İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/624 E. 2026/213 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/624
- Karar No
- 2026/213
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı müvekkil arasında akdedilen 4 ayrı sözleşme ile dava dışı bir kısım firmalara ve işletmelere (... A.Ş. ... ... A.Ş. ... Bölgesi - ... A.Ş. ... Bölgesi. - ... ... Çamur Yakma ve Enerji Elde Etme Tesisi) çevre yönetimi hakkındaki yönetmeliğe uygunluk ve çevre danışmanlığı hizmeti verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, işbu sözleşmelere göre verilecek hizmete mukabil davalı şirketin davacı müvekkile sözleşmelerin 6. Maddesine göre belirlenen ücretleri ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, sözleşmelerin imzalanmasına müteakip taraflarca sözleşmenin 8. ve 9. Maddeleri gereğince tarafların mücbir sebeple fesih bildirimi yapmaması neticesinde sözleşme ihtilaf tarihine değin yürürlükte kalmaya devam ettiğini, 2025 yılına girildiğinde ise ilgili sözleşmeler, davalı tarafın söz konusu hizmetleri almak üzere bir başka firma ile anlaşması üzerine mücbir sebep olmaksızın fiili olarak feshedildiğini, hal böyle olunca müvekkil firma tarafından ilgili 4 adet sözleşmenin 8. Maddesi gereğince davalı firmadan cezai şart talep etmiş ancak işbu talepte karşılıksız bırakıldığını, bunun üzerine ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. Numaralı dosyası üzerinden davalı firma aleyhine icra takibi ikame edildiğini, ikame edilen takibe davalı firmaca suiniyet itiraz edilmiş ve tarafınca ... Arabuluculuk Bürosunun 2025/ başvuru numaralı dosyası üzerinden arabuluculuk dava şartı yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk süreci anlaşmama olarak sonlandığını, hal böyle olunca mahkemenizde itirazın iptali davası ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, sözleşmenin 8. maddesi gereğince müvekkil firma cezai şart bedeline hak kazandığını, taraflarca imzalanan sözleşmelerin 8. Maddesi gereğince ''danışman veya işletme 30 gün önceden geçerli nedenle feshi ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebilir. Fesih tarihinden itibaren bir aylık süre içerisinde danışmanlık hizmeti devam edecektir. Mücbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi fesheden işletmeden 1 yıllık danışmanlık ücreti tanzim edilecektir.'' sözleşmeyi mücbir sebep göstermeksizin fesheden tarafın, sözleşmede belirtilen ücret tarifesi üzerinden karşı tarafa 1 yıllık ücret tutarında tazminat ödeyeceği kararlaştırıldığını, izah edildiği üzere davalı tarafça sebep göstermek bir yana fesih, mücbir sebep olmaksızın davalının bir başka danışman firmayla anlaşması suretiyle fiili şekilde gerçekleştirildiğini, bu fiilin sonuçları ise sözleşmede açıkça öngörüldüğünden müvekkil firmanın cezai şartın parasal sonuçlarına hak kazandığı aşikar olup 2024 yılı tarifesine göre ikame etmiş olduğumuz takibe binaen davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, çevre danışmanlık sözleşmeleri çevre bakanlığınca ayrı bir kütüğe kaydedildiğini, davalı firmanın fiili fesih yaparak kütüğe başka bir firmanın sözleşmesini kayıt ettirmesi müvekkil firmayı ifa imkansızlığına sokmuş ve davacı müvekkil firma mücbir sebep olmaksızın gerçekleşen fiili feshi bu yolla öğrendiğini, davalı tarafın fiili fesih yapmasına müteakip müvekkil firma ifa imkansızlığına düştüğünü, keza, taraflarca akdedilen çevre danışmanlık sözleşmeleri çevre bakanlığının kütüğüne tescil edildiğini, çevre danışmanlık firmaları ise işbu tescile binaen ilgili yerlerden sorgu ve işlem yapabildiğini, hal böyle olunca müvekkil firma fiili fesih sonrası davalı firma sebebiyle hiçbir işlemde yapamadığını, dolayısıyla davalı firmanın herhangi bir sebep belirtmeksizin sözleşmeyi bu şekilde fiili olarak feshettiği çevre bakanlığından yapılacak sorgu sonucu sübut olacak ve fiili feshin haksız olması sebebiyle müvekkil firmanın cezai şarta hak kazandığı görüleceğini, davalı firma aslen farkında olduğu ve farkında olmasına rağmen ödeyeceği bir alacağın var olacağını bilmesine rağmen sözleşmeyi fiili olarak feshettiğini, bu durumda davalı söz konusu cezai şartı ödeyeceğini bilmekle birlikte işbu takibe itiraz etmesi sadece süreci uzatma amacı taşımadığını, bu sebeple müvekkilin hakların güvence altına alınması adına mahkemenizden ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir talep ettiğini belirterek davanın kabulü ile ... 1. Genel İcra Dosyasının 2025/... E. Numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı firmanın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmeyi sona erdirme iradesi sözleşme serbestisi ilkesi ile haklı ve geçerli sebebe dayandığını, müvekkilinin sözleşme serbestisi uyarınca , hizmet gereksinimleri ile ilgili istediği firma ile sözleşme akdetme ve hizmet satın alma serbestisi bulunduğunu,TBK m. 26 – taraflar, kanunun emredici hükümleri sınırında her türlü sözleşmeyi yapabiliğini, özgürce kurulan bir sözleşme ilişkisi, aynı özgürlükle sonlandırılabildiğini, bu ilke, “belirli veya belirsiz süreli sözleşmelerin haklı sebeple feshedilmesi” (TBK m. 113, 430) düzenlemeleriyle de uyumlu olduğunu, hizmet/vekalet niteliğindeki uzun süreli danışmanlık sözleşmeleri, belirsiz süreli borç ilişkisi olarak nitelendirilir; bu sözleşmeler “makul süreli bildirimle” her zaman sona erdirilebildiğini, (TBK m. 430, m. 512), müvekkili ile davacı şirket arasındaki sözleşme ilişkisi makul süre öncesinde sözlü olarak bildirilmek suretiyle sonlandırıldığını, tarafların “… gerekirse sözlü, gerekirse yazılı olarak” teamülüyle uzun yıllardır iş görmesi, teamül ve dürüstlük kuralı (TBK m. 2) gereği sözlü bildirimin de geçerli sayılmasını desteklediğini, davacı şirket, sözleşmenin sona ermesi beyanı sonrası hizmet sunmaya devam etmemiş, bu hususu zımnen kabul ettiğini, davacı şirket, fesih tarihinden sonra hiç hizmet sunmamış olup karşı edim gerçekleşmeden davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak bir yıllık ücret talebinde bulunması, TBK m. 125 vd. uyarınca sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, kaldı ki; TBK m. 179/1: Cezai şart “borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâline” bağlanabilir olduğunu; karşı edim sunulmaksızın topyekûn bir yıllık ücret talebi, “ifa yerine ceza” amacını aşarak sebepsiz zenginleşmeye (TBK m. 77 vd.) yol açar olduğunu, davacı taraf sözleşme süresince sözleşmeye aykırı fiilleri ve müvekkilinin hizmet gereksinimlerini karşılayamaması sebebiyle sözleşmenin sona ermesine sebep olduğunu, sözleşme m. 5/2‑a‑b uyarınca davacı her ay sahada bulunarak aylık faaliyet raporu düzenlemekle yükümlü olduğunu, 2024 Ağustos–2025 Mart arasında raporlar ...’da ofiste hazırlanıp kargo ile gönderilmiş; tesis ziyareti yalnızca “üç ayda bir” yapıldığını, davacı, danışmanlık bedeli dışında “atık beyan düzeltme danışmanlığı” adı altında fahiş ek ücretler talep etmiş, kendi faturalarının fazla tahakkuk ettiği ortaya çıkınca mahsuplaşma yapıldığını, bu ihlaller haklı ve/veya geçerli, fesih sebebidir; davacının cezai şart talebinin dayanağı bulunmadığını, davacı tarafın cezai şart istemi haksız ve fahiş nitelikte olduğunu, davacı tarafından tek taraflı hazırlanan “fesih bildirimsiz olursa 1 yıllık ücret cezai şart” hükmü, tacirler arasında dahi TBK m. 182/2 ve TTK m. 22/6 ışığında fahiştir; hâkim tarafından indirilebilir veya tümden hükümsüz sayılabildiğini, ayrıca bu hüküm, tarafın sözleşme serbestisi kapsamında “sözleşmeyi feshetme özgürlüğünü fiilen imkânsız kılacak” ölçüde ağır olduğu için de geçerli kabul edilemediğini, Türk Borçlar Kanunu gereği , emredici hükümlere aykırı, ahlâka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı hükümler geçersiz olduğunu (TBK m. 27), davacının, yıllarca eksik hizmet verip sonrasında “ihbarsız feshe dair” fahiş miktarda yüksek cezai şart talep etmesi, TMK m. 2’deki dürüstlük ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğunu, belirsiz süreli iş ilişkisinin feshi için doktrinde kabul edilen makul ihbar süresi tarafların iş hacmi, ilişkinin süresi ve sektörel teamüllere göre hakimce takdir edilir; bu sürenin ötesine geçen cezai şart düzenlemeleri geçersiz olduğunu, davacının danışmanlık asgari tarifesi yıllık değiştiğinden , sözleşmede tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmü “meçhul bedel” niteliğinde olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla likit alacak oluşmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacının şartları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı taraf aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER: ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası, Çevre Yönetim Hizmeti Alım Sözleşmeleri, ... İl Müdürlüğü yazı cevabı, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce,... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine,10/02/2025 tarihinde, Çevre Yönetim Hizmeti Alım Sözleşmelerine aykırılıktan doğan cezai şart alacağına yönelik toplam 1.320.816,00-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 12/02/2025 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar da incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bu kapsamda 01/12/2025 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasında; ... A.Ş. ... işletme adresi için 1 yıl süreli 01.02.2023 başlangıç tarihli, ... A.Ş. ... işletme adresi için 1 yıl süreli 01.03.2023 başlangıç tarihli, ... ... Yataklı Çamur Yakma Ve Enerji Elde Etme Tesisi işletme adresi için 1 yıl süreli 01.01.2023 başlangıç tarihli, ... A.Ş. ... işletme adresi için 1 yıl süreli 01.02.2023 başlangıç tarihli, Çevre Yönetimi Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca Çevre Yönetimi Hizmeti alımına dair Sözleşme imzalandığı, takip konusu alacağın taraflar arasındaki sözleşmelere aykırılık iddiasından kaynaklı cezai şart alacağına yöneliktir. Taraflarca imzalanan sözleşmelerin 8. Maddesi gereğince; ''DANIŞMAN veya İŞLETME 30 gün önceden geçerli nedenle feshi ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebilir. Fesih tarihinden itibaren bir aylık süre içerisinde danışmanlık hizmeti devam edecektir. Mücbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi fesheden işletmeden 1 yıllık danışmanlık ücreti tanzim edilecektir." 9. Maddesinde; "Bu sözleşme l yıl (süre) için geçerlidir. Sözleşme süresinin bitiminde, tarafların aksine bir başvurusu olmadığı sürece sözleşme metni aynı şekilde geçerli sayılarak(sözleşmenin ücret kısmı hariç) devanı edecektir." düzenlendiği görülmüştür.TBK.m.179/I uyarınca, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere cezai şart vaat edilmiş ve aksi de sözleşmede öngörülmemiş ise alacaklı ya sözleşmenin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Dosya içerisinde yer alan ... İl Müdürlüğünün 07.11.2025 tarihli yazı cevabı ile, davacı şirket tarafından en son Aralık/2024 döneminde hizmet sunulmuş olduğu, sözleşme hükmü kapsamında, taraflarca 30 gün önceden geçerli nedenle feshi ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmenin feshedilmediği ortada olup, davalı şirketin Ocak/2025 döneminde başka bir firmadan hizmet aldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından fiilen sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın sözleşme süresince sözleşmeye aykırı fiilleri ile gereksinimleri karşılayamadığı, sözleşme uyarınca sahada bulunularak aylık faaliyet raporu düzenlenmediği, danışmanlık bedeli dışında fahiş ek ücretler talep edildiği gerekçesi ile sözleşmenin sona ermesine sebep olduğu iddia edilmişse de, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafça düzenlenen faturalar davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafın itirazının bulunmadığı, dosya kapsamına göre davalı iddialarının yazılı delillerle ispat edilemediği, taraflar arasındaki sözleşme ile açıkça mücbir sebep göstermeksizin sözleşmenin feshi halinde 1 yıllık danışmanlık ücretinin tazmin edileceğinin kararlaştırıldığı, basiretli tacir olan tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu dikkate alındığında davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmelerin 6. maddesi ile, ücretin Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik m.17 hükmüne göre asgari ücret olarak belirlenmiş olduğu, buna göre 2025 yılı için () Çevre Danışmanlık Hizmet bedeli olarak Aylık 110.068,00 TL olup, davalının 12x110.068,00 TL= 1.320.816,00-TL 1 yıllık danışmanlık ücretinden sorumlu olduğu kanaati ile, Mahkememizce davanın kabulü ile, davalının ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte DEVAMINA, 2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 264.163,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 90.224,94-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.952,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 74.272,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 202.914,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 16.655,06-TL harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 153,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 21.808,56-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2026
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır