İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/603 E. 2026/418 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/603
Karar No
2026/418
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/603 Esas - 2026/418 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/603 KARAR NO: 2026/418

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 K.YAZIM TARİHİ : 16/07/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, Kahramankazan İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; müvekkilinin davacıya iddia edilen şekilde bir borcunun bulunmadığını, defterler incelendiğinde bu hususun görüleceğini, davacının müvekkiline kestiği 17 adet fatura kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin kayıtlarına girmişse de faturaların bir kısmına karşı davacının icra takibine geçilmeden önce müvekkili tarafından 31.05.2024 tarihli 271.920,00TL tutarlı ..... numaralı iade faturasının kesildiğini ve elektronik ortamda gönderildiğini, 03.06.2024 tarihinde e-mail üzerinden davacıya bildirildiğini, davacı tarafından cevap verilmediği gibi red de yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı ile müvekkili arasında yapılan hakkedişlerde bir takım kesintiler bulunduğunu, davacının itiraz etmediği ve kendi yaptığı hakediş kapaklarında bu kesintilerin görülmekte olduğunu, bu kesintilerin cari hesaptan davacı tarafından düşülmesi gerektiği, ancak davacının düşülmediğini düşündükleri kesinti kalemlerinin sanki alacaklıymış gibi müvekkiline takip başlamasına sebep olduğunu, oysa ki yapılan kesintilerin eser sözleşmesi kapsamında şantiye giderleri gereğince ve iki taraf arasındaki sözleşmeye istinaden yapıldığını, bu nedenle müvekkilini ticari defter kayıtları ile hakedişler, ödeme dekontları gibi belgelerin davacının alacaklı olmadığını göstereceğini, belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı tarafından işin içeriğinden ve sözleşme ile işin genel uygulama şartlarından, projeye aykırı imalattan bahsedilmediğini, ancak söz konusu iş ve sözleşme gereği davacının da kusurlu ve kesik davranışları bulunduğunu, işin teknik imalat detayına girilmesinin de gerektiğini, bu nedenle tanık bildirmenin gerekli olduğunu, tanıklarının beyanları ve bilirkişi incelemesi yapıldığında gerçeklerin ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023-2024 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan 29/12/2023 tarihli bilirkişi raporu, davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 24/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından ibraz edilen 2023 yılı ticari defterlerinin (yevmiye, kebir, envanter) açılış/kapanış tasdikleri ile kayıt düzeni yönünden yapılan incelemede; defterlerin TTK m.64-66 ve VUK m.215-226 çerçevesinde şeklen usulüne uygun tutulduğu tespit edildiği, ticari defterlerin delil niteliği bakımından HMK m.222 uyarınca, defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için usule uygunluk yanında kayıtların karşılıklı doğrulanması ve diğer taraf defter durumunun da değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda davalı defterleri sunulmadığından, davacı defter kayıtlarının HMK m.222 kapsamında davacı lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususunun, dosyanın tüm delilleri ile birlikte Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, takip tarihi 04/06/2024 itibariyle; icra dosyasında “toplam alacak” 576.430,14TL görünmekte ise de, davacı tarafından beyan edilen 440.000TL asıl alacak tutarının hangi fatura(lar)a/hangi cari hesap bakiyesine dayandığını ve 576.430,14TL'ye hangi ara kalemlerle (asıl alacak-işlemiş faiz-masraf vb.) ulaşıldığını “gösteren denetlenebilir bir uzlaştırma/hesap cetveli dosyada mevcut olmadığı, bunun yanında, davacı defter ve kayıtlarında; 20/12/2023 kayıt tarihi itibariyle 1.998.211,62TL ve 31/12/2024 kayıt taril iyle 739.080,00TL tutarlarında davacı lehine cari hesap bakiyesi bulunduğu tespit edilmiş olup, söz konusu bakiyelerin hiçbirinin takipte ileri sürülen 440.000,00TL asıl alacak tutarı ile birebir uyuşmadığı, bu durum, takip tarihi itibariyle alacak hesabının; fatura toplamları, tahsilatlar, iade/mahsuplar ve cari hesap bakiyesi arasında kalem bazında izlenebilir biçimde kurulmuş bir hesap dökümü ile tevsik edilmediği, nitekim ticari defter ve kayıtların delil değeri ve uyuşmazlık bakımından hükme esas alma bilirliği, ilgili mevzuat uyarınca yalnız şekli uygunlukla sınırlı olmayıp, uyuşmazlık konusu alacağın belge ve kayıtlarla denetlenebilir şekilde ortaya konulmasını gerektiği, somut olayda, 440.000 TL asıl alacak tutarının kaynağı ve takip tutarına dönüşüm adımları mevcut belge ve kayıtlar ile doğrulanamadığından, takip tarihi itibariyle “varsa davacı alacağının” kesin ve hesaplanabilir biçimde tespiti mümkün olmadığı, bu itibarla, hükme esas tespit yapıla i için; davacı taraftan 04/06/2024 takip tarihi itibariyle tarih kesitli cari hesap ekstresi 440.000,00TL'yi oluşturan fatura bazlı kapanış (kapama/mahsup/tahsilat eşleştirme tablosu ile 576.430,14TL toplam alacağın kalem dökümünü (asıl alacak-işlemiş faiz-masraf) gösterir hesap cetvelinin ve dayanak belgelerinin mahkemeye ibrazı gerektiği belirtilmiştir. Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve davalı kayıtlarını incelenmesi neticesinde; davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyası kapsamında, 04.06.2024 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 440.000,00TL asıl alacak ile 136.430,14TL işlemiş faiz toplamından oluşan 576.430,14TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, tarafların dosya kapsamındaki 2023 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların formlarda karşılıklı alış-satış olarak yer aldığı, 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formları açısından davalının formlarından tespit yapılamadığı, ancak davacı formlarında davacı faturaları açısından davalının karşıt alış, davalı faturası için karşıt satış olarak yer aldığı, davacı defterlerinin incelendiği dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davacı kayıtlarından net bir tespitin yapılamadığının anlaşıldığı, davalı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davalının davacı ile olan ticari ilişkisini gösteren birleştirilmiş muavin hesap hareketleri kapsamında davacı hak edişlerinden kesilen ve ...... nolu hesaba aktarılan teminatlarda dahil icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye 426.587,26TL borçlu olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 06.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 12.06.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Kahramankazan .....AHM'nin ......E-....K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. Davacı yan taraflar arasında plazma kesim ve support imalatından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana faturalar tanzim edildiğini, faturalar sebebiyle cari hesap alacağı bulunduğunu, cari hesap alacağı için takip başlatıldığını iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise bir kısım faturaların kabul edilmeyerek iade faturası düzenlendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 ve 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2023 yılında 21 adet belge karşılığında KDV hariç 3.223.559,10TL tutarında mal/hizmet satışı, 3 adet belge karşılığında KDV hariç 496.110,31TL tutarında mal/hizmet alışı, 2024 yılında 2 adet belge karşılığında KDV hariç 615.900,00TL tutarında mal/hizmet satışı, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 226.600,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça ise davacı adına 2023 yılında 21 adet belge karşılığında KDV hariç 3.223.559,10TL tutarında mal/hizmet alışı, 3 adet belge karşılığında KDV hariç 496.110,31TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, 2024 yılına ilişkin bildirim bulunmadığı, 2023 yılına ilişkin bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarından, davacı kayıtlarının taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti için yeterli ve net olmadığı, davalı kayıtlarından ise davacının 426.587,26TL alacaklı olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir. Düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlar yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağından kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; incelenen davalı ticari defter ve kayıtlarından ve taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere taraflar arasında plazma kesim ve support imalatından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim edildiği, davalının da bu faturalar karşısında ödemeler yaptığı, taraflarca düzenlenen faturaların vergi dairesine taraflarca bildirildiği, incelenen kayıtlar ve vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişki yönündeki iddiasını ispatladığı, davalı yanın defter ve kayıtlarına göre davacının tespit edilen 426.587,26TL alacağı karşısında davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, kendi kayıtlarına göre davacıya borçlu olduğu, bu itibarla davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin 2024/1032 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 426.587,26TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 426.587,26TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 85.317,45TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 426.587,26TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 426.587,26TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 85.317,45TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 29.140,17TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.961,84TL harcın mahsubu ile bakiye 22.178,33TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 2.664,18TL'sinin davalıdan, 935,82TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 6.961,84TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.450,24TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 663,50TL tebligat ve posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.663,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 11.591,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 68.253,96TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2026

Katip ..... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/603, K. 2026/418, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-603-e-2026-418-k-e039f93039bc