İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/430 E. 2026/405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/430
- Karar No
- 2026/405
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/430 Esas KARAR NO : 2026/405
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; bu sebeple aralarında cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalının 341.296,00-TL müvekkil şirkete cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunun anlaşılmış olduğunu, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borç davalı tarafından ödenmemiş ve borç muaccel hale gelmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkil şirketin tarafından davalı borçlu aleyhinde Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olduğunu, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borç davalı tarafından ödenmemiş ve borcun muaccel hale gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin mezkür alacağını borçludan talep etmiş ancak davalı şirketin ödememe konusunda ısrarcı olmuş olduğunu, bunun üzerine, müvekkili şirket adına Küçükçekmece İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak zorunda kalınmış olduğunu, davalı vekili 27.12.2024 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkil alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirtmiş ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, ancak yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, sunmuş olduğumuz belgelere istinaden müvekkili şirketin bakiye 341.296,00-TL alacağının olduğunu, borçlu tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, tarafların her ikisi de tacir olduğundan ilgili uyuşmazlık yönünden dava şartı olan zorunlu arabuluculuk safhasında Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk Numarası ile Davalı tarafla anlaşmak için görüşmeler yapılsa da bu süreç anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu tüm bu nedenlerle haklı ve hukuka uyarlı davanın kabulüne ve müvekkili davacı tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine Davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile işbu takibin devamına, takip konusu likit borca haksız, takibi geri bıraktırma kastıyla ve kötü niyetle itiraz eden davalının İİK. m.67 gereği 9020'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine,
tüm yargılama giderlerinin, avans faizi ve yasal vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 341.296,00-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ... rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 18/12/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı ve davalı firma arasında cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, Davacı tarafın cari hesap ekstresine göre 2024 yılında 10.742,88.-TL davalı tarafın alacaklı olarak açılış işlemi ile başladığı ve 341.296,00.-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, fakat 6 adet fatura vade farkı olarak düzenlendiği bu faturaların toplamının 106.400,40.-TL olduğu, davacının düzenlediği vade farkı faturaları cari hesap ekstresi toplamından düşi ünde 234.895,60.-TL kaldığı, Davacı tarafın BA-BS (karşılaştırmalı alış satış analiz raporu) ile cari hesap ve yevmiye defter kayıtlarının uyumlu olduğu, davalı tarafın BA-BS (karşılaştırmalı alış satış analiz raporu) incelendiğinde davacı adına kayıtlara rastlanmadığı, Davacı ... Kimya Ticaret ve San A.Ş.” nin 2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalı taraf Sayın Mahkemenin bildirdiği tarihte defter ve belgelerini sunmadığı ve tarafıma inceleme yapabilmem için herhangi bir adres telefon bilgisi verilmediğinden dolayı davalı tarafa ait defter ve belge incelemesi yapılamadığı, Davalı ve davacı firmalar arasında cari hesap sözleşmesine rastlanmadığından dolayı vade farkı faturalarının kabul edilip edilmemesinin takdiri Mahkemeye ait olacağı, Davacı firmanın Toplam cari hesap alacağının 341.296,00.-TL icra tarihine kadar işlemiş temerrüt faiz 58.098,13.-TL toplama alacak 399.394, 13.-TL olacağı, Sayın Mahkeme vade farkı faturalarının dahil edilmemesi kanaatinde ise 341.296,00.-TL cari hesap alacağından 106.400,40.-TL vade farkı faturası düşüldüğünde 234.895,60.-TL kaldığı, 58.098,13.-TL faiz ile toplam 292.993,73.-TL olacağını" belirtmiştir. Mahkememizin 15/01/2026 tarihli celsesinde dosyanın itirazların değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 02/03/2026 tarihli ek raporda özetle; " davacı ve davalı firmalar arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmaması, faturalar incelendiğinde faturalarda vade farkı işleteceği gibi ibarelerin bulunmadığı görülmüş fakat yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanmış olan belgelere istinaden davacı ve davalı arasındaki cari hesap ekstresine bakıldığında davacı firmanın davalı firma adına 6 adet vade farkı faturası düzenlediği davalı firmanın bu faturalara itiraz etmediği ve 27.05.2024 tarihinde davacının düzenlenmiş olduğu .... numaralı 33.361,20.-TL tutarındaki vade farkı faturasından sonra davalının 03.06.2024 tarihinde 150.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı, davacının 07.06.2024 tarihinde .... numaralı 8.388,00.-TL tutarındaki vade farkı faturası sonrasında davalının 11.06.2024 tarihli 160.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı, davacının 12.06.2024 tarihli .... numaralı 22.387,20.-TL tutarındaki vade farkı faturasından sonra davalının 100.000,00.-TL tutarında ödeme yapmış olduğu görülmüş olup bu bilgilere göre taraflar arasında vade farkı faturası düzenleme ve tahsiline ilişkin ticari teamül mevcut olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağını" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu, konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına davacının 341.296,00-TL alacağının bulunduğu, ancak 6 adet faturanın vade farkı faturası olarak düzenlendiği, bu faturaların toplamının ise 106.400,40-TL olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu noktada bir anlaşma bulunması yahut bu noktada teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekmektedir. Davacı tarafça taraflar arasında vade farkına ilişkin olarak taraflar arasında anlaşma bulunduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmamış olduğu görülmektedir. Davacı yan bu noktada taraflar arasında bir teamülün bulunduğu iddia etmiştir. Yargıtay kararları uyarınca vade farkı faturası düzenleme ve tahsiline ilişkin teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında bu husus da irdelenmiş ve taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi ve ödenmesine ilişkin bir teamülün bulunmadığı da tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı yan vade farkı faturaları düzenlenmesinden sonra davalı tarafça ödemeler yapılmış olduğunu iddia ederek teamülün varlığının sabit olduğunu iddia etmiş ve gerçekten davacı tarafından düzenlenen vade farkı faturalarından üç tanesinin tanzim edilmesinden sonra davalı tarafça davacıya bir takım ödemeler yapılmış ise de, taraflar arasındaki cari ilişkideki bakiye borç/alacak durumu gözetildiğinde bu ödemelerin vade farkı faturalarına ilişkin yapılmış ödemeler olduğunun açık olmadığı, bu bakımdan taraflar arasında teamülün varlığını bu ödemelerin ortaya koyamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Belirtilen bu esaslar çerçevesinde de vade farkı faturaları toplamı 106.400,40-TL'nin davacı defter ve kayıtlarına göre tespit edilen toplam alacak tutarı olan 341.296,00-TL'den mahsup edilmesi gerektiği, bu kapsamda da davacı alacağının sahibi lehine delil vasfı taşıdığı kanaatine ulaşılan ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak 234.895,60-TL olduğu anlaşılmış ve davanın bu tutar üzerinden kısmen kabul, kısmen reddine ve davacının tespit edilen alacağının hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine davanın kabul edildiği miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 234.895,60-TL yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 46.979,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.045,71-TL ilam harcından peşin alınan 4.122,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.923,70-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı, 4.122,01-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 4.737,41-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.165,93-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.434,06-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.002,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.502,50-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.163,56-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır