İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/244 E. 2025/930 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/244
Karar No
2025/930
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/244 Esas KARAR NO :2025/930

DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/10/2018 KARAR TARİHİ:23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti'nin kiracı olduğu taşınmazın müvekkil şirket nezdinde ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalının müvekkil şirkete yapmış olduğu ihbar neticesinde, davalıların maliki olduğu sigortalı ile aynı adresin No:2'sinde bulunan yapının yıkımı ile yeniden inşa edildiği esnada, hırsızlığa karşı hiçbir güvenlik önlemi alınmayarak yapının umuma açık durumda bırakılması neticesinde, hırsızlar tarafından 04.11.2016 tarihinde yapının içine girilerek yapının terasından sigortalı işyerinin kiracısı olduğu binanın çatısına çıkılarak ve çatı malzemeleri sökülerek çalınması nedeniyle aynı gün yoğun yağmurun bina içine sızması sonucu emtialarının zarar gördüğünü, tahkim yargılaması sonucu 18/06/2018 tarihinde 19.480,72 TL hasar ödemesi yapıldığını, davalıların maliki olduğu ve diğer davalı ... Mimarlığın müteahhit firma olarak yıkım aşamasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle sorumlu olduklarını, müvekkili tarafından sigortalısı için yapılan hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereğince davalı tarafından kendilerine ödenmesi için işbu davanın açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 19.480,72 TL'nin ödeme tarihi olan 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini beyanla davanın kabulünü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Mimarlık vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından dava öncesinde müvekkiline gönderilen bir ihtarname bulunmadığından doğrudan dava açılamayacağını, davacının talepleri ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının rücu hakkı bulunmadığını, müvekkilinin sökme ve yıkma işlemlerine olay tarihinden önce başlamadığını, yıkım izninin 25/11/2016 tarihinde alındığını, olay tarihinde binada fiilen oturanların bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi ile; bahsi geçen zarardan sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle bu nedenle pasif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının sunduğu bilirkişi raporunun delil niteliğinin bulunmadığını, yaşanan hırsızlık ve su baskını sonucu oluşan hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, binanın metruk olduğu iddiasının doğru olmadığını, yıkım kararının 25/11/2016 tarihinde alındığını, yıkımın 07/12/2016 tarihinde başladığını ve bu tarihe kadar binada oturanların bulunduğunu, davacının ceza dosyasından bahsetmiş olmasına rağmen dosya bilgisi vermediğini beyanla davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu hasarın tek sorumlusunun dava dışı sigortalı işyerinin ve diğer binada oturanların olduğunu, güvenlik önlemi almadıkları halde sorumluluğun müvekkiline yıkılmak istendiğini, hırsızlık tarihinde müvekkilinin maliki olduğu binada yıkım ve söküm olayı olmadığını beyanla haksız davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile ; davacı tarafından müvekkiline gönderilen bir ihtarname bulunmadığından dava açılamayacağını, davacının talepleri ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının rücu hakkının bulunmadığını, müvekkilinin sökme ve yıkma işlemlerine olay tarihinden önce başlamadığını, yıkım izninin 25/11/2016 tarihinde alındığını, olay tarihinde binada fiilen oturanların bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla haksız davanın reddini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Diğer davalılar ... ile ... cevap dilekçesi sunmamış, ... vekili duruşmada, hırsızlık olayının dava dışı sigortalıya ait imalat eksikliği nedeniyle meydana geldiğini, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... Esas, ... Karar ve 25/02/2021 tarihli kararı ile; "Davalı malikler ile davalı şirket arasında 12.04.20216 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığı, Dava konusu taşınmazda meydana gelen hırsızlık neticesinin sonucu olarak zararın meydana geldiği iddia edilmişse de hırsızlık olayına ilişkin başvuru yapıldığına dair delil sunulamadığı gibi, CBS’na yazılan müzekkereye verilen cevapta olayla ilgili soruşturma dosyası bulunmadığı, çatı malzemelerin davalıların sorumluluğu altındaki binadan geçmek suretiyle çalındığı ile olay ile zarar arasında davalıların sorumluluğunu gerektirecek uygun illiyet bağı kurulamadığı anlaşılmakla ispat olunamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilince yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 45. Hukuk Dairesinin 2021/795 Esas, 2024/760 Karar sayılı tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle; "Davacı ..., dava dışı sigortalısının 04/11/2016 tarihinde terasında çatı malzemelerinin çalındığı iddiasıyla aynı gün yoğun yağmurun bina içine sızması sonucu emtialarının zarar gördüğü, hırsızlığın yan binanın boş ve yıkım aşamasında olması ve bu binadan dava konusu taşınmaza geçilmek suretiyle gerçekleştiği, davalıların maliki olduğu ve diğer davalı ... ... müteahhit firma olarak yıkım aşamasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla davadışı sigortalıya ödenen tazminat tutarının rücuen tazmini amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Her ne kadar bina maliki davalılar yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise de diğer davalı ... şirketi yönünden; her iki taraf da tacir olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmesi nedeniyle birden fazla sorumluluğa dayalı açılan davada, birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemesi, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesine göre ihtisas mahkemesi olduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına geçilerek karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesi ile mahkeme hükmünü kaldırmıştır ve HMK'nın 114/1-c maddesindeki görev dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi kararı verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarih ve 2021/795 Esas, 2024/760 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla dava .... Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildi. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı, 26/11/2024 tarihli kararı ile; İstinaf ilamı doğrultusunda; davacı ..., dava dışı sigortalısının 04/11/2016 tarihinde terasında çatı malzemelerinin çalındığı iddiasıyla aynı gün yoğun yağmurun bina içine sızması sonucu emtialarının zarar gördüğü, hırsızlığın yan binanın boş ve yıkım aşamasında olması ve bu binadan dava konusu taşınmaza geçilmek suretiyle gerçekleştiği, davalıların maliki olduğu ve diğer davalı ... Mimarlığın müteahhit firma olarak yıkım aşamasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla dava dışı sigortalıya ödenen tazminat tutarının rücuen tazmini amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Her ne kadar bina maliki davalılar yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise de diğer davalı ... şirketi yönünden; her iki taraf da tacir olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmesi nedeniyle birden fazla sorumluluğa dayalı açılan davada, birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemesi, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesine göre ihtisas mahkemesi olduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle ve mahkememizce davalılar arasında aynı olaya ilişkin zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olabileceği değerlendirilmekle, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu şeklinde hüküm kurulmuştur. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar 26/11/2024 tarihli görevsizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize 08/04/2025 tarihinde intikal etmiş olmakla Mahkememizin 2025/244 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildi. Dava, ... Paket Sigorta Poliçesi kapsamında hırsızlık neticesinde sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 27/11/2025 tarihli 20 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Dava dosyası kapsamındaki belgelerin incelenmesi sonucunda; Davalı firma ... Mim. Pro. Hizm. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile No:2 numaralı bina malikleri arasında Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığı, buna müteakip kat maliklerinin binayı boşalttıkları ve bina boş olduğu anda binaya kimliği belirsiz kişiler girerek (dosya kapsamında bununla ilgili Hasar Ekspertiz Raporu dışında herhangi bir belge bulunmamaktadır) bitişikteki No:4 numaralı binanın çatı malzemelerini çaldığı, yağan yağmur sonucunda No:4 numaralı binaya çalınan çatı malzemelerinin boşluğundan yağmur suyu girerek dava dışı ... Dış Tic. San. Ltd. Şti.’ye ait emtialara zarar verdiği anlaşılmıştır." şeklinde beyanda bulunarak, Hasarın, bitişik nizamda bulunan No:2 adresindeki taşınmazda yürütülen yıkıma hazırlık faaliyetleri sırasında çatı kaplamalarının, yağmur giderlerinin ve aydınlık pencerelerinin sökülmesi nedeniyle gerekli koruma tedbirlerinin alınmaması sonucu meydana geldiği, Meydana gelen su sızıntısının doğrudan bu eksiklikler sebebiyle oluştuğu ve zararla açık illiyet bağı bulunduğu, TBK m. 69 uyarınca olay tarihinde malik olan davalılar yönünden kusursuz sorumluluk şartlarının oluştuğu, Çatı sökümü ve güvenlik tedbirleri açısından fiilî kusurun ise müteahhit ... Mimarlık Proje Hiz. İnş. Taah. Ltd. Şti. üzerinde bulunduğu, Davalı ... ...’nın olay tarihinde malik olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, Hasar miktarının dosyadaki tespitlere göre 15.700,00-TL olduğu, davacının 19.480,72-TL’lik talebinin ise sigorta halefiyetinden kaynaklanıp yargılama giderleri ve fer’ileri içerdiği, Davacı Sigortacı Dava dışı Sigortalıya 18.04.2018 tarihinde ödeme yaptığı, buna göre 18.06.2018 ödeme tarihi 04.10.2018 Dava tarihi olduğu gözetildiğinde, taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faiz talep edildiği buna göre yapılan hesaplamaya göre 19.480,72,t tazminat 518,78 yasal faiz olmak üzere 19.999,50₺ tazminat olacağı, İnşaat Sözleşmesi’nin 4.13. maddesi gereğince sorumluluğun iç ilişkide tamamen müteahhide ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı ... tarafından dava dışı ... ... Dış Tic. San. Ltd. Şti. ..., ... bulunan işyeri için ... Paket Sigorta Poliçesi akdedildiği, bu poliçe kapsamında dava dışı sigortalısının işyerinde meydana gelen su hasarı sebebiyle sigortalısına yapılan ödemenin davalılardan tahsilinin talep edildiği, meydana gelen zararın dava dışı sigortalısının 04/11/2016 tarihinde terasında çatı malzemelerinin çalındığı iddiasıyla aynı gün yoğun yağmurun bina içine sızması sonucu emtialarının zarar gördüğü, hırsızlığın yan binanın boş ve yıkım aşamasında olması ve bu binadan dava konusu taşınmaza geçilmek suretiyle gerçekleştiği, davalıların maliki olduğu ve diğer davalı ... Mimarlığın müteahhit firma olarak yıkım aşamasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla dava dışı sigortalıya ödenen tazminat tutarının rücuen tazmini amacıyla işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere davalı bina maliklerinin kendilerine ait taşınmazın yıkım çalışmaları nedeniyle bitişiğindeki dava dışı sigortalıya ait taşınmazda yoğun yağmur nedeniyle hasar meydana geldiği, meydana gelen hasardan yapı malikinin kusursuz sorumluluğu gereği sorumlu oldukları, dosya kapsamındaki ekspertiz ve bilirkişi raporları, hasarın komşu binadaki çatı kaplamalarının sökülmesi ve yıkıma hazırlık çalışmalarının gerekli tedbirler alınmadan yapılması nedeniyle oluştuğundan TBK m.69 kapsamında bakım eksikliği – koruma tedbirlerinin alınmaması sebebine dayalı olarak davalı yapı maliklerinin sorumlu oldukları, davalı şirket yönünden; bina malikleri ile yapılan 12.04.2016 tarihli “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nin 4.13. maddesi uyarınca: Yıkım dâhil tüm inşaat sürecinde, İş güvenliği, üçüncü kişilere verilebilecek zararlar ve komşu parsellerin korunması bakımından, Tek muhatap ve sorumlu müteahhittir. " sözleşmenin bu maddesi her ne kadar doğrudan üçüncü kişiler yönünden hüküm doğurmasa da, müteahhit ile malik arasındaki iç ilişki ve risk dağılımını gösterdiğinden teknik değerlendirme bakımından önemlidir. Bu düzenleme gereği davalı müteahhit şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bina malikleri ile şirket arasındaki sorumluluk durumunun iç ilişkide değerlendirileceği, davacı şirkete karşı n müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... yönünden; dava konusu olaydan sonra 25/12/2017 tarihinde taşınmazı satın aldığı, bu tarihten itibaren bina maliki olduğundan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, 2-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile 19.480,72TL’nin, 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 3-Karar ve ilam harcı 1.330,67-TL nin peşin alınan 332,69-TL den düşümü ile kalan 997,98-TL bakiye ilam harcının davalılardan ... hariç diğer davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 368,59-TL peşin ve başvuru harcının davalılardan ... hariç diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 24.038,00-TL yargılama giderinin davalılardan ... hariç diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 19.480,72-TL vekalet ücretinin davalılardan ... hariç diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 19.480,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/244, K. 2025/930, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-244-e-2025-930-k-58264cdcc0b7