Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1524 E. 2026/4010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1524
- Karar No
- 2026/4010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2732 E., 2025/3035 K. DAVA TARİHİ : 22.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/31 E., 2025/285 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde hizmet sözleşmesi ile çalışmakta iken iş sözleşmesinin haksız ve önelsiz feshedildiğini, fesih sonrası açılan işe iade davasının müvekkili lehine sonuçlanarak kesinleştiğini ancak müvekkilinin işe başlatılmamasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, müvekkilinin ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğunu, hizmet süresinin bazı aylarında ücret ödemesinin de tam yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkil Şirket çalışanı olmadığını, dolayısıyla talep edilen alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fesih olgusuna dair kesinleşmiş olgular değerlendirilerek feshe bağlı alacaklara hak kazanılacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı ile herhangi bir iş ilişkisinin mevcut bulunmadığını, 2.Müvekkil idarenin asıl işveren olarak değerlendirilemeyeceğini ve alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, talep edilen alacaklara ilişkin davalının sorumluluğu ile alacakların ispatı ve hesap yöntemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.