İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/628 E. 2025/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/628
- Karar No
- 2025/844
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/628 Esas - 2025/844 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/628 Esas KARAR NO : 2025/844
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1- .... 2- ..., 3- ... ... ... 4-... 5-... 6- .... 7-... 8-... 9-.... 10- .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı tarafların, ..... Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3. Maddesi hükümleri çerçevesinde yapılan binanın risk tespiti başvurusu sonucunda ... Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün kararı ile "riskli yapı" kararı verilen ve kesinleşen Çankaya İlçesi, 5329 ada 2 parsel imara kayıtlı bulunan kargir apartmanın yıkımı ve yeniden yapımı ile ilgili olarak müvekkil şirket ve davalılardan ... ... ... ile ... 54. Noterliği'nin 17.05.2022 tarihli .... Yevmiye numaralı Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi tanzim edildiğini, ancak davalıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebi ile müvekkil şirket tarafından işe başlama tarihinde gecikme yaşandığını, geçen sürede yaşanan doğal afetler, mevzuat değişiklikleri, ekonomik koşulların öngörülemeyecek şekilde değişmesi sebebi ile yıkım işlemi gerçekleştirilmiş ise de bina yapımına başlanamadığını, bu sebeple davalı taraflara gönderilen ihtarnameler ile durumun anlatıldığını, gecikmenin davalılardan ve mücbir sebeplerden kaynaklanması sebebi ile davalılardan ek süre ve edimin ifasının tamamlanabilmesi için ödeme talep edildiğini, davalılar tarafından, taleplerimizin haksız ve kötü niyetli olarak kabul edilmemesi sebebi ile taraflar arasındaki Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı arsa sahiplerinin kusurlu davranışları, yükümlülüklerini yerine getirmemeleri ve mücbir sebepler nedeniyle ifası imkânsız hâle geldiği, sözleşmenin feshi sürecinin müvekkil şirketin kusurundan değil, arsa sahiplerinin ihmali ve kötü niyetli başvurularından kaynaklandığını, müvekkilin haklı ve makul taleplerinin karşılıksız bırakıldığı, proje sürecinde yapılan tüm teknik ve mali hazırlıkların boşa çıktığını, müvekkilin önemli maddi kayba uğradığı ve ticari itibarı zedelendiğini belirterek, Türk Borçlar Kanunu'nun 485. Maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından yapılan noter, hafriyat, proje, yıkım ve işçilik masrafları için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin, Türk Borçlar Kanunu'nun 485. Maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL menfi zararın, müvekkilin sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak yaşamış olduğu itibar kaybı sebebi ile 1.000.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davacı tarafın davasını Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olup işbu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, her ne kadar davacı taraf tüzel kişi olsa da sözleşmenin niteliği gereği iş müvekkilleri açısından ticari bir iş olmadığını, başka bir anlatımla TTK. 4. Maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olmadığını, yine bu maddede ticaret mahkemesinin görev alanına giren davalar arasında da sayılmadığını, bu hali ile mahkememizin görevsiz olduğunu, görevli mahkemelerin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek, görev yönünden usulden reddine karar verilmesini istemiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir. Davamızın taraflarından davalılar gerçek kişi olup tacir oldukları iddia edilmeksizin arsa malikleri olarak kendilerine dava yöneltilmiştir. Davanın diğer tarafı ise tacir olan bir limited şirket ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre, davalının tacir niteliği bulunmadığı gibi uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı anlaşıldığından, ve dava sözleşmeden kaynaklı alacak davası olup mutlak ticari dava da olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Neticede yukarıda açıklanan nedenlerle davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025
Katip ... E-İmzalıdır
Hakim .... E-İmzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.