızlandırılmasının, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıları yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 177.maddesi kapsamında alacaklı tarafından açılan doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davalılar yönünden tefrik edilen ... Esas, ... Karar sayılı 21/11/2025 tarihli kesinleşmiş yetkisizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememiz ... esasına kaydı yapılmıştır. İflas davasına bakan mahkeme, borçlunun iflasa tabi kişilerden olup, olmadığını re'sen araştırmak zorundadır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. baskı, Ankara, 2013 s.1100) İİK'nın 43/1. maddesi "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır." hükmünü içermektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesi ise " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı taraf, davalılar ... ve ....'ın iflasına karar verilmesini talep etmiş ise de, yargılama aşamasında yapılan araştırma ile bu davalıların tacir ya da tacir sayılan kişilerden olmadığı anlaşılmakla bu davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK ‘nun 177.maddesinde , “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas”, “Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 117/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla ,”1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Davacı taraf, hangi bent veya bentler gereğince İflas talep ettiğini ifade etmemiştir. 6100 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince, hakim, Türk hukukunu resen uygular, ancak aynı yasanın diğer maddelerinin de bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekecektir. Örneğin, HMK 24. maddesinin ilk fıkrasında, hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez karara bağlayamaz, 25.maddenin ilk fıkrasında, kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatacak davranışlarda dahi bulunamaz, 26/1. fıkrada, hakimin tarafların talep sonucu ile bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, 31. maddede ise, hakimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir düzenlemelerine yer verilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelerin tamamı, HMK.nın ikinci bölümünde “Yargılamaya Hakim Olan İlkeler “ üst başlığı altında yer almıştır.2004 sayılı İİK.nın altıncı babında, “ İflas Yoliyle Takip “ üst başlığı ile 154. maddesinde yetki olmak üzere düzenleme bulmuştur. İflas davaları, İİK.nın ilgili maddeleri haricinde bankacılık kanunu gibi özel yasalarda da yer almıştır. Somut olayda davacının İİK da düzenlenen şekilde davalılara karşı iflaslı takipte başlatmadığı gibi böyle bir iddiasının da bulunmadığı, doğrudan iflas hallerinin de somut olayda gerçekleşmediği açıktır. Davacı hile iddiasında bulunmuşsa da ,yasal düzenlemede , hileli muamele İle ilgili düzenleme iddiaları da, diğer iddialar gibi borçluya ait olup, borçlu ile işlem yaptığı iddia edilen kişilere özgü değildir. Aksinin kabulü yasal düzenlemeye uygun düşmeyecektir. Bu sebeplerle davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oybirliğiyle karar verildi. 28/01/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/41, K. 2026/69, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-41-e-2026-69-k-78fc7b1b8aea