İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/405 E. 2025/405 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/405
Karar No
2025/405
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/405 Esas - 2026/669 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/405 KARAR NO: 2026/669

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında SOLIDWORKS ve CAMWORKS yazılımlarının satışına ilişkin anlaşma yapıldığını, davalının kabul ettiği 05/03/2025 tarihli teklif kapsamında satış bedelinin peşin ödeme koşuluyla 7.800 USD olarak belirlendiğini ve ödeme tarihinin 14/03/2025 olarak kararlaştırıldığını, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek Kahramankazan İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, teklif formundaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, yazışmalarda adı geçen Aydın isimli kişinin şirketle bir bağının bulunmadığını, müvekkiline lisans teslim edilmediğini, yalnızca ücretsiz ve geçici demo kurulumu yapıldığını, davacının üçüncü kişiden lisans satın almasının müvekkilini bağlamayacağını, dayanılan faturaya itiraz edildiğini ve ihtarnamede tanınan ödeme süresi dolmadan takip başlatıldığını, yapılan ödemenin ise borcun kabulü niteliğinde olmayıp davacının ısrarlı talepleri ve dava tehdidi nedeniyle gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine ve müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. TOPLANAN DELİLLER : -Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır. -Kahramankazan İcra Müdürlüğü' nün ..... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. -İvedik Vergi Dairesi ile Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların uyuşmazlık yıllarına ait BA&BS kayıtları celp edilmiştir. -Taraflara Ticari Defter ve Kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş, davacı tarafından söz konusu kayıtların bulunduğu yerlerin bildirildiği anlaşılmıştır. -Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen Bilgisayar Mühendisi ve SMM bilirkişiden oluşan heyete yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Yine davaya konu uyuşmazlıkta sözleşmenin bulunmadığı, teslim yapılmadığı iddiaları dikkate alınarak Bilgisayar Mühendisi Bilirkişiden de yerinde inceleme yapılması talep edilmiştir. Mahkememizce alınan 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı firmanın davalı firmaya Solidworks programı ve bakım hizmetleri satışı için anlaşmaya varıldığı, davalıya fatura kesildiği, davalının faturayı kabul ettiği, kısmı ödeme yaptığı ve WhatsApp yazışmalarında da ödeme için vaatlerde bulunulduğu, davacının ana firmadan davalı adına ürün ve bakım alımı yaptığı göz önünde bulundurulduğunda,davacının edimini yerine getirdiği , Davacı Şirketin 2025 Yılı Yevmiye ve Kebir Defterlerinin e-defter Berat dosyalarının süresinde GİB Sistemine yüklenip,onaylandığı.Yine 2025 yılı Envanter Defterinin süresi içerisinde açılış onayının yapılmış olduğu.Davacı Şirketin 2025 yılı Ticari Defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, Davalı Şirketin; Ticari defterlerinin dosya kapsamında mevcut olmadığı.Yine davalı Şirketin ticari defterlerinin bulunduğu adresin dosyaya bildirilmediği.Açıklanan nedenle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği, Davacı ..... Yazılım Ve Mühendislik Limited Şirketi tarafından, Davalı .....Endüstiryel Proses…Ltd.Şirketi adına 2025 yılında KDV Dahil 341.593,20 KDV Hariç 284.661,00.-TL tutarındaki Faturanın; Tarafların 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz Belgesinde kayıtlı olduğu. Bu şekilde;Taraf Karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz Belgelerinin birbirini teyit edip, doğruladığı, Davacı Ticari Defterlerinde;Davacı tarafından 341.593,20.-TL tutarında düzenlenen Fatura ile Davalı tarafından yapılan 50.000,00.-TL tutarındaki ödemenin kayıtlı olduğu.Bu şekilde Davacı Ticari Defterlerinde;20.06.2025 takip tarihinde Davalı Şirketin 291.593,20.-TL(341.593,20- 50.000,00) borç bakiyesinin kayıtlı olduğu,''nun belirlendiği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, davalının mahkememizce verilen sürede defterlerini ibraz etmediği ve davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi beyanında söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, bu durumun davalının söz konusu faturadan haberdar olduğunu ve davalı şirketin faturayı ve fatura içeriğindeki ürünü teslim aldığını gösterdiği kanaatine varılmış, Mühendis Bilirkişi tarafından da davacının edimini yerine getirdiği tespitleri göz önünde bulundurularak davalının fatura bedelini ödediğine ilişkin belge de dosyaya sunmadığından ödeme hususunu ispatlayamadığının kabulü ile davacı kayıtlarına itibar edilmiştir. Dosya kapsamındaki teklif formu incelendiğinde, taraflar arasında yazılım lisansı ve bakım hizmetinin sağlanması konusunda sözleşme ilişkisi kurulduğu, satış bedelinin 7.800,00 USD + KDV olarak kararlaştırıldığı, Türk Lirası ile yapılacak ödemelerde ise fiili ödeme tarihindeki TCMB USD efektif satış kurunun esas alınacağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Teknik bilirkişi raporunda; davacı tarafından sözleşmeye konu lisansın davalı adına temin edildiği, lisans ve hizmetin davalının kullanımına sunulduğu, buna ilişkin faturanın düzenlendiği ve davalının da borca mahsuben kısmi ödeme yaptığı belirlenmiş olup, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği kanaatine varılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise davacının ticari defter ve kayıtlarında 07/03/2025 tarihli 341.593,20 TL bedelli faturanın kayıtlı bulunduğu, davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL ödemenin hesaba işlendiği ve muhasebe kayıtları itibarıyla 291.593,20 TL bakiye bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı da gözetildiğinde, davacının defter kayıtları dosya kapsamındaki teklif, fatura, ödeme belgesi ve teknik bilirkişi tespitleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, bilirkişi tarafından ticari defter kayıtlarından hareketle belirlenen 291.593,20 TL, taraflar arasındaki borcun hukuki niteliğini ve para cinsini belirleyen bir tutar olmayıp, yabancı para üzerinden kararlaştırılmış borcun muhasebe kayıtlarındaki Türk Lirası karşılığından ibarettir. Tarafların sözleşmeyle temel edim bedelini USD cinsinden kararlaştırmaları ve Türk Lirası ile yapılacak ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden mahsup edileceğini açıkça düzenlemeleri karşısında, faturanın Türk Lirası olarak düzenlenmiş olması borcun Türk Lirası borcuna dönüştüğü şeklinde değerlendirilemez. Nitekim KDV dahil sözleşme bedeli 9.360,00 USD olup, davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL kısmi ödemenin ödeme tarihindeki kur üzerinden USD karşılığının yabancı para borcundan mahsup edilmesi gerekmektedir. Yapılan mahsup sonucunda davalının bakiye borcunun 8.096,00 USD olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mali müşavir bilirkişi raporunda belirtilen 291.593,20 TL bakiyenin takip tarihindeki veya başka bir tarihteki döviz kuru üzerinden yeniden USD’ye çevrilmesi suretiyle bakiye yabancı para borcunun belirlenmesi doğru görülmemiştir. Böyle bir hesaplama, tarafların Türk Lirası cinsinden yapılan ödemenin ödeme günündeki kur üzerinden mahsup edileceğine ilişkin açık sözleşme hükmüne aykırı olacağı gibi, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında gerçekleşen kur değişikliğinin yabancı para borcunun miktarını değiştirmesi sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla bilirkişi raporundaki ticari defter tespitlerine itibar edilmiş, ancak bakiye alacağın para cinsi ve miktarına ilişkin hukuki değerlendirme mahkememizce yapılmış, davacı tarafından davalı yetkilileri ile yapılan watsapp konuşmalarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bu yazışmalarda %4,5 komisyon oranı olduğunun belirtildiği, bu oran ile ödeme tarihinde dolar alış kurunun 37,8502 TL, satış kurunun 37,9184 TL olduğu, davacının davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL' lik ödemenin 1.264 USD ' ye tekabül ettiği yönündeki tespiti dosya kapsamı ile uyumlu görülmüştür. Takip öncesi işlemiş faiz yönünden ise, teklif formu altına el yazısı ile eklenen ve taraflarca paraflanmayan temerrüt tarihine itibar edilmemiş, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan tarihten itibaren faiz yürütülmek sureti ile 8.096,00 USD asıl alacak üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda 3,33 USD işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, takipte talep edilen bunun üzerindeki işlemiş faiz miktarının ise dosya kapsamıyla doğrulanamadığı sonucuna varılmıştır. Bu suretle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 8.096,00 USD asıl alacak ve 3,33 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.099,33 USD alacaklı olduğu kanaatine varılarak, davalının icra takibine yaptığı itirazın bu miktar yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak başlattığı takibe davalı tarafından anaparaya yapılan itirazın haksız olduğu, faize ilişkin kısma itirazın ise kısmen haksız anlaşılmıştır. Davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Kahramankazan İcra Dairesi'nin .....E. Sayılı dosyasında davalı itirazlarının kısmen iptali ile takibin 8.096,00 USD asıl alacak ve 3,33 USD işlemiş faiz üzerinden, 8.096 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki istemle bağlı bağlı kalınarak 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütmek ve fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı tahsil edilmek üzere DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden (8.096 USD nin takip tarihi itibariyle TL karşılığı 317.254,21 TL ) hesaplanan %20 oranında (63.450,94-TL) İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 21.680,59-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 5.684,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.996,63-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 5.684,27-TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 50.781,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 3.615,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 16.761,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 16.572,20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin 4.548,18 TL' sinin davalıdan, 51,82 TL' sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026

Katip ..... e-imza Hakim ....e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/405, K. 2025/405, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-405-e-2025-405-k-0ff2e2a132fc