Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5480 E. 2026/754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5480
Karar No
2026/754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/262 Esas, 2025/419 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Elmadağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/575 Esas, 2023/390 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...................... Mahallesi 64... , 6, 7, 10, 11... parsel sayılı taşınmazların davalı idare tarafından işgal edildiğini, herhangi bir kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, 5, 6, 11... numaralı parsellerin imar planında spor sahası olarak ayrıldığı, 7 ve 10 parsel sayılı taşınmazların fiili durumda kısmen stadyum, kısmen yol olarak kullanıldığını, taşınmazların arsa vasfında olduğunu, taşınmazlara kanuna aykırı olarak el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu parsellerin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde olduğu yeni imar planı için çalışmaların devam ettiğini, davacının sermayesi kamuya ait bir Devlet bankası olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma davası açmasının kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazların maliki olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayıyı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddenin uygulanması gerektiğini, taşınmazların idare mahkemesinde dava açılış tarihinden sonra satış işleminin yapıldığını, açılan davanın iş bu davanın devamı niteliğinde olduğunu, davanın konusuz kalması halinde mahkemece davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceğinden haklı davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların dava tarihinden önce üçüncü şahıslara satış suretiyle devredildiğinin tapu kayıtlarından anlaşılması ve adli yargıda sonradan açılan davanın idari yargıda açılan davanın devamı olduğuna dair yasal bir düzenleme de bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet nedeni ile reddine karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazları bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5480, K. 2026/754, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5480-e-2026-754-k-18a02cde5038