İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/680 E. 2026/593 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/680
Karar No
2026/593
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/680 Esas KARAR NO : 2026/593

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirket birden fazla otomobil markasının yetkili servis ve bayiliğini yaptığını, hasarlı araçların onarım işlemlerini kasko poliçelerini düzenleyen sigorta şirketleri ile yaptığını, bu kapsamda müvekkili şirket 17.06.2022 tarihinde davalı şirket ile hasar onarım sözleşmesi yaptığını, müvekkili şirket onarım işlemlerini yaptığı tüm hasar dosyasına ilişkin belgeleri sözleşmenin ilgili 6.01 maddesinde belirtilen şekilde, ilgili ekspere tüm bilgi ve belgeleri eksiksiz teslim ettiğini, teslim edildikten sonra eksper rapor kapanış süreçleri tamamlandığını, davalı şirket, ise bu süreçlerin tamamlandığını kabul ederek ödeme yapacakları tutar ve tarihleri mail yolu ile müvekkili şirkete ilettiklerini, belirtilen tarihlerde müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile taraflarından takip başlatıldığını, ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketi icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptali için dava şartı için İstanbul ... Bürosu 2025/... esas sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptal edilmesini, davalı şirket hakkında %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamını, davalı hakkında %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi, davacının iddia ettiği borcun tamamını ifa etmiş olmasına rağmen davacı haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili sigorta şirketinin kendisine 3.869.754,36 TL tutarında asıl alacağı olduğunu iddia ettiğini, müvekkili sigorta şirketi, davacıya olan borcunun tamamını ödediğini, davacının iddia ettiği yönde .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasında itirazlarının iptalini, icra takibinin devamına karar verilmesini, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, sebepsiz zenginleşmeye yönelik iyi niyetten uzak olan işbu davanın reddinin gerektiğini, davanın konusu ilâmsız icra takibine yapılan itirazın iptali iken, müvekkili sigorta şirketinin kendisine 3.869.754,36-TL tutarında bakiye asıl alacağı kaldığı yönünde iddiada bulunulduğunu, davacı vekilinin işbu isteğinin hukuki bir dayanağı olmadığını, SDDK’nın 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkil sigorta şirketinin temdit yetkisinin kaldırıldığını, müvekkili sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece müvekkili şirketin sorumlu olduğuna yönelik hüküm kurulacaksa dahi müvekkili şirketin mevcut durumu göz ardı edilmemesinin gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine herhangi bir hüküm kurulacaksa dahi işbu davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesinin gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacı tarafın davasının öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde müvekkili şirketin, davaya konu alacak talebi hakkında herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan İtirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık konusu, taraflar arasındaki 17/06/2022 tarihli hasar onarım sözleşmesi kapsamında dava konusu icra takibine dayanak olan fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, davacının bu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava konusu icra takibine konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizlerden oluşan alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilince ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize zamanaşımı itirazları ile icra takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. Duruşma ara kararı ile dosyanın mali bilirkişi ...'ya tevdi edilerek tarafların iddia ve itirazları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı denetlenerek, taraflar arasındaki 17/06/2022 tarihli hasar onarım sözleşmesi kapsamında dava konusu icra takibine dayanak olan fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, davacının bu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava konusu icra takibine konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizlerden oluşan alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor aldırılmasına karar verilmiş, dosya bilirkişi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda : "Davacı açısından: Taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesine dayandığı, davacı servis tarafından gerçekleştirilen onarım işlemlerinin hasar dosyaları açılarak, eksper raporları doğrultusunda ve davalı sigorta şirketinin onayı dahilinde yapıldığı, sözleşmenin 1.3. maddesi gereği eksper onayı olmaksızın onarım yapılmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından her bir alacağa ilişkin hasar dosya numaralarının sunulmuş olmasının, işlemlerin sigorta şirketinin bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştirildiğini gösterdiği, davacının davalı adına doğrudan düzenlediği faturalar yönünden yapılan incelemede; söz konusu faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura Senaryosu” ile düzenlenerek davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından bu faturalara Türk Ticaret Kanunu'nun 18'inci maddesi kapsamında süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu haliyle faturaların içeriklerinin kabul edilmiş sayılması gerektiği, bu kapsamda davacının davalı adına doğrudan düzenlediği faturalar nedeniyle takip tarihi itibarıyla 834.089,03 TL alacaklı olduğu, Davacının dava dışı üçüncü kişiler (sigortalılar) adına düzenlediği faturalar yönünden ise; her ne kadar faturalar doğrudan davalı adına düzenlenmemiş ise de, kasko sigortası uygulaması gereği hasar dosyalarının sigorta şirketi tarafından açıldığı, eksper tarafından hasarın tespit aylandığı ve onarım sürecinin sigorta şirketinin bilgisi ve denetimi dahilinde bu nedenle faturanın incü kişiler adına düzenlenmiş olmasının tek başına davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacının bu kalem yönünden 2.649.571,33 TL alacaklı olduğu, Bu itibarla, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplamda; 2.649.571,33 TL+834.089,03 TL = 3.483.660,36 TL tutarında alacaklı olduğu hesaplanmıştır. " şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda: taraflar arasında hasarlı araçların onarım işlemlerini kasko poliçelerini düzenleyen sigorta şirketleri ile yapılması işleri çerçevesinde 17.06.2022 tarihinde hasar onarım sözleşmesi düzenlendiği, davacı servis tarafından gerçekleştirilen onarım işlemlerinin hasar dosyaları açılarak, eksper raporları doğrultusunda ve davalı sigorta şirketinin onayı dahilinde yapıldığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı taraf her ne kadar icra takibine itirazda ve cevap dilekçesinde borçlu olmadıklarını ileri sürmüşler ve sair itirazlarda bulunmuşlar ise de, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının davalı adına doğrudan düzenlediği faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura Senaryosu” ile düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğinin belirlendiği, davalı tarafından bu faturalara Türk Ticaret Kanunu'nun 18'inci maddesi kapsamında süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu bağlamda faturaların içeriklerinin kabul edilmiş sayılacağı, davacının davalı adına doğrudan düzenlediği faturalar nedeniyle takip tarihi itibarıyla 834.089,03 TL alacaklı olduğu, davacının dava dışı üçüncü kişiler (sigortalılar) adına düzenlediği faturalar doğrudan davalı adına düzenlenmemiş ise de, kasko sigortası uygulaması gereği hasar dosyalarının sigorta şirketi tarafından açıldığı, eksper tarafından hasarın tespit edilerek onaylandığı ve onarım sürecinin sigorta şirketinin bilgisi ve denetimi dahilinde olduğu, üçüncü kişiler adına düzenlenmiş işbu faturaların davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacının bu kalem yönünden 2.649.571,33 TL alacaklı olduğu, netice olarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uyarınca, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplamda; 2.649.571,33 TL+834.089,03 TL = 3.483.660,36 TL tutarında alacaklı olduğu ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalıların mahkememizce benimsenen raporda yapılan hesaplama miktarı kadar itirazında haksız olduğu, her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de itirazlarının soyut nitelikte olduğu ve somut içerikli olmayan itirazlar yönünden ek rapor alınmasına gerek bulunmadığı kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın raporda belirlenen miktarlar üzerinden iptaline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan tespit dışında kalan fatura miktarı ile takip öncesi temerrüt olmadığı için yerinde görülmeyen işlemiş faiz miktarları yönünden fazla talebin reddine dair hüküm kurulmuştur. İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalılar, mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 3.483.660,36 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, 2-Belirlenen asıl alacağın % 20 si olan 696.733,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazla talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 237.968,84 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 46.736,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 191.231,87 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 46.736,97 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 47.439,87 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 12.482,90 TL (tebligat masrafı, müzekkere masrafı ve bilirkişi rapor ücreti) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 11.237,45 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 494.875,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 61.775,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 458,95 TL'sinin davacı taraftan, 4.141,05 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/07/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/680, K. 2026/593, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-680-e-2026-593-k-c56234b97f23