İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/87 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/87
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/87 Esas KARAR NO : 2026/41 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkil davacı şirketin 01.03.2023 günlü ve --------- numaralı 6.490,00 USD E-Arşiv faturasını eğitim danışmanlık bedeli karşılığı olarak tanzim ettiğini, davalı -------- Şti.'ye ulaştırdığını, davalı şirketin faturaya yasal itiraz süresinden çok sonra (yaklaşık 5 ay sonra ve hiçbir gerekçe dahi göstermeden), 10.08.2023 fatura tarihli -------- numaralı iade faturası düzenleyip üstelik davalıya gönderilen fatura USD bedelli olmasına karşın davacı 6.490,00 TL bedelli e-fatura ile iade faturası oluşturup müvekkili davacı şirkete gönderdiğini, müvekkilinin iade faturasını aynen iade ettiğini, bu olayın ardından davalı şirketin, fatura numarası yanlış yazılan 18.08.2023 fatura tarih ve 18.08.2023 ödeme gün ibareli --------- numaralı 6.490,00 USD (Altıbindörtyüzdoksan Amerikan Doları) bedelli ve açıklamasında "---------- Numaralı Faturanın" iade faturası olarak belirtilen e-fatura ile iade faturası düzenleyip yine müvekkil davacı şirkete iade ettiğini ve davalının borcu kabul etmediğini, müvekkili şirket tarafından 21.08.2023 tarihinde davalı şirkete karşı çekilen ihtarname ile; 18.08.2023 fatura tarih ve 18.08.2023 ödeme gün ibareli --------- numaralı 6.490,00 USD (Altıbindörtyüzdoksan Amerikan Doları) bedelli ve açıklamasında "-------- Numaralı faturanın" iade faturası olarak belirtilen e-faturaya/ iade faturasına ilişkin itirazların bildirildiğini ve iade faturasının aynen iade edildiğini ve davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı yanın haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının iddialarının haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.--------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 6.490,00 USD bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 28.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.09.2023 tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.Tarafların BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.Davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi için ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince alınan raporda özetle; davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, kendisinin düzenlemiş olduğu 122.655,16 TL tutarlı 01.03.2023 tarih ve---------- numaralı faturayı defterlerine işlediğini, davalı --------- Şti tarafından -------- nolu faturanın iade faturasıdır notu ile düzenlenen 10.08.2023 tarih ve--------- numaralı 6.490,00 TL tutarlı faturayı ticari defterlerine işlediğini, davalının 18.08.2023 tarih ve --------- numaralı 6.490,00 USD tutarlı faturayı ticari defterlerine işlemediğini, davacı tarafın 17.08.2023 tarih ve ---------- numaralı İADE FATURA tipi ile ---------- nolu faturanın iade faturasıdır notu 6.490,00 TL Tutarlı olarak iade faturası kestiğini bunu ticari defterlerine işlediğini davacının 31.12.2023 tarihi ile --------- Şti Unvanlı Cari Hesabının bakiyesinin 122.655,16 TL borç bakiyesi verdiğini ve davalıdan 122.655,16 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir. Davalı yanın defterlerini incelemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı şirketin defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı şirketin, ticari defter kayıtlarında, davacı şirketten 53.820.28 TL alacaklı durumda gözüküyor olsa da 53.820,28 TL alacak bakiyesinin davacı şirketin 6.490 USD tutarlı faturasının 122.431,90 TL üzerinden kayda alındığını, buna mukabil düzenlenen 6.490 USD tutarlı iade faturasının ise, düzenleme tarihindeki USD kuru nedeniyle 176.252,18 TL üzerinden kayda alınması nedeniyle oluşan kur farkından kaynaklandığını, dolayısıyla davacı şirketçe adlarına düzenlenen 6.490 USD bedelli faturaya karşılık, 6.490 USD tutarlı iade faturası düzenleyen davalı şirketin, davacı şirketten talep edebileceği bir alacağı bulunamayacağını, öte yandan davacı yanın faturaya konu hizmeti verdiğini ispatlayamadığını belirtmiştir.Dava faturaya dayalı başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davanın dayanağını oluşturan takibe konu edilen faturalarda yazılı hizmetin davalıya verilip verilmediği, davalının takip konusu faturalardan davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise kısmi ödeme sonrası ne kadar olduğu, takibe itirazın ve icra inkar tazminatı taleplerinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davacı, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez. Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı yanın dava konusu faturayı defterine işlediği ancak akabinde iade faturası düzenlemiş olduğu sabit olup burada ispat yükü üzerinde bulunan davacının, faturaya konu hizmeti verdiği ispatlaması gerekmektedir. Ancak davacının faturaya konu hizmeti verdiğine ilişkin somut delil dosyaya sunmadığı anlaşılmakla davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış olup yemine dayanmayan davacı yanın ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.Davalı yan her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; davacının açıkça kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.497,91 TL harçtan mahsubu kalan 1.765,91 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026