İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/572 E. 2026/959 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/572
Karar No
2026/959
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/572 Esas KARAR NO : 2026/959

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul'da 01.01.1998 tarihinde kurulan ... Şirketi’nin ana faaliyet konusu ...-Tıbbı Ve Dışçilik İle İlgili Araç Ve Gereçlerin İmalatı işi ile uğraştığını, şirketin sermayesinin 60.000.000,00 TL olduğunu, ülkemizde uygulanan enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında 3.560.575,92 TL sermaye düzeltmesi olumlu farkı hesaplandığını, son dönemlerde küresel olarak yayılan ve özelde ülkemizi genelde tüm dövizdeki dalgalanmalar ve faizlerin artması sonucu Finansman maliyetlerinde çıkan artış müvekkil şirketin finansal yapısını etkilediğini, bu itibarla, müvekkil şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların dava dosyası ekinde bulunan ön projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, mevcut halde şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacaktır bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, hal böyle iken, müvekkil şirketin dilekçe ekinde sunulan konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlanmış halde olduğunu, bunun süreçte müvekkil şirketin faaliyetlerine devam etmesi de sağlanmış olacağını, müvekkil şirketin dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, yaşanan savaşların sektörde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar sebebiyle konkordato talep etmek mecburiyetinde kaldığını beyanla öncelikle geçici mühlet verilmesini, akabinde kesin mühlet verilmesini ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, İİK m.285 vd. kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlunun faaliyetlerine devamın ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir (Yargıtay 6.HD ...E. ... K). Doktrinde kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Somut olaya bakıldığında, davacılara 07/08/2025 tarihi itibariyle üç ay geçici mühlet, 30/10/2025 tarihi itibariyle iki ay ek geçici mühlet, 11/12/2025 tarihi itibariyle bir yıl kesin mühlet kararı verildiği, bu aşamada komiserlerin borçlulara nezaret ettiği ve görevlerine devam ettiği sabittir. Davacılar vekili ... 09/10/2026 tarihli feragat dilekçesi sunmuştur. Davadan feragat dilekçesi sunan vekilin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragate yönelik özel yetkisinin vekaletnamede mevcut olduğu, bu hususta usuli bir noksanlık olmadığı görülmüştür. Konkordato komiser heyeti 01/09/2026 tarihli raporunda; “.... Şti.’nin 30.06.2026 tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesinin 60.000.000,00 TL olduğu, öz kaynaklarının korunduğu ve artış gösterdiği, şirketin borca batık durumda olmadığı ve öz kaynaklar toplamının 68.453.035,04 TL olduğu tespit edilmiştir. Borçlulardan ...’nın gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmış olup; şahıs işletmesinin öz kaynaklarını koruduğu ve artırdığı, 30.06.2026 tarihi itibarıyla borca batık durumda olmadığı anlaşılmıştır. Borçlu ...yönünden gerçek kişi borçlu ...’ın iflasa tabi olmayan kişi olduğu” şeklindeki görüşlerini sunmuşlardır. Konkordato komiser heyeti rapor içeriği ile mevcut dosya kapsamına göre iflasa tabi şirket ve gerçek kişi yönünden konkordato talebinden feragat edilmekle birlikte, şirketin ve gerçek kişi ...'in borca batık durumda olmadıkları, davacı ...'ın iflasa tabi olmadığı, davacılar hakkında İİK m.292/1-d. uyarınca iflas kararı verilmesinin şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin mevcut olması, davacılar vekilinin davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat etmesi sebebiyle konkordato talebinin vaki feragat nedeniyle reddine, ayrıca İİK m.292 uyarınca resen iflas kararı verilmesine yönelik şartlar oluşmaması ve İİK m.292/1-d. uyarınca iflasa tabi borçlular yönünden borca batıklık durumu bulunmadığından davacılar hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davacılar ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı ... Vergi Numaralı ... Şirketi, - ... T.C. Kimlik Numaralı ..., - ... T.C. Kimlik Numaralı ... vekilinin feragat talebi nazara alınarak konkordato talebinin FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE, 2-İflas kararı verilmesine yönelik şartlar oluşmadığından davacılar hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Mahkememizce davacılar lehine verilmiş olan tüm geçici mühlet kararlarının, tüm kesin mühlet kararlarının 20/10/2026 günü, saat: 11:45'ten itibaren geçerli olmak üzere KALDIRILMASINA ve mahkememizce atanan konkordato komiserlerinin görevine SON VERİLMESİNE, 4-Mahkememizce davacılar lehine verilmiş olan tüm tedbir kararlarının 20/10/2026 günü, saat: 11:45'ten geçerli olmak üzere KALDIRILMASINA, 5-Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 6-Davacılar hakkındaki konkordato talebinin tümden red olunduğunun, geçici mühlet ve kesin mühlet kararlarının tümünün kaldırıldığının, tüm tedbir kararlarının kaldırıldığının ve konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine, 7-Harçlar Kanunu m.22 gereğince alınması gereken 488,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 127,40 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacılara iadesine, 8-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın davacılara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle tensiben verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/572, K. 2026/959, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-572-e-2026-959-k-b81f29a15480