İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/668 E. 2026/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/668
- Karar No
- 2026/296
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/668 KARAR NO : 2026/296
....
DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR Y.TARİHİ : 08/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı .... arasında imzalanan Kredi Genel sözleşmeleri uyarınca söz konusu şirkete kredi açılarak kullandırıldığını, davalının ise sözleşmeyi kefil sıfatı imzalamyarak borcu üstlendiğini, borçlunun ödemelerini aksatması üzerine .... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide ve tebliğ edilmiş fakat ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini, hesabın kat'ı sonucu, bankanın uyguladığı temerrüt faizi oranı sözleşme maddelerine ve Bankanın faiz oranları ile ilgili genelgelerine uygun olduğunu, ihtarname ile tanınan sürede borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında .... sayılı dosyasına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak takibin borçlunun dosyaya vaki itirazı üzerine durdurulmuş ve taraflarınca dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının itirazlarının kötü niyetli olup tamamen zaman kazanmaya yönelik olduğunu beyan ederek, davalıların .... takip sayılı dosyası ile yürütülen takibe yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, takibin devamına, ayrıca davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarata yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkili aleyhine başlatmış oldukları icra takibine konu alacak likit olmamakla birlikte mükerrer alacakları için de takip başlatıldığını, bununla birlikte davacı tarafın icra talebine konu edilmeyen ve sair nitelikte olmayan taleplerini de işbu davaya konu ettiğini, davacı tarafın müvekkilini zarara uğratma saiki güttüğünü, müvekkillinin, takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca istenen faiz oranın da fahiş olup, müvekkilinin hak kaybı yaşamaması için huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile müvekkilleri lehine % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında ... ve teminat sözleşmesi akdedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 58.161.434,58.-TL asıl alacak, 879.161,29.-TL işlemiş temerrüt faizi, 43.958,07.-TL Bsmv, 9.602,28.-TL ihtarname olmak üzere toplam 59.094.156,22.-TL alacağın tahsili amacıyla 21/05/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine borçlular tarafından, ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faiz türüne, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde, itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca kredi tesis edilerek kullandırıldığı, muhataplardan diğerlerinin ise sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalanmasından ötürü borçtan sorumlu olduğu, kredi sözleşmesinin taraflarına verdiği yetkiye dayanılarak muhataba kullandırılan kredilerin kat edildiği, 31.07.2025 tarihi itibariyle, 57.624.117,40.-TL toplam borcun, ödemenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanan temerrüt faiz oranından işleyecek faiz, bsmv ve ihtarname masrafı ile birlikte tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesi, 923.450,00.-TL tutarındaki 73 adet çekin iadesi veya bankaya 1 gün içinde depo edilmesi, aksi takdirde haklarında yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiği görülmüştür. 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında; 07.12.2022 tarih ve 500.000.000,00.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, söz konusu sözleşmenin el yazısı ile davalı ... tarafından kefalet tarihine "07.12.2022", kefalet miktarına "500.000.000,00.-TL", kefalet türüne "müteselsil" yazarak müteselsil kefil olarak imzalandığı; 10.07.2024 tarih ve 1.000.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin asaleten imzalandığı, söz konusu sözleşmenin el yazısı ile davalı ... tarafından kefalet tarihine "10.07.2024", kefalet miktarına "1.000.000,00.-TL", kefalet türüne "müteselsil" yazarak müteselsil kefil olarak imzalandığı; Tarihsiz Genel Kredi Sözleşmesi'nin eki mahiyetinde düzenlenmiş Vinov Sözleşmesi ile kredi borçlusunun davacı banka nezdindeki ... nolu hesabına ek hesap limiti tahsis edildiği görülmüştür. 8. İpotek Bilgilerinin İncelenmesinde; A)...'ın mülkiyetindeki; .... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazına 08.03.2023 tarihinde 16600 yevmiye numarası ile 1. dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar 50.000.000,00.-TL tutarında ipoteği; ....nin banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği; ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazına 09.03.2023 tarihinde ... banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği; ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazına 09.03.2023 tarihinde 17088 yevmiye numarası ile 1. dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar 50.000.000,00.-TL tutarında ipoteği; .... banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği; .... banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği; B)....'nin mülkiyetindeki; A... nolu bağımsız bölümdeki taşınmazına 03.02.2021 tarihinde .... yevmiye numarası ile 1. Dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar 1.700.000,00.-TL tutarında ipoteği; .... banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği,; ....bağımsız bölümdeki" taşınmazına 06.03.2023 tarihinde 16118 yevmiye numarası ile 2. Dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar 50.000.000,00.-TL tutarında ipoteği; .... banka nezdinde açılmış açılacak doğmuş doğacak borçlarına karşılık ipotek ettiği görülmüştür. 9. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporun sonuç kısımlarında özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 07.12.2022 tarih ve 500.000.000,00.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, 10.07.2024 tarih ve 1.000.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, tarih atılmamış, Genel Kredi Sözleşmesi'nin eki mahiyetinde düzenlenmiş .... Sözleşmesi ile kredi borçlusunun davacı banka nezdindeki .... nolu hesabına ek hesap limiti tahsis edildiği, davalının söz konusu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı asıl borçlunun davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredileri ödememesi üzerine bu durumda kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca 31.07.2025 kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu ....'den ve TBK'nun 586. Madde'si ile taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nin Kefalet Hükmü başlıklı maddesine göre; davalı müteselsil kefil ...'dan olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacak tutarının, 57.376.068,86.-TL asıl alacak, 9.602,28.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 57.385.671,14.-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 10. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 11. Davalı vekili tarafından mükerrer icra takibi yapıldığına yönelik itirazda bulunulmuş olup, öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir. 12. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45/1. maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.” hükmünü içermektedir. 13. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun Müteselsil kefalet üst başlıklı 586. maddesinde ise; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 14. İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine dair bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla rehinle teminat altına alınan borç bakımından yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabilecektir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı borçlu kefil olup ipotekli taşınmazların yalnızca asıl borçlunun borcunu teminat altına almış olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan TBK'nın yukarıda açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına ve ipoteğin yalnızca asıl borçlunun borcunu teminat altına almasına göre, davalı borçlu hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabilecektir. Buna göre mükerrer bir takipten de sözedilemeyecektir. 15. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 16. Davalı borçlunun borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 17. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 18. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri'nin incelenmesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında imzalanan; 07.12.2022 tarih ve 500.000.000,00.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'ni ...'ın kefalet tarihini "07.12.2022", kefalet miktarını "500.000.000,00.-TL", kefalet türünü "müteselsil" yazarak imzalandığı; 10.07.2024 tarih ve 1.000.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'ni davalı ...'ın kefalet tarihini "10.07.2024", kefalet miktarını "1.000.000,00.-TL", kefalet türünü "müteselsil" yazarak imzalandığı görülmüştür. 19. Davalı ...'ın, 27.06.2022 tarih ve 10607 sayılı ....Gazetesi'nin 1103. sayfasında, asıl borçlu ....'nin şirket ortağı olduğu ve ortaklık yapısında değişiklik olmadığı tespit edildiğinden 07.12.2022 ve 10.07.2024 tarihli kefalet sözleşmesinde davalı tarafından verilen kefalete, eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı tespit edildiğinden; kefaletin TBK m. 583 hükmü ve 584 hükümlerine uygun olarak tesis edildiği görülmüştür. 20. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK "Borçlunun Temerrüdü" I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda; davacı banka tarafından, dava dışı.... ve davalı ...'a müteselsil kefil olarak keşide edilen ... UETS adresinde 05.08.2025 tarihinde okunduğu, ihtarda ödeme için verilen 1 günlük sürenin 06.08.2025 günü hitamı ile dava dışı asıl borçlunun 07.08.2025 günü temerrüte düştüğü (esasen elektronik tebliğlerde 5 gün sonra tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerekmekte); davalı kefil ...'ın 5 farklı adresine gönderildiği, adresi değişmiş/tanınmıyor açıklaması ile 06.08.2025 tarihinde iade edildiği, davalıya yapılan tebligatın sözleşme adresi olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde sözleşme adresine yapılan tebligatın geçerli kabul edileceği, buna göre asıl borçluya tebliğ tarihinden önce kefile temerrüt ihtarının tebliğ edilmiş olması sonucu ortaya çıkacağı bu durum dikkate alındığında davalı kefilin takiple birlikte temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. 21. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, ...’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 22. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'nin; "Faiz, Komisyon, Ücret, Masraf, Kur, Fon Kesintisi ve Vergiler" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının; "Bu Sözleşmeye dayanılarak Müşteriye açılacak kredilerin kullandırım ve geri ödeme aşamalarında uygulanacak faiz oranları, komisyon, ücret, masraflar ve diğer eklentiler Banka ve Müşteri'nin karşılıklı mutabakatı ile belirlenecektir." "Temerrüt Faizi ve Oranı" başlıklı maddesi altında ise temerrüt faiz oranının; "Müşteri'nin temerrüdü halinde Banka, vadesinde ödenmeyen anapara (nakde dönüşen gayri nakdi krediler dahil) ile hesaba tahakkuk ettirilmiş olan fakat zamanında ödenmeyen faiz, komisyon, ücret, masraf, fon kesintisi, vergi ve diğer eklentileri ister tahakkuk ettirildikleri hesapta, isterse ayrı bir hesapta takip edilsin, bunlardan oluşan meblağa, Banka'ca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden faiz uygulama yetkisine sahiptir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 23. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların ...na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir. .... Bu durumda bankanın sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekmektedir. 24. Yapılan değerlendirmede dava dışı şirkete kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı 6500913349 referans nolu İşletme İhtiyaç Kredisine ait olup, söz konusu kredinin akdi faiz oranının Geri Ödeme Planında % 46 olarak belirlendiği, en yüksek akdi faiz oranı olan % 46'nın % 50 fazlası alınarak hesaplanan %46x1,50=% 69 oranından temerrüt faizi talep edilebileceğinin hesaplandığı, bunun dışında temerrüt tarihinde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına ilişkin davacı yanca her hangi bir delil sunulmamış olduğu, yapılan tespitler doğrultusunda takip talebinde % 91 olarak talep edilen temerrüt faizi oranının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. 25. 5464 Sayılı Kanun'un 26. maddesinde; ...., azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar" hükmü uyarınca, Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'lerde açıklanan esaslar çerçevesinde belirlenmektedir. Buna göre; bankalar, .... tarafından belirlenen kredi kartı azami faiz oranlarının üzerinde faiz oranı uygulayamayacaktır. KMH faiz oranları ise ... tarafından 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)” ile ...’nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe tabi hale getirilmiştir. Dönemler itibariyle açıklanan faiz oranları incelendiğinde, 13.08.2025 takip tarihi itibariyle, kredili mevduat (Vinov hesap) için azami akdi faiz yıllık %57,00, gecikme faizi %60,60 olarak açıklanmış olup, davacı bankanın takip talebinde kredi kartı ve kredili mevduat için istenen %91 oranından temerrüt faizi talebinin ise Merkez Bankası tarafından açıklanan akdi/gecikme faiz oranından fazla istendiği tespiti ile hesaplamanın Merkez Bankası tarafından açıklanan oranlar üzerinden yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 26. Davacı bankanın kat ihtarı ile takip talebi birlikte incelendiğinde, kat tarihli bakiye borç tutarlarına, temerrüt tarihine kadar işlettiği akdi faizi kapitalize ederek asıl alacak talebinde bulunduğu anlaşıldığından, taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 27. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 07.12.2022 tarih ve 500.000.000,00.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, 10.07.2024 tarih ve 1.000.000,00 USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, tarih atılmamış, Genel Kredi Sözleşmesi'nin eki mahiyetinde düzenlenmiş ... Sözleşmesi ile kredi borçlusunun davacı banka nezdindeki ... nolu hesabına ek hesap limiti tahsis edildiği, davalının söz konusu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine, borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiği, borçlulara tanınan süre içerisinde borçların ödenmemesi üzerine, kefil aleyhine icra takibine başlanıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirket ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefilden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 28. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacılık konusunda uzman bilirkişice rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının; 57.376.068,86.-TL asıl alacak, 9.602,28.-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 57.385.671,14.-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 29. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu görülmekle, davanın kısmen kabulüne, ... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının iptali ile, davalı ... yönünden takibin 57.376.068,86.-TL asıl alacak ve 9.602,28.-TL masraf olmak üzere toplam 57.385.671,14.-TL tutarları üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
VI-HÜKÜM 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-.... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile, 3-Davalı ... yönünden takibin 57.376.068,86.-TL asıl alacak ve 9.602,28.-TL masraf olmak üzere toplam 57.385.671,14.-TL tutarları üzerinden devamına, nakdi krediden kaynaklanan 38.114.998,44.-TL’lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 69; ticari kredili mevduattan kaynaklanan 19.261.070,42.-TL'lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60,60 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine 4-Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 5-Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 57.385.671,14.-TL’nin % 20 oranında hesaplanan 11.477.134,22.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.920.015,20.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 332,50.-TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00.-TL yapılan toplam 8.332,50.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 8.091,60.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin giderinin red/kabul oranına göre 133,00.-TL’sinin davacıdan, 4.467,00.-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 10-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.629.856,71.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 11-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 257.187,91.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2026
Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"