İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/437 E. 2026/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/437
- Karar No
- 2026/380
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/380
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile arasında 01.12.2020 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesi ve buna bağlı Ürün Alım Taahhütnamesi imzalandığı, bu sözleşmeler uyarınca davalı, sözleşme süresince yıllık asgari 700 ton, sözleşme toplamında ise 3.018 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satın almayı taahhüt ettiği, sözleşmenin süresinin 01.01.2025 tarihinde sona ereceği, davacı sözleşme süresi boyunca davalının yıllık ürün alım taahhüdünü fiilen yerine getirdiğini, yıllık bazda taahhüt edilen miktarların üzerinde alım yapıldığını; bu hususun davalının kendi kayıtları ve sunduğu raporlarla da sabit olduğunu, davalı sözleşmenin bitimine yalnızca 1 aylık süre (01.12.2024 – 01.01.2025) kala bu dönemde alınması gerektiğini iddia ettiği miktarın eksik olduğu gerekçesiyle, kar mahrumiyeti (cezai şart) talep ettiğini, bu iddiaya dayanarak 354.743,09 TL tutarında haksız ve hukuka aykırı bir fatura düzenlendiğini ve söz konusu bedeli 20.01.2025 tarihinde tahsil ettiğini, tahsil edilen bedelin iadesi için girişimlerde bulunulduğu, iade faturası düzenlenip ve ihtarnameler gönderildiğini, ancak davalının bu talepleri reddettiğini, bunun üzerine davacı, 354.743,09 TL’nin iadesi amacıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığı beyan ve neticeden itirazın iptaline ve takibin devamına, borcun likit olması ve mesnetsiz itiraz sebebiyle davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı-borçludan tahsiline karar verilmesin talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davacı ... ...A.Ş. arasında "... Mahallesi, .... Sokak, No:2/33, ..." adresinde bülünan akaryakıt ve otoğaz satış ve servis istasyonünün davacı tarafından 01.01.2025 tarihine kadar bayi sıfatıyla işletilmesi hüsüsünda 1.12.2020 tarihli Çerçeve Protokol, Standart Bayilik Sözleşmesi ve Ticari Koşüllar imzalanmış; ayrıca davacı bayi tarafından Ariyet Demirbaş Belğesi ve Ürün Alım Taahhütnamesi imzalandığı, Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, davacı tarafın sözleşmenin süre sonünda yenilenmeyeceğine dair .... Noterliği 27.12.2024 tarihli, ... yevmiye nolü İhtarnamesi ile, önğörülen süre olan 01.01.2025 tarihi itibariyle sonlandığı, sözleşmenin sonlanması ile davacı tarafından imzalanmış olan Ürün Alım Taahhütnamesi hükümleri kapsamında eksik ürün alımlarından kaynaklı 354.743,09 TL'lik kâr mahrumiyeti alacağının muaccel hale geldiği, bü alacak için 17.01.2025 ... nolu, 354.743,09 TL bedelli faturanın davacı şirkete ğönderildiği, sonrasında davacının ödeme yapmaması üzerine alacak Doğrüdan Borçlandırma Sistemi üzerinden 20.01.2025 tarihinde tahsil edildiğini, davacı tarafın Ürün Alım Taahhütnamesi kapsamında alım yükümlülüklerinin tamamını yerine ğetirdiği iddiası ile tahsil edilen tütarın iadesi talebi ile müvekkil aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin dürdürülmasına karar verildiği, ardından hüzürdaki davanın açıldığını beyanla neticeten; davacının hüküki ve maddi dayanaktan yoksün davasının reddine, sözleşmenin açıkça taraf iradelerine aykırı şekilde yorümlanmasına dayalı dava konusu talep yönünden davacı tarafın kötü niyetli şekilde hareket ettiği göz önünde bulundurularak takip tütarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yarğılama ğiderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, İhtarname, Fatura, E-posta, Bayilik sözleşmesi, ticari defter ve kayıtlarda inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı hakkında 354.743,09TL iade faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (07/07/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 09/07/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 12.02.2026 tarihi bilirkişi raporu ile seçenekli hesaplama yapılarak 1.SEÇENEK: 5. yıl (01.12.2024 – 01.01.2025 tarihleri arasında) sözleşmenin sadece 1 ay devam ettiğ i dikkate alındığında asğari taahhüt tutarı (700/12*1=) 58,33 Ton olarak hesaplandığ ı, davacının takip tarihi itibari ile 270.559,83 TL asıl alacak +21.904,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağ ının 292.464,06 TL olduğu, 2.SEÇENEK: Davacının beyanları doğrultusunda alım taahhüdüne göre her bir yıllık sözleşme dönemine ilişkin olarak taahhüdü n yerine ğetirilmediğ i takdirde cezai şartın doğacağı ve sözleşmenin 01.12.2024 – 01.01.2025 tarihleri arasında bir ay sürdüğü dikkate alındığında davalının cezai şartı hiç talep edemeyeceği ihtimalinde, davacının takip tarihi itibari ile 354.743,09TL asıl alacak + 28.719,61TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağ ının 383.462,70 TL olduğu, ancak taleple bağlılık gereği 382.539,40 TL olacaklı olacağı raporlanmıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve taraflar tacir olduğundan yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından düzenlenen “Eksik Tonaj Cezai Şart Bedeli” açıklamalı faturaya karşılık davacı tarafından düzenlenen iade faturası bedelinin işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacıyla 03.07.2025 tarihinde icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde (07.07.2025) ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 01.12.2020 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında eksik ürün alımı yapılıp yapılmadığı, iade faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı, taraflar arasındaki 01.12.2020 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında eksik ürün alımı sebebi ile davalı tarafından 354.743,09TL kar mahrumiyetine ilişkin fatura düzenlendiği ve 20.01.2025 tarihinde teminattan tahsil edildiğini, sözleşmeye aykırı bir davranış bulunmaması sebebi ile iade faturası kesildiğini ancak iade taleplerinin kabul edilmediğinden bahisle iade faturası bedelinin işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacıyla 03.07.2025 tarihinde icra takibi icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre, davalı ile olan ticari münasebetini 120 Alıcılar hesabı altında ... müşteri kodu ile takip etmekte olduğu, ticari ilişki kapsamında davacıya düzenlemiş olduğu faturaları bu hesabın borcuna, bu faturalara karşılık yapmış olduğu tahsilatları ise bu hesabın alacağına kaydetmiş olduğu, davalı tarafından düzenlenen “Eksik Tonaj Cezai Şart Bedeli” açıklamalı faturaya karşılık davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre herhangi bir borç alacak bakiyesi vermediği tespit edilmiş olup Bayilik Sözleşmesine göre; İşbu Standart Bayilik Sözleşmesi ve ekleri; imza tarihinden itibaren başlamak ve 01.01.2025 tarihine kadar süreli geçerli olmak üzere imzalanmış olup, süresi hitamında kendiliğinden sona erecektir." Yine Ürün Alım Taahhütnamesine göre; Birinci yıldan başlamak (ii) anılan sözleşmelerin yürürlüğü süresince geçerli olmak; (iii) ... ile akdettiğimiz 'Ticari Koşullar' sözleşmesi kapsamında münhasıran 'dağıtım karının' yıllık 700 tonu kadar %55 Bayi'de - %45 ...'de kalacağı şekilde paylaşım modeli ile satın aldığımız ürünleri kapsamak ve (iv) münhasıran kanopi altında satılmak üzere... Yıllık asgari 700 (yediyüz) ton (sözleşme süresince toplam 3.018 (üçbinonsekiz) ton beyaz ürünü (benzin ve motorin türleri) münhasıran ...'den veya ...'in yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ederiz. Yukarıda beyan ettiğimiz satın alma taahhüdümüzü her bir yıllık sözleşme dönemine ilişkin olarak yerine getirmediğimiz takdirde, Sözleşme süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 400-TL (Dörtyüz) tutarı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetini ödemeyi, 400-TL (Dörtyüz) olarak belirlenen işbu kar mahrumiyeti tutarının her bir sözleşme yılında bir önceki yılın Tüfe enflasyon oranında arttırılacağı şeklinde taraflar arasında anlaşma yapıldığı görülmekle sunulan kayıtlardan sözleşmenin 01.01.2025 tarihine kadar süreli akdedildiği ve davacı tarafından .... Noterliği 27.12.2024 tarihli, ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile öngörülen süre olan 01.01.2025 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının sözleşme süresince toplam olarak 3.018 Ton beyaz ürün alınması gerektiğinin kararlaştırıldığı, davacının toplam 3.461,63 Ton beyaz ürün alım yapmış olduğu, eksik ürün alımı sebebi ile faturanın 01.12.2024-01.01.2025 tarihleri arasındaki 1 ay devam eden süre yönünden düzenlendiği ancak taraflar arasında düzenlenen Ürün Alım Taahhütnamesinde satın alma taahhüdünün her bir yıllık sözleşme dönemine ilişkin olarak yerine getirilmediği takdirde kar mahrumiyetinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının sözleşme döneminde kararlaştırılan ürünün çok üzerinde alım yaptığı, davalının yaptığı tahsilatın haksız olduğu anlaşıldığından anlaşılmakla davalının, davacıya iade faturası sebebi ile 354.743,09-TL tutarında asıl alacak ve 27.796,31TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 70.948,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 26.131,26TL nispi karar harcından peşin yatırılan 6.532,82TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 19.598,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 61.206,30-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 29.870,72-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/05/2026
Katip ... Hakim ...