İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/561 E. 2026/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/561
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/561 Esas - 2026/749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/561 KARAR NO: 2026/749

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR: VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 26.01.2025 tarihinde davalı ......’ın sevk ve idaresindeki ....... plakalı aracın davacıların babası ......’a çarpması sonucunda müteveffanın hayatını kaybettiğini, kazada sürücünün kusurlu olduğunu ve hakkında yürütülen ceza yargılamasında cezalandırılmasına karar verildiğini, aracın ...... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk, ..... Sigorta A.Ş. tarafından ise kasko sigortasıyla sigortalandığını belirtmiştir. Müteveffanın evin geçimini sağladığını, çalışmayan davacıların babalarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını ve ölümü nedeniyle derin üzüntü yaşadıklarını, cenaze ve defin giderlerinin olağan giderler esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek; her bir davacı için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL cenaze ve defin gideri ile her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, ancak taleplerin teminat dışında kaldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur durumunun ve müteveffanın müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini savunmuştur. Destek ilişkisinin ispatlanması, müteveffanın belgeli gelirinin ve SGK ödemelerinin dikkate alınması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin kanıtlanmadığını, bu giderlerin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini ve teminat kapsamında bulunmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini ve ancak yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar .... ve.... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının usulünce yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, kazada müteveffanın kusurlu olduğunu ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. Taleplerin sigorta şirketlerine yöneltilmesi gerektiğini,..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen poliçede manevi tazminat teminatının bulunduğunu, davacıların yetişkin, müteveffanın ise 67 yaşında ve emekli olması nedeniyle destek ilişkisinden söz edilemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın kaza tarihini kapsayan genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet limitinin 5.000.000,00 TL, manevi tazminat teminatının ise şahıs başına bedeni teminat limitinin azami %20’si olduğunu belirtmiştir. Taleplerin öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortasından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bu limitin tüketilmesi hâlinde doğacağını, davacıların yaşları itibarıyla destek kapsamında bulunmadıklarını, destekten yararlanabilecek tüm hak sahipleri ile kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hesabın genel şartlara uygun yapılmasını, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmamasını ve yasal faiz uygulanmasını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava dilekçesi içeriğinde ve ara buluculuk tutanaklarında uyuşmazlık konusunun tüm talepleri içerdiği anlaşıldığından değerlendirmeler tüm davalılara yönelik yapılmıştır. Dosya kapsamından, 26.01.2025 tarihinde davalı ..... adına kayıtlı, davalı .....’ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın davacıların babası .....’a çarpması sonucunda ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği; aracın kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı .......Sigorta A.Ş., ihtiyari mali sorumluluk teminatını içeren genişletilmiş kasko sigortasının ise davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği anlaşılmıştır. Kazanın oluşumundaki kusur durumuna ilişkin alınan 10.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ......’ın %25, müteveffa .....’ın %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosyadaki olayın oluşumuna ilişkin deliller ve tanık anlatımıyla birlikte değerlendirilen kusur raporundaki dağılım mahkememizce benimsenmiş; davacıların itirazları bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı sürücünün haksız fiil, davalı araç malikinin ise işleten sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatına değil, ölüm nedeniyle ortadan kalkan destek ilişkisinin yol açtığı ekonomik kayba dayanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/1-3 maddesinde destekten yoksun kalma tazminatı "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” olarak tanımlanmıştır. Haksız fiil neticesinde, meydana gelen ölüm nedeniyle, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olan "gerçek zarardan” sonımlu olup, "Gerçek Zarar", TBK hükümleri ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen hesaplama ilkelerine göre belirlenmelidir. Bu açıdan, meydana gelen kaza neticesinde, ölenin sağlığında destek olduğu başkaca kişiler bulunması halinde bu kişiler için de destek paylarının ayrılması gerekir. Öte yandan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlarının, okuldaki eğitim durumlarının, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacak İseler 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta İseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre erkek çocukları İçin 18 yaşın, kız çocukları İçin 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. (Ankara BAM 35. HD. 2022/2240E 2023/1735 K sayılı ilamı) Davacıların ergin veya evli olmaları tek başına bu tazminatı istemelerine engel değilse de somut olayda müteveffanın kendilerine düzenli ve devamlı biçimde para, hizmet veya sair ekonomik katkı sağladığının ortaya konulması gerekir. Davacıların kaza tarihindeki yaşları, ailevi durumları, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa ile aralarında tazminata esas alınabilecek nitelikte bir destek ilişkisinin bulunduğu ve ölüm nedeniyle bu kapsamda ekonomik kayba uğradıkları ispatlanamamıştır. Zira davacılar tarafından sunulan dilekçelerde de baba-çocuk ilişkisinden kaynaklı maddi desteğin varlığının kabulü gerektiği vurgusu yapılmış ise de yukarıda açıklanan nedenlerle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Cenaze ve defin giderleri yönünden, Ankara Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı Cenaze İşleri Şube Müdürlüğünün 10.11.2025 tarihli cevabı ve ekindeki belgelerle, müteveffanın defni için 500,00 TL mezar yeri ücreti ödendiği belirlenmiştir. Bu giderin sürücünün %25 kusuruna karşılık gelen kısmı 125,00 TL olup, hüküm altına alınan tutar bu hesaplamaya dayanmaktadır. Dosyada bunun dışında tazmini gereken başka bir cenaze ve defin gideri ortaya konulamadığından fazlaya ilişkin istem kabul edilmemiştir. Kabul edilen tutardan davalı sürücü ve işleten ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ...... Sigorta A.Ş.’nin, sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası, teminat kapsamındaki maddi zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerini aşan kısmını karşılamaktadır. Somut olayda bu limiti aşan maddi zarar bulunmadığından, cenaze ve defin giderlerine ilişkin talebin davalı ...... Sigorta A.Ş. yönünden reddi gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden;Türk Borçlar Kanununun 51 .maddesindeki "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. ” hükmüne uygun şekilde manevi tazminat miktarını belirlemelidir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutamk manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzunı doğuımayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna İlişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre İsabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf İçin zenginleşme aracı, diğer taraf İçin de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4.maddesİndekİ hakimin takdir yetkisi kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. (Ankara BAM 26. HD. 2019-2924E, 2022-827 K) Somut olaya gelindiğinde davacıların babalarını trafik kazasında kaybetmeleri nedeniyle duydukları acı ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş biçimi, müteveffanın %75 oranındaki kusuru, olay tarihi ve paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilmiştir. Manevi tazminatın zenginleşme aracı veya ceza niteliğinde olmayıp yaşanan manevi zararı kısmen gidermeye yönelik işlevi gözetilerek, davacılar ....., ....,...., ve .......için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir. Destek ilişkisinin ispatlanamaması, ölenin çocukları olan davacıların manevi tazminat haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Manevi tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında olduğundan, davalı ..... Sigorta A.Ş.’ye yöneltilen manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Buna karşılık davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen poliçede manevi tazminat taleplerinin açıkça ek teminat kapsamına alındığı, teminat sınırının ihtiyari mali sorumluluk sigortası şahıs başına bedeni limitinin azami %20’si olarak belirlendiği görülmüştür. Bu teminattan yararlanılması, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine veya zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin aşılmasına bağlı değildir. Hükmedilen toplam manevi tazminat teminat sınırı içinde kaldığından, davalı .... Sigorta A.Ş.’nin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sürücü ve işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir. Davalı sürücü ve işletenin haksız fiil tarihinde temerrüde düşmeleri nedeniyle, kazaya sebebiyet veren aracın hususi kullanımda olduğu, ticari olmadığından, sorumlu oldukları tazminatlara 26.01.2025 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Davalı..... Sigorta A.Ş.’ye 26.02.2025 tarihinde yapılan başvuruda tanınan 15 iş günlük ödeme süresi ve talep gözetilerek, bu davalı yönünden cenaze giderine 20.03.2025 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür. Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; bu tazminatın mirasçılık sıfatına değil, ölüm nedeniyle kaybedilen destek ilişkisine dayandığı, davacıların müteveffanın çocukları olmalarının tek başına tazminata hak kazanmaları için yeterli olmadığı kabul edilmiştir. Çocukların destekten yararlanma sürelerinin belirlenmesinde yaşlarının yanında eğitim, çalışma, sağlık ve sosyal-ekonomik durumları ile somut olayın özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 31.10.2024 tarihli, 2023/826 Esas ve 2024/1308 Karar sayılı ilamında, 37 yaşındaki davacının çalışarak gelir elde etmesi ve ölen annesinden destek almaya devam etmesini gerektiren özel durumun ispatlanmaması nedeniyle destekten yoksun kalma talebinin reddi yerinde bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 02.12.2022 tarihli, 2020/1511 Esas ve 2022/2296 Karar sayılı ilamında da 41 yaşındaki davacının annesi ve çocuklarıyla aynı evde yaşamasının tek başına yeterli olmadığı belirtilerek, yaşı ve kişisel koşulları birlikte değerlendirilmek suretiyle verilen ret kararı uygun görülmüştür. Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla davacılardan ....’ın 35, Medine Karataş’ın 37, ......’in 38, .....’ın .... ve ....’ın 46 yaşında oldukları anlaşılmıştır. Davacıların yaşları ve ailevi durumları, dosyaya yansıyan sosyal-ekonomik durum araştırmaları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; müteveffanın davacıların geçimlerine düzenli parasal katkıda bulunduğunu yahut ekonomik değer taşıyan sürekli hizmet sunarak destek olduğunu ortaya koyan somut ve yeterli delil bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacıların yetişkin veya evli olmaları tek başına ret sebebi sayılmamış; olağan destek süresini aşan yaşlarına rağmen somut olayda devam eden fiilî destek ilişkisinin ispatlanamaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davacıların MADDİ TAZMİNAT davalarının KISMEN KABULÜ ile; a-Destekten Yoksun Kalma tazminatı taleplerinin REDDİNE, b1-..... Sigorta A.Ş' ye yönelik cenaze ve defin masraflarına ilişkin talebin REDDİNE,

b2-Davalılar .....,..... ve .... Sigorta A.Ş' ye yönelik cenaze ve defin masraflarına ilişkin talebin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 125,00 TL cenaze giderinin davalılar ..... ve .... için kaza tarihi olan 26/01/2025 tarihinden, davalı ..... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 20/03/2025 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Sigorta A.Ş, .... ve .....' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara (her bir davacıya 25,00 TL olmak üzere) eşit oranda verilmesine, (.... sigorta A.Ş' nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) 2-Davacıların MANEVİ TAZMİNAT davalarının a-... Sigorta A.Ş yönünden REDDİNE, b-Diğer Davalılar .... Sigorta A.Ş, ....., ..... yönünden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davacı ..... için 15.000,00 -TL, Tuğba Doğan için 15.000,00 -TL, Medine Karataş için 15.000,00 -TL,... için 15.000,00 -TL, ......için 15.000,00 -TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ..... için kaza tarihi olan 26/01/2025 tarihinden, davalı Ana Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 10/05/2025 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... Sigorta A.Ş ile Tuna Kızıl ve Zahir Kızıl' dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine, (Ana Sigorta A.Ş' nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına) fazlaya ilişkin talebin reddine, 3- Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, kabul edilen maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanan 25,00 TL vekâlet ücretinin davalılar .... Sigorta A.Ş.,..... ve .....’dan müştereken ve müteselsilen alınarak ilgili davacıya verilmesine, 4- Davalılar ..... Sigorta A.Ş., ..... ve ....kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, reddedilen maddi tazminat talepleri yönünden AAÜT’nin 3/2 ve 13/3. maddeleri uyarınca her bir davacı bakımından tek olarak hesaplanan 25,00 TL vekâlet ücretinin ilgili davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine, 5- Davalı.... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, bu davalı yönünden tümüyle reddedilen maddi tazminat talepleri nedeniyle AAÜT uyarınca her bir davacı bakımından ayrı ayrı hesaplanan 200,00 TL vekâlet ücretinin ilgili davacıdan alınarak davalı ..... Sigorta A.Ş.’ye verilmesine, 6- Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT uyarınca her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanan 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar.... Sigorta A.Ş., .... ve .......’dan müştereken ve müteselsilen alınarak ilgili davacıya verilmesine, 7- Davalı ...... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, bu davalı yönünden tümüyle reddedilen manevi tazminat talepleri nedeniyle AAÜT’nin 10/3. maddesi uyarınca her bir davacı bakımından ayrı ayrı takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin ilgili davacıdan alınarak davalı ..... Sigorta A.Ş.’ye verilmesine, 8- Manevi tazminat taleplerinin kısmen reddedilen bölümü yönünden davalılar .... Sigorta A.Ş., ..... ve.... lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 9- Davacılar tarafından yapılan 14.768,50 TL yargılama giderinden, 7.000,00 TL aktüer bilirkişi ücretinin maddi tazminat taleplerine, 7.768,50 TL ortak kusur bilirkişisi ve posta giderinin ise yarı yarıya maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu kabul edilerek; a) Maddi tazminat taleplerine ilişkin 10.884,25 TL giderin kabul ve ret oranına göre belirlenen 1.360,53 TL’sinin davalılar .... Sigorta A.Ş., ..... ve .....’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan 9.523,72 TL’nin davacılar üzerinde bırakılmasına, b) Manevi tazminat taleplerine ilişkin 3.884,25 TL yargılama giderinin davalılar .... Sigorta A.Ş., ..... ve.....’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 10- Davacılar ile ..... Sigorta A.Ş. arasındaki arabuluculuk başvurusu nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.900,00 TL ücretin yarısının maddi, yarısının manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu kabul edilerek; maddi taleplerin kabul ve ret oranı ile manevi taleplerin bu davalı yönünden tamamen reddedildiği gözetilerek, 306,25 TL’sinin davalı.... Sigorta A.Ş.’den, kalan 4.593,75 TL’sinin ise her bir davacıdan 918,75 TL olmak üzere davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,

9- Davacılar ile ...... Sigorta A.Ş. arasındaki arabuluculuk başvurusu nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.900,00 TL ücretin yarısının maddi, yarısının manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu kabul edilerek; maddi taleplerin bu davalı yönünden tamamen reddedilmesi nedeniyle 2.450,00 TL’sinin her bir davacıdan 490,00 TL olmak üzere davacılardan, manevi tazminat taleplerine ilişkin kalan 2.450,00 TL’sinin davalı ...... Sigorta A.Ş.’den alınarak Hazineye gelir kaydına, 10- Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2026

Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/561, K. 2026/749, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-561-e-2026-749-k-7f07d700ad16