İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/573 E. 2026/213 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/573
Karar No
2026/213
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/573 Esas - 2026/213 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/573 Esas KARAR NO : 2026/213 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen 04/12/2024 tarihli sözleşme uyarınca davalıya ... Kurumsal Kaynak Planlama adlı yazılımın satıldığını ve gerekli eğitimlerin verildiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen 23/12/2024 tarihli ve 150.000,00 TL bedelli faturanın 77.680,00 TL'lik kısmının 04/01/2025 tarihinde tahsil edildiğini ancak bakiye 72.320,00 TL'nin ödenmediğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan stok aktarımı, e-fatura başvurusu ve eğitim gibi tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine ve davalıdan hizmetin kusurlu olduğuna dair herhangi bir bildirim almamasına rağmen ödemenin yapılmadığını, bu nedenle bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/24810 Esas sayılı icra takibine davalının haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili 29/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının "masaüstü ticari paket", "mobil paketler" gibi hizmetleri sağlamayı, kurulum, lisanslama ve eğitim hizmetlerini vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin bu edimlerin yerine getirileceği inancıyla kısmi ödeme yaptığını, ancak davacının edimlerini tam ve zamanında yerine getirmeyerek eksik ve geç ifada bulunduğunu, özellikle "Mobil Uygulama Paketi" kurulumunun yapılmadığını, veri entegrasyonunun gerçekleştirilmediğini ve gerekli eğitimlerin verilmediğini, davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin ödemezlik def'inde bulunma hakkına sahip olduğunu, davaya konu 23/12/2024 tarihli faturanın, hizmetin verildiği iddia edilen 27/01/2025-06/02/2025 tarihlerinden önce, Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesine aykırı olarak düzenlendiğini, bu nedenle faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması gerektiğini ve faturaya süresinde itiraz edilmemesinin TTK'nın 21. maddesi uyarınca davacı lehine bir karine oluşturmayacağını, davacının hizmeti yerine getirdiğine dair somut bir delil sunamadığını, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 04/12/2024 tarihli sözleşme, 23/12/2024 tarihli fatura, ... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/24810 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, 26/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yazılım satışı ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 04/12/2024 tarihli yazılım satış ve hizmet sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından 150.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve davalının 77.680,00 TL kısmi ödeme yaptığı, bakiye 72.320,00 TL alacak için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği, davacı vekilinin sözleşmesel edimlerini tam olarak yerine getirdiğini ve bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle ödeme yapmadıklarını, ayrıca faturanın usulsüz düzenlendiğini savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 72.320,00 TL asıl alacak ve 9.465,55 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/24810 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 25/04/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 07/07/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmesi, faturaya konu mal veya hizmetin teslim alındığına ve fatura içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine teşkil eder. Faturayı defterlerine kaydeden taraf, artık mal veya hizmeti teslim almadığını veya bedelini ödediğini kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür. SMMM bilirkişi Arzu Şeftalici tarafından düzenlenen 26/12/2025 tarihli raporda, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacı ve davalı şirketlerin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil niteliği taşıdığı, davacı defterlerinde davalıdan 72.320,00 TL bakiye alacak göründüğü, davalı şirketin ise davaya konu 23/12/2024 tarihli ve 150.000,00 TL bedelli faturayı "255-Demirbaşlar" hesabına kaydettiğinin tespit edildiği, davalının bu borcu 31/12/2024 tarihinde "131-Ortaklardan Alacaklar" hesabını kullanarak kapattığına ilişkin bir muhasebe kaydı bulunmakla birlikte, bu ödemeye ilişkin davacıya yapıldığını gösterir herhangi bir banka dekontu veya makbuz gibi tevsik edici bir belge sunamadığı, bu kaydın sadece bakiyenin kapatılmasına yönelik bir işlem olduğunun anlaşıldığı, davalının davacıya iade faturası düzenlemediği, Çankırı Vergi Dairesi'nden gelen yazıya göre davalının 2024 yılına ilişkin Ba-Bs formlarında davacıdan 125.000,00 TL (KDV hariç) tutarında alış belgesi bulunduğunu bildirdiği, bu tespitler neticesinde davacının davalıdan 72.320,00 TL bakiye alacağı bulunduğu ve bu tutarın icra takibiyle uyumlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Davalı vekili 26/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı verdiği 12/01/2026 tarihli itiraz dilekçesinde, davacının sözleşmesel edimlerini tam olarak yerine getirmediğini ve hizmetin ifa edildiğine dair fatura dışında bir delil sunamadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin defterlerindeki 150.000,00 TL'lik borcun ortaklar hesabına alınmasının sene sonu muhasebesel ihtiyaçlarından kaynaklandığını ve bunun bir ödeme olmadığını, faturanın hizmet ifasından önce düzenlenmesi nedeniyle usulsüz olduğunu ve bu nedenle süresinde itiraz edilmemesinin davacı lehine bir karine oluşturmayacağını, bilirkişi raporunun sadece defter kayıtlarına dayanarak sonuca ulaştığını, hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı hususunu değerlendirmediğini, bu konunun tespiti için bilişim uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif yapılması gerektiğini belirterek raporun eksik incelemeye dayandığını ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen 04/12/2024 tarihli sözleşme, 23/12/2024 tarihli fatura, ... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/24810 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 26/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında 04/12/2024 tarihli sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından bu sözleşmeye istinaden 23/12/2024 tarihli ve 150.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı tarafından 77.680,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, bakiye alacak için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği hususlarının sabit olduğu, uyuşmazlığın davacının edimini tam olarak ifa edip etmediği ve bakiye alacağa hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davalı tarafın davacı tarafından düzenlenen 150.000,00 TL bedelli faturayı ticari defterlerine "demirbaş" olarak kaydettiği, ayrıca vergi dairesine sunduğu Ba-Bs formlarında da bu alımı bildirdiği, TTK'nın 21/2. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin, faturanın içeriğinin ve dayandığı hukuki ilişkinin kabulü anlamına geldiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve artık hizmetin alınmadığını veya bedelinin ödendiğini ispatlama külfetinin faturayı defterine kaydeden davalıya geçtiği, davalının hizmetin eksik veya ayıplı olduğuna dair savunmasını soyut iddialar dışında delillendiremediği, davalının borcu ortaklar hesabıyla kapattığına ilişkin muhasebe kaydının ise davacıya yapılmış bir ödemeyi tevsik etmediği ve tek taraflı bir işlem olduğu, davalının faturanın hizmetten önce düzenlendiği yönündeki savunmasının, faturayı ticari defterlerine kaydetmek suretiyle içeriğini kabul etmesi karşısında sonuca etkili görülmediği, bu itibarla davacının bakiye 72.320,00 TL alacağını ispatladığı, alacağın fatura ve ticari defter kayıtlarına dayalı, bu nedenle likit ve belirlenebilir olduğu, davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/24810 esas sayılı icra takibine yaptığı 25/04/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 72.320,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %49,25 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 72.320,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 14.464,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 72.320,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.940,18 TL karar ve ilam harcından 929,44 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.010,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 929,44 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.632,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 115,00 TL tebligat gideri, 2.385,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.500,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 72.320,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/573, K. 2026/213, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-573-e-2026-213-k-17628f54e86a