İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/474 E. 2026/710 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/474
Karar No
2026/710
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/474 Esas - 2026/710 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/474 Esas KARAR NO : 2026/710

... ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurumun hizmet alımına ilişkin sözleşmeler kapsamında davalı şirkette taşeron işçi olarak çalışan dava dışı ...'ın emekliliğe ayrıldığını ve bu nedenle kanuni hak ve alacakların kendisine ödenmesini talep edildiğini, dava dışı işçiye damga vergisi dahil 114.025,42 TL kıdem tazminatının ödemesinin davacı kurum tarafından yapıldığını, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri nedeniyle davalıların ödenen bedellerden sorumlu olduğunu beyan ederek; davalı firmadan rücu edilmeyen 24.309,99 TL kıdem tazminatının ödeme günü olan 20.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı işçinin davalı şirket nezdinde istihdam edilmediğini,....kayıtlarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; hizmet alım sözleşmesi ve eklerinde kıdem tazminatının davalya rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112’nci maddesine eklenen düzenlemeler ile 11.09.2014 tarihinden sonra akdedilen sözleşmeler bakımından alt işverenlere rücu imkânının bulunmadığını, dava dışı işçinin asıl işvereninin davacı kurum olduğunu, emir ve talimat yetkisinin davacıda bulunduğunu, bu nedenle sorumluluğun asıl işveren sıfatıyla davacıya alt olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacı ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirketl bünyesinde çalışan dava dışı işçinin davacıya başvurusu üzerine ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Sözleşme ve teknik şartname örnekleri,....kayıtları, ödeme dekotları, bilirkişi raporları ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ....kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı ile davalı ... ile yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçinin çalışma döneminin 01.04.2022 – 31.10.2022 tarihleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı şirketler arasında benzer hükümlerden oluşan hizmet alım sözleşmeleri düzenlendiği, sözleşmelerin elinde yer alan Teknik Şartmanenin incelenmeside "4.2. Teknik şartname hükümleri: Teknik Şartnamenin 6.14. Maddesinde: "Bu işte ilgili olarak çalıştırılan personel bakımından İş Kanunu, Vergi Kanunları, Sosyal Sigortalar Mevzuatı, ilgili sair yasa ve tüzük ve yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki sorumluluk yükleniciye ait olacaktır. Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye olan borçlarının tespiti halinde, idarenin ödemesi gereken veya idarece ödenmiş meblaglar rücuen yükleniciden talep edilecektir. Yükleniciye ait bu borçların idareye ödemesi için kendisine 15 (onbeş) iş günü süre verilir, bu süre içerisinde yüklenici tarafından ödeme yapılmaması durumunda ayrıca ihbar, ihtar ve süre verilmesine gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, teminatı yoksa yükleniciye rücu edilir. 6.25 maddesinde "İhale konusu hizmeti yürüten ve yüklenicinin personeli konumundaki çalışanların açabileceği iş davalarında hukuki muhatap yüklenici olacaktır. İş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan her türlü davada personel lehine hükmedilebilecek tazminatlar da yüklenici tarafından karşılanacaktır. Kıdem tazminatı için ilgili mevzuat uygulanacaktır. İdarenin davada muhatap gösterilmesi halinde de söz konusu olabilecek tazminat bedelinden yüklenici sorumludur." hükümlerine yer verildiği, açıklamalara göre iç ilişkide sorumluluğun tamamen alt işverenlere ait olup, davacı şirket dava dışı işçiye ödediği tutarın tamamını, Borçlar Kanununun ve ihale sözleşmelerinin yukarıda yazılı hükümleri uyarınca alt işverene rücu edebileceği anlaşılmıştır. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. Davacı tarafından ödenen tazminat dikkate alınarak dava dışı işçinin çalıştığı dönem, davalılar ile yapılan sözleşme ve mevzuat hükümleri dikkate alınarak rücu edilebilecek işçilik alacağı konusunda bilirkişi raporu alınmış; alınan bilirkişi raporunda özetle, Dava dışı işçi ...'ın davacı kurum işyerinde, farklı alt işverenler ve iş ortaklıkları nezdinde çalıştığı, İş ilişkisinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, davacı kurum tarafından işçiye 20.01.2025 tarihinde 114.025,42 TL net kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı işçiye davacı kurum tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesinin dosya kapsamındaki belge ve kayıtlarla uyumlu olduğu, dava dışı işçinin davacı kurum alt işverenleri bünyesinde toplam hizmet süresinin 1000 gün olduğu, bu sürenin.... hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi ve hizmet cetveli ile doğrulandığı, dava dışı işçinin çalışma dönemlerinin:..... İş Ortaklığı nezdinde 01.11.2023 – 25.12.2024 tarihleri arasında çalıştığı şeklinde tespit edildiği, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve ek şartnamelerin rücuya esas hükümler yönünden değerlendirilmesi sonucunda, bu sözleşmelerin yüklenici sorumluluğunu kaldırmadığı ve rücu hesabına esas alınabilecek içerik taşıdığı, kıdem tazminatı ödemesinin çalışma süreleri oranında paylaştırılması suretiyle hesaplandığında: Davalı .... yönünden 24.401,44-TL sorumluluk hesaplaması yapılabileceği, dava konusu talebin 24.309,99 TL olduğu, ödeme tarihi olan 20.01.2025 tarihinden itibaren faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri dikkate alındığında davalı şirketi bünyesinde çalışan dava dışı işçi için çalışma dönemi ile sınırlı olarak kıdem tazminatların sorumlu olacağı gözetilerek yapılan hesaplama ile düzenlenen bilirkişi raporu ile sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınmış davanın kabulüne, davalı şirket dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : 1-Davanın kabulüne 24.309,99 TL’nin davalı Belpa Temizlik.. Ltd. Şti’nden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince 24.309,99 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.660,62.-TL harçtan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.045,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 325,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 7.000,00 TL olmak üzere toplam 7.325,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/474, K. 2026/710, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-474-e-2026-710-k-8ff8ae7bed73