İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/586 E. 2026/755 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/586
Karar No
2026/755
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/586 Esas KARAR NO : 2026/755

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalının Yetkiye yönelik itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. Zira davalı şirket ile müvekkil arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesinin 8.6. Maddesinde " İşbu Sözleşme Türk Hukuku’na tabi olup, işbu Sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmü ile Sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme ve icra daireleri yetki sözleşmesi ile belirlenmiştir. Diğer taraftan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun yetkiyi düzenleyen 50. maddesinin 1. fıkrasına göre, para ve teminat borçlarına dair icra takiplerinde yetkili icra dairesi, 6100 sayılı HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. 6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu hüküm de özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Sözleşmenin yerine getirileceği yerin tarafların açık veya örtülü olarak belirlenmediği durumlarda, şayet borç bir para borcu ise sözleşmenin ifa edileceği yer 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre belirlenecektir. Bu maddeye göre, borç bir miktar paradan ibaret ise ödeme, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde yapılır. Para borçları kural olarak götürülecek borçlardandır. Aynı zamanda para borcunun kaynağı önemli değildir. Para borcunun kaynağı, sözleşme olabileceği gibi, haksız eylem veya sebepsiz zenginleşme veya başka bir neden de olabilir. Bu durumda, 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca bir para borcunun alacaklısının kendi yerleşim yerinde dava açmasında (yani Müvekkil şirketin merkezin bulunduğu İstanbul mahkemelerinde (veya 2004 sayılı Kanun’un 50. maddesi belirlemesiyle icra takibi başlatmasında) bir usulsüz bulunmamaktadır. Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 1 adet tüketim (yekdem farkı)faturası ve 1 adet cayma bedeli faturasının ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Davalı borçlu,02/05/2025 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durmuştur. Davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin, davalı borçlu şirketten olan dava konusu alacağı, davalının sözleşme taahhüdü süresi içinde tedarikçi değişikliği yaparak portföyden çıkması sebebiyle davalıya haklı sebeple yansıtılan cayma bedeli alacağından ve yekdem farkı fatura bedeli alacağından kaynaklanmaktadır. Borca ve icra takibine konu faturalar sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlenmiştir. Söz konusu fatura bedelleri davalı tarafından halen ödenmemiştir. Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu .. İli, ... İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ...A.Ş. tarafından okunmaktadır. Bu okumalara dair veriler ...'a bildirilmekte ve...'tan müvekkil şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırılmaktadır. Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalı-borçlu tarafından ödenmeyen faturalar aşağıda bildirilmiştir. Takibe konu edilen faturalardan 1.918,06-TL bedelli fatura ise yekdem farkı faturasıdır.Yekdem Farkı: İlgili dönemin tüketim hesaplamasında kullanılan tahmini yekdem bedeli ile gerçekleşen yekdem bedeli arasında oluşan farka istinaden hesaplanarak, bir sonraki döneme yansıtılır.(sözleşme md 5.2.b) ...'tan alınan sayaç değerleri davalı tarafın imza ettiği sözleşmeye göre faturalandırılmıştır. Buna ilişkin olarak ...A.Ş.den ve ...'tan talep edilecek sayaç okuma ve PMUM kayıtlarının incelenmesi ile davalının itirazlarının haksız olduğu anlaşılacaktır. 27.318,90-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklanmaktadır.Elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlenmiştir.Borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve PTF Küçük % 15 24 AY tarife paketi süresi içinde tedarikçi değişikliği sebebiyle sözleşme feshedilmiştir. Davacının PTF Küçük %15 sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebileceği sözleşmede hüküm altına alınmıştır.(md 6.4 ve devamı maddelerde) Cayma bedeli ve cezai şart şeklinde isimlendirilen kurum gerek mevzuatta gerekse Yüksek Mahkeme kararlarında kabul edilmiş bir kurum olup tarafları tacir sıfatına haiz olan sözleşmelerde zamanın ve piyasanın gereği olarak haklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak davalı, basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin, PTF Küçük %15 tarife paketi kullanım şartlarının ilgili hükmü ile bağlı olmasına rağmen faturalarını ödemeyerek itiraz etmektedir. Taahhüde uyulmaması halinde de "Cayma Bedeli"nin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterilmiştir. Söz konusu hüküm, tacir sıfatıyla olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu değildir. Zira müvekkil şirketin, takibe konu abonelik sözleşmesi ve eklerinin müşteriye sunduğu avantajlar karşılığında karşı taraftan beklenen aboneliğin belirlenen zaman dilimi süresince sürdürülmesidir. Bunun aksinin düşünülmesi sözleşme edimlerinde eşitsizliğe ve dengesizliğe sebebiyet vereceği Sayın Mahkemenizin de takdiridir. Davalı tarafın edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan ve müvekkil şirketin zarara uğramasına sebep olan eylemi ve bu eylemi hali hazırda savunuyor oluşu, hak ve sorumluluklarını bilen basiretli tacir sıfatı ile bağdaşmamaktadır. TTK. m.18/2 gereğince her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmek zorundadır. Dolayısıyla tacir borçluların tacir olmayan borçlulara göre hukuki ilişkilerinde daha dikkatli ve özenli olmaları kendilerinden istenir ve beklenir. Bu çerçevede tacir borçluların kendileri aleyhine belirlenen cezai şartın miktarı konusunda bunun sonuçlarını önceden tam anlamıyla takdir ve kabul edecekleri varsayılır. Bu hususu dikkate alan kanun koyucu tacir borçlular bakımından özel bir düzenleme getirmiştir. Konuyu düzenleyen TTK m.22, "Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121'inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." hükmünü taşımaktadır. Görüldüğü üzere kanun koyucu fahiş olması sebebiyle borçlunun cezai şartın indirilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenleyen yasal hükümlerin, tacir sıfatına sahip borçlular bakımından uygulanmayacağını kararlaştırmış ve böylece TBK m.182/3'e istisna (istisnanın istisnası) getirerek tacir borçlular bakımından sözleşme özgürlüğü ilkesine geri dönmüştür.Davalı şirketin davaya konu sayacı PTF Küçük %15 24 ay tarifesinden hizmet aldığını ve dönem içerisinde; sözleşmenin mali hükümler bölümünün 5.2 maddesinde tüketim faturaları belirtilen hesaplama yöntemine istinaden oluşturulmaktadır. Davalı, müvekkil şirket tarafından sms ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim almış, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödememiştir. Sayın Mahkemenizce müvekkil şirketten faturaların borçlulara iletildiği sms ve e-posta kayıtlarının celbini talep ederiz. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Elektrik abonelik sözleşmesinin 5.6. Maddesine göre "...ABONE’nin faturaya itiraz süresi, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün olup, faturaya itirazı, ödeme yükümlülüğünü durdurmayacak veya ortadan kaldırmayacaktır." şeklindedir. Ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Takip konusu fatura gereği, davacı müvekkil şirket davalıdan alacaklıdır. Sayın Mahkemenizce kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde, alacağın varlığı ve miktarı sübut bulacaktır. Zira borcun ödenmemiş olduğu şirket kayıtlarımız, banka kayıtları ile sabittir ve bilirkişi incelemesi yapıldığında açıklığa kavuşacaktır. Taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 5.6 maddesi gereği ''Faturada belirtilen son ödeme tarihinden sonra yapılan ödemeler için Cerean tarafından günlük bazda ve faturalarda belirtilen oranda gecikmeli gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanır.Uygulamadaki güncel gecikme faizi oranları aboneye gönderilen faturalarda bildirilir.''hükmüne göre aboneye tahakkuk edilen faturanın 2. Sayfasında Mesajınız var kısmında faiz miktarı yer almaktadır.Bu sebeple sözleşme hükmü gereği aylık faiz hesaplaması yapılması gerekmektedir. Sözleşmenin ilgili hükmü gereği faturalarda yazılı faiz oranlarına göre hesaplama yapılmış ve faturaya yansıtılmıştır. Bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtılmıştır. Alacağımızın varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olup, alacağımız üzerinden %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilir. Davamızın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Öncelikle zamanaşımını itirazında bulunuyoruz. Davacı dava dilekçesinde, müvekkil şirket tarafından icra dosyasına yapılan yetki itirazının haksız olduğunu belirtmiş ise de gerek tarafımızca dosyaya sunulan vekaletnameden gerekse de yukarıda belirtildiği üzere müvekkil şirketin adresi ... olduğundan dava yetkili olmayan yer mahkemelerinde ikame edilmiştir. Bu sebeple yetkiye itiraz ediyor ve dosyanın yetkili yer mahkemeleri olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ediyoruz. Davacı dava dilekçesinde, davaya konu ettikleri 1.918,06-TL bedelli faturanın yekden farkından 27.318,90-TL bedelli faturanın ise cezai şarttan kaynaklandığını belirtmiştir. Davacı tedarikçi müvekkil firma ile sözleşmenin akdedilmesinden sonra hiçbir şekilde müvekkil ile muhatap olmamış, faturaların aradaki sözleşmeye aykırı olarak düzenlenmesine yönelik şikayetler ve düzeltme taleplerine rağmen müvekkile hiçbir şekilde geri bildirimde bulunulmamış, müvekkilin telefonlarına cevap verilmemiştir. Müvekkil, davacının sözleşmeye aykırı ücretlendirmesi ve düzeltilmesine yönelik hiçbir işlemin yapılmaması, müşteri ile sözleşmenin akdedilmesinden sonra hiçbir şekilde iletişime geçilmemesi dolayısıyla sözleşmenin sonlandırılması cihetine gitmek zorunda kalmıştır. Müvekkilin sözleşmeye uygun ücretlendirme yapılmaması sebebiyle uğradığı zarardan kaynaklı alacakları mevcuttur. Bu husus Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye uygun olup olmadığı ve sözleşmeye aykırı ise fazladan düzenlenen faturaların tespiti ile açığa kavuşturulacaktır. Davacı edimlerini tam olarak yerine getirmemiştir. Bilindiği üzere Türk Borçlar Kanunu madde 97'de belirtilmiş " Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir " amir hüküm gereğince kimse kendi edimini tam ve eksiksiz olarak ifa etmeden karşı taraftan edimini ifa etmesini bekleyemez. Bu hususa ilişkin Yüksek Mahkemenin emsal niteliğinde kararları da bulunmaktadır. Bu sebeplerle davacı yanın taahhütlerini yerine getirilmediği ortada iken davacının müvekkil şirkete karşı işbu davaya ikame etmesi haksız ve kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Davacı yan icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerekmektedir. Bununla birlikte davacının talep ettiği faiz de hukuka aykırı olup kabul anlamına gelmemek üzere yasal faiz uygulanması gerekmektedir. Tüm bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi için tarafımızca cevapta bulunma zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda izah edilen ve resen belirlenecek hususlar gereğince haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava, taraflar arasında akdedilen Elektrik Abonelik Sözleşmesi nedeniyle davalı tarafından ödenmediği iddia edilen tüketim bedeli ve cayma bedeli faturalarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davadır. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile yerinde inceleme sırasında tarafımıza sunulan belgelerle sınırlı olarak 6754 sayılı Kanunun 3.üncü maddesi hükümleri esas alınarak yapılan ve yukarıya alınan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucu;Davacı ... Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, söz konusu ticaretin 01.11.2023-31.10.2025 tarih aralığını kapsadığı, ancak davalının yukarıda açıklanan gerekçelerle sözleşme süresi dolmadan sözleşmeyi feshettiği,Erken fesih nedeniyle davacı şirket tarafından davalı adına aşağıdaki faturaları tanzim ettiği ve davalı iade faturası düzenlemeyip, indirim konusu yapacak şekilde defterlerine işlediği, Faturaların üzerinde yazılı vade tarihi ile dava tarihi arasındaki ay sayısı küsuratlı olduğundan, ay güne çevrilerek aşağıdaki şekilde hesaplama yapılmıştır. Sıra N. Tanzim T. Cayma Faturası No Fatura Tutarı (TL) Vadesi

Faiz Hesabı Aylık (%9 ) Faiz Tut. (TL) Anapara+Faiz (TL) 1 27.03.2025 ... 27.318,90 07/04/2025 Ant/100x360=(27.318,90x9x113)/ 36000 771,76 =>27.318,90+ 771,76=28.090,66 2 11/04/2025 ... 1.918,06 21/04/2025 Ant/100x360=(1.918,06x9x99)/36000 47,47 => 1.918,06+47,47=1.965,53 Toplam 29.236,96 819,23 30.056,19 Şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş olduğu raporda özetle: " Sektörel değerlendirme; Sözleşme fesh edilene kadar davacı tarafından davalı adına yukarıda Tablo -1 de tüketim miktarları görülen 16 adet fatura düzenlediği, Sözleşmenin 4.17 maddesi kapsamında davalı tarafından davacıya gönderilmiş ihtarname veya EPDK’ya yapılmış herhangi bir başvurunun dosyasında bulunmadığı, Davalı tarafından sözleşme hükümlerine uylulmadan tedarikçi değişikliği yapıldığından sözleşme hükümlerine istinaden davacı tarafından cayma faturası düzenlediği, Cayma bedeli hesaplamasının 16 aylık tüketim miktarları toplamı üzerinden aylık ortalama alınarak 12 aylık tüketim miktarı ile birim bedelin çarpımı üzerinden hesaplandığı ancak cayma bedeli hesabının sözleşme 6.4 maddesi hükmünde anlaşıldığı şekilde son 12 (oniki) aylık tüketim miktarı üzerinden hesaplanması gerekli olup yukarıda Tablo-4 ’te görüldüğü üzere Cayma Bedelinin **26.929,58 TL** olduğu, Davacı cayma bedeli olarak 389,32 TL fazla fatura düzenlediği, Davacı tarafından davalıya ... Farkı olarak yansıtılan 1.918,06 TL’nin sözleşme kapsamında olduğu,# 2. Mali değerlendirme; Davacı şirkete ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Takip korusu yapılan faturaların ticari defter kayıtlarında yer aldığı,Takip tarihi itibariyle davalı şirketten 28.847,64 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi itibariyle 1.477,71 TL İşlemiş faiz hesaplanmıştır. Takip talebinde daha düşük miktarda 1.410,52 TL talep etmiş olduğu, Buna göre; Takip tarihi itibariyle 28.847,64 TL Asıl Alacak ve 1.410,52 TL İşlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 30.258,16 TL talep edebileceği, Talimat ile davalı şirket için alınan bilirkişi raporunda; Söz konusu sözleşmeyi ... Şirketi’nin tek tarafı olarak feshettiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından "cayma bedeli 27.318,90-TL" ve "yekdem farkı 1.918,06 " olarak 2 adet fatura tanzim ettiği, davalanın söz konusu faturalar için herhangi bir iade faturası düzenlediğinin görülemediği, indirim konusu yapmak üzere kayıtlarına işlediği tespit edildiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.4 maddesinde; "... nin hakli neden olmaksızın Sözleşme'yi feshetmesi halinde, cezai şart veya cayma bedeli talep edebilir. Bu şekilde talep edilebilecek bedel, cayma ya da fesih tarihi öncesinde ABONE'nin son 12 (on iki) aylık tüketim toplamı ile cayma ya da fesih tarihinde uygulanan fiyat esas alınarak hesaplanan toplam tutarın %10'unu geçmeyecektir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davalı tarafından sözleşme hükümlerine uyulmadan tedarikçi değişikliği yapıldığından sözleşme hükümlerine istinaden davacı tarafından cayma bedeli talep etme hakkı bulunduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu doğrultuda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada davalı son on iki aylık tüketim ortalaması dikkate alındığında davacının 26.929,58 TL cayma bedeli talep edebileceği, 1918,06 TL yekdem farkının da sözleşme kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği ve söz konusu bedele takip tarihine kadar 1.477,71 TL işlemiş faiz bulunmasına rağmen davacı tarafından 1.410,52 TL işlemiş faiz talebi ile takip ikame ettiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda bilirkişilerce yapılan hesaplama doğrultusunda cayma bedeli ve yekdem farkından oluşan toplam 28.847,64 TL asıl alacak ve 1.410,52 TL işlemiş faiz yönünden takibe yapılan itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı tarafından Merkezi Takip Sİstemi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 28.847,64 TL asıl alacak ve 1.410,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.258,16 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın % 20'si olan 6.051,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.066,93 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.451,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 92,00 TL'sinden davacı tarafın, 4.508,00 TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 30.258,16 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 Maddesi gereği takdir olunan 30.258,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 389,32 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 389,32 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 22.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.290,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.790,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (davanın %98'i kabul %2'si reddedilmiştir) 23.314,20 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/586, K. 2026/755, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-586-e-2026-755-k-b8b29104d2db