İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/326 E. 2025/900 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/326
- Karar No
- 2025/900
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/326 Esas KARAR NO : 2025/900
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İcra takibine ve davaya konu faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin ayıplı olmadığını, herhangi bir kusur veya eksiklik olmadan ifa edildiğini, ... tarihli ve ... no'lu faturaya itirazlarımızı içeren Antalya ... Noterliği tasdikli ... tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamemizin soyut ve mesnetsiz iddialar içerdiğini, Davacı tarafından sağlanan mal ve hizmetlerde kusur ve eksik olmadığının Davalı şirket yetkilileri tarafından da ... yazışmalarında teyit edildiğini iddia etmiş; bu sebeple davanın kabulü ile kısmi itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile Davalı arasındaki hukuki ilişki, Davalı'ya ait ... plakalı, ... marka, ... model, ... yakıtlı, ... şanzıman tipli, ... cinsi aracın vites değişimlerinde yaşanan problemlerin, Davacı tarafından aracın tamir edilerek giderilmesini ve aracın arızası giderilmiş biçimde Davalı'ya teslimini konu edinen Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri kapsamında kalan eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Davacı taraf, vites geçişi sorunları ve vites geçişlerinde sürtünme sesi gelmesi sebebiyle tamirhanesine bırakılan araç üzerinde ... tarihli faturaya konu ettiği mal ve hizmetleri sağlayarak aracı tamir ettiğini, davacı taraf ... tarihli faturada ve ... tarihli faturada iki defa ve ayrı olarak belirttiği 4 litre şanzıman yağı değişimi sebebiyle kusurlu ve ayıplı ifada bulunmuş; aracın en başta tamirini gerektiren arızaların dışında araç üzerinde başkaca arızaların (yağ sızıntısı ve vites kolu sertliği) meydana gelmesine sebebiyet vermiş; TBK. m.471 kapsamında özenle ifa borcunu gereği gibi yerine getiremediğini, davacı'dan tekrar onarım talebinde bulunulduğunu, ikinci onarım sonrasında arızanın devam ettiği anlaşılınca ikinci bir tamirhanede araç tekrar onarıma alındığını, bu onarım esnasında araçta meydana gelen yeni arızanın davacının aracın Kullanım Kılavuzu'na aykırı olarak şanzıman yağı değişimi yapmasına bağlı olarak ağır kusuru sebebiyle ortaya çıktığı; ayrıca şanzıman yağını olması gerekenden erken sürede ikinci defa değiştirerek kasten Müvekkil Şirketi zarara uğrattığı da anlaşılınca, ... tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarname ile faturaya itiraz edilmiş ve verilen mal ve hizmetlerin ayıplı olduğu hususunun bildirildiğini savunmuştur. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, ... tarihli fatura kapsamındaki mal ve hizmetler sebebiyle Müvekkil Şirket'in Davacı tarafa borçlu olmadığı; aksine Müvekkil Şirket'in Davacı'nın ağır kusuru ve kastıyla ayıplı hizmette bulunduğu ve Müvekkil Şirket'i zarara uğrattığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası Davacı yönünden esnaf/tacir müzekkereleri, Tarafların bağlı bulundukları Vergi Dairesinden 2025 yılı alış-satış analizleri Mali müşavir kök ve ek raporu IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava ticari nitelikte olduğu iddia olunan hizmet ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafından davalıya sunulan araç tamiratı hizmetinin ayıplı ifa içerip içermediği, hizmetin ticari nitelikte olup olmadığı, bu hizmet karşılığında düzenlenen faturaların tahsili için başlatılan Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı belirlenmiştir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi; davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki mahkeme itirazın iptali davasında; tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Davacının tacir olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 2025 yılına ait (fatura ve icra takibi tarihi olan) kayıtlarının celbi için bağlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılmış, müzekkere cevaplarının tetkikinden; davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, işletme hesabını göre defter tuttuğu, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasını kayıtlı olduğu, Vergi Dairesinden gönderilen gelir vergisi beyannamesinin tetkikinden; VUK 177.maddesine göre belirlenen bilanço usulüne göre defter tutma haddine ulaşmadığı, 2024 yılı dönem içi hasılatının ...-TL, 2025 yılında ...-TL olması ile tacir vasfını taşımadığı anlaşılmıştır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler. HMK'nın 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek "Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." ifadesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Somut olayda; davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır