İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/642 E. 2026/471 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/642
Karar No
2026/471
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/642 Esas - 2026/471 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/642 Esas KARAR NO : 2026/471

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin farklı ürün gruplarında satış yapan ve birçok farklı işletmenin tedarikçisi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten çeşitli ürünler satın aldığını ve karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin toplam 92.361,24 TL'lik borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya faturaya dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın ile müvekkili aralarında bu yönde hiçbir anlaşma olmamasına rağmen; müvekkili şirkete vade farkı faturası düzenlediğini, sonrasında da bu faturayı tahsil etmek için haksız bir icra takibi başlatıldığını, cari hesap tablosunda, toptan satış faturası olarak gözüken faturanın, aslında vade farkı faturası olduğunu, davacı müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiden doğan borcunu tahsil etmek için senet aldığını ve devamında bu senedin bakiye borcunun tahsili için müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, senet bir ödeme yöntemi olup davacı zaten vade farkı talep ettiği borcu senet ile tahsil ettiğini, müvekkillerinin bu senet borcuna ilişkin 130.000,00 TL ödemeyi haricen davacı tarafa yaptığını, söz konusu senet üzerinden bir vade farkı faturası düzenlemiş ve bu faturanın tahsili için de, işbu davaya konu, ayrı bir icra takibi başlatıldığını, davacı hem senet borcunun tahsili için açılan dosyada faiz işletmekte, hem bu senete dayalı olarak vade farkı faturası düzenlemekte hem de bu faturadan kaynaklı faiz talep ettiğini, davacı şirketin gerçek bir borç ilişkisi olmamasına rağmen kendi inisiyatifinde bir vade farkı faturası düzenleyerek; müvekkilinden haksız talepte bulunduğunu, davacının senet yoluyla tahsil ettiği ve devamında bu senedi icra takibine konu ederek faiz talep ettiği borca, ayrıca vade farkı faturası düzenlemesi ve bu yoldan da faiz işletmesi kötü niyetli olduğununu savunmuş davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. ....sayılı takip dosyası. İncelenmesinde; Alacaklı .... aleyhine 92.361,24 TL cari hesap alacağı, 5.234,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.595,47 TL 'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin 14.05.2025 tarihli dilekçesi ile takibi itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Taraflara ait BA/BS formları. 4. Bilirkişi raporu. Mali Müşavir bilirkişi 30.03.2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Tarafların ticari defterleri arasında farklılık var ise farklılık arz eden kayıtların tespiti ve dayanaklarının ibrazı hususuna ilişkin olarak, tarafların kayıtları arasındaki farklılıkların olduğu, farklıklara ilişkin açıklamalarımız uyarınca, davacının davalıdan alacağının, icra takip tarihi itibariyle 242.361,24 TL, dava tarihi itibariyle ise 264.322,10-TL olduğu, davacı yanın icra takip tarihi itibariyle alacağının 242.361,24-TL olmasına karşın, davalının yaptığı itirazın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 92.361,24 TL'lik ana para kısmının iptaline ve takibin aynı şartlarda devamına karar verilmesini talep etmiş olduğundan, talebin dikkate alınmasının uygun olacağı, takipte yıllık % 49,25 oranında avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de; icra takip tarihi itibariyle uygulanabilecek oranın % 44,25 olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, eldeki dava ile; taraflar arasında cari hesap alacağından kaynaklanan alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, alacaklı tarafından başlatılan icra takibine, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiş, davaya cevap dilekçesinde ise davanın reddini istemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (... Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davacı yanın ticari defterlerine göre, davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacağının 242.361,24 TL olduğu, 28.01.2025 tarihli toplan satış faturası 91.500,00 TL 'ye ilişkin "toptan satış faturası" açıklamasına yer verildiği, söz konusu alacak kaleminin satış faturası olmadığı, 2024 yılında vadesinde ödenmeyen faturalara ilişkin 28.01.2025 tarihli ve.... nolu 91.500,00 TL'lik vade farkı faturası olduğu, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda ise, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen 28.01.2025 tarihli ve .... nolu 91.500,00 TL'lik vade farkı faturasının davalı kayıtlarında yer aldığı, buna ilişkin iade faturası düzenlenmediği, bu bedele karşılık senet verilmiş gibi kayıtlarda yer verildiği, vade farkı faturasının davalı tarafından benimsendiği, davacın yanın , davalıdan icra takip tarihi itibariyle 242.361,34 TL alacaklı olduğu, davacı yanın icra talebinde alacağın dayanağı olarak cari hesap alacağı olarak gösterildiği, 91.500,00 TL'lik vade farkı faturası dikkate alınmadığında dahi, davacı yanın, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 150.861,24 TL alacaklı olduğu, davacı yanın icra takip tarihi itibariyle alacağının 242.361,24 TL olmasına rağmen, 21.03.2025 tarihi itibariyle 92.361,24 TL talep edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, taleple bağlılık ilkesi gereğince, davanın kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 92.361,24 TL asıl alacak üzerinden aynı miktar ve şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmediği başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 92.361,24 TL asıl alacak üzerinden aynı miktar ve şartlarla devamına, 2-İİK.67 maddesi uyarınca 18.472,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.309,20- TL harçtan peşin alınan 1.089,32-TL, harcın mahsubu ile bakiye 5.219,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 820,00- TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00-TL olarak yapılan toplam 8.820,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.792,22 ‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/06/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/642, K. 2026/471, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-642-e-2026-471-k-7c5d304845cd