İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/623 E. 2025/822 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/623
Karar No
2025/822
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/623 Esas - 2025/822 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/623 KARAR NO : 2025/822

HAKİM : .... KATİP :....

DAVACI : 1- ... ... . VEKİLLERİ : Av. .. Av. ... DAVACILAR : 2- .... 3- .... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025

Mahkememize açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle, ... . ... Adi Ortaklığı (... Adi Ortaklığı” veya ... ile birlikte “Müvekkil Şirketler”) ... Kömür İşletmeleri Kurumu (“Davalı Kurum” veya “TKİ”) uhdesinde bulunan 75153 sayılı ruhsat sahası içerisinde “19.09.2011 Tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında madencilik faaliyetleri yürütmeye başladığını, ... ile davalı arasında Ruhsatın ve İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca ...'ın TKİ'ye ait sahada yeraltı madencilik faaliyetleri yürütmeye başladığını, sözleşmeler kapsamında madencilik faaliyetleri devam ederken proje sahasında çeşitli madencilik çalışmaları nedeni ile ortaya çıktığı belirtilen bazı tasmanlar dolayısıyla Davalı Kurum tarafından re'sen çeşitli kamulaştırma kararları alındığını, davalı kurumun, tesis etmiş olduğu söz konusu kamulaştırma kararları dolayısıyla ortaya çıkan maliyetlerinin tamamını ... Adi Ortaklığı veya ...'a yükleyerek müvekkili şirketlerin sözleşme kapsamındaki hakedişlerinden kesme veya ayrıca fatura etme yoluna gittiğini, bu tür bir uygulama ve kamulaştırmaya ilişkin tüm maliyetlerin müvekkili şirketlere yüklenmesi yoluna gidilmesinin davalı ile müvekkili şirketler arasındaki sözleşmelere ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketlere izafe edilecek bir kusur yahut haksız bir fiil söz konusu olmadığını, ilgili zarar iddiaları ile müvekkili şirketlerin fiilleri arasında uygun illiyet bağı olmadığını, mülkiyeti davalıya ait olacak arazilerin kamulaştırma bedellerinin müvekkili şirketlere yansıtılmasının hukuka aykırı olacağını, davalı kurumun kamulaştırma faaliyetlerini taraflar arasındaki sözleşmeye ve kanunun açık hükümlerindeki usule aykırı şekilde gerçekleştirdiğinden bu bedellerin müvekkili şirketlere yüklenemeyeceğini, bu nedenlerle davalı tarafından kamulaştırmalar gerekçe gösterilerek Müvekkil Şirketlerin hakedişlerinden kesinti yapılmasına yönelik işlemlerin hukuka aykırı olduğunun ve iddia edilen tasmanlar nedeniyle Müvekkil Şirketler'in sorumlu olmadığının tespitine, hukuka ve hakkaniyete aykırı işlemler dolayısıyla yapılan kesintilerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporunda tespit edilecek nihai rakama göre artırılmak üzere, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000 Türk Lirasının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle, davacı tarafın dava dilekçesinde genel olarak müvekkili tarafından maden sahası ve çevresinde yapılan kamulaştırma işlemleri bedellerinden kendilerine yükletilemeyeceğini, kamulaştırmaya sebep unsurlardan kendilerinin sorumlu olmadığını, şahsi hak sahibi olmalarından sebep daha sonra Kurum uhdesinde kalacak araziler için bir bedel ödemelerinin hukuksuz olduğunu iddia ettiğini, iddia edilen hususların sözleşme, protokol ve ek şartnamalere tümüyle aykırı olmakla sözleşme şartlarından kaçınmak amacını güttüğünü, firmanın 01/06/2023 tarihine kadar olan alacaklarından protokol kapsamında feragat ettiğini belirttiğini, firmadan tahsil edilen kamulaştırma bedelleri bu tarihten önce açılan (2021-2022 yılları) kamulaştırma davalarından kaynaklanmakta olup bu tarihten sonra ayrıca bir kamulaştırma işlemi veya dava açılmadığını, daha önce açılan ve feragat edilen dava dosyasının dosyaya kazandırılması gerektiğini, davada talep edilen kamulaştırma bedellerine ilişkin kesin hüküm itirazımız bulunduğunu, davacı tarafın yapılan kamulaştırılan sahalarda kamulaştırmaya sebep hususların kendi kusurlarından kaynaklanmadığını, kusur olmadığı halde kamulaştırma bedellerinin kendilerine yansıtılamayacağını, arazilerin ruhsat sahası dışında olduğunu, kendi sorumluluk alanlarında olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava,; Taraflar Arasında İmzalanan Sözleşmelerden Kaynaklanan Davacıya Yansıtılan Kamulaştırma Bedelinin İadesi Ve Bu İşlemlerin Haksız Olduğunun Tespiti İstemine İlişkindir. Yargıtayın istikrar kazanan uygulamasında (YHGK nun 11.10.2006 Tarih E.2006/11-617, K.2006/642, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 05.07.2017 Tarih E. 2017/6471,K.2017/11091 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi ); Rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda sözleşme hükümleriyle 3213 sayılı Maden Kanunun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev hususu 6100 sayılı H.M.K. nun 114/1-c Maddesinde dava şartı olarak sayıldıktan sonra, Usul Kanunun 115/1 Maddesi gereğince, davanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece de re sen gözetileceği bildirilmiş, 114/2 Maddede ise Mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar vereceği öngörülmüş olup taraflar arasındaki ihtilaf 21/09/2018 tarihli rödovans sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu tarz sözleşmeler ürün kira sözleşmesi niteliğinde olup, davacının rödovans sözleşmesinden kaynaklı taleplerine yönelik açtığı davada uyuşmazlık konusu olduğu belirtilen hususların tespiti ve değerlendirmesinin sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya SULH HUKUK MAHKEMESİ görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025

Katip ... ⌞ e-imzalıdır⌝

Hakim .... ⌞ e-imzalıdır⌝

*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/623, K. 2025/822, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-623-e-2025-822-k-182e61409c2d