Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/191 E. 2025/1098 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/191
- Karar No
- 2025/1098
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/191 - 2025/1098 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)
ESAS NO : 2025/191 KARAR NO : 2025/1098
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2024 NUMARASI : 2022/375 Esas - 2024/606 Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın diş protez teknisyeni olduğunu ve davacı ... ... isimli iş yerinin yetkilisi olduğunu, davalı şirket müdürü ve diş hekimi olan ... ile birlikte ticari iş yaptıklarını, taraflar arasında başlayan ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından diş hekimi olan davalının talimatları doğrultusunda bir takım işler yapıldığını ve faturalandırıldığını, davacının davalı tarafından yapılan işleri ödemelerin yapılmamasına rağmen eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacının düzenlemiş olduğu faturaları davalı borçluya bildirmesine rağmen ödeme alamaması nedeniyle maddi zarara uğradığını, davalıya borcun ödenmesi için ihtarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamaması üzerine Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2022/6847 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; açılan davada iki davacı olduğunu, davacı gerçek kişinin tacir olduğundan hem ... olarak hem de ... ... olarak dava açılmasının mümkün olmadığını, fatura düzenleyicisi ... ... olarak geçtiğinden ve Ticaret Sicil kaydında da bu ünvan bulunduğundan öncelikle ...'ın şahsi olarak açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, Davacının satmadığı ve sunmadığı bir hizmet bedelini talep ettiğini, davalı firmanın, davacının iddia ettiği mal ve hizmetlerin tamamını başka bir firmadan satın aldığını, davacının davalıya üretimini yaptığını iddia ettiği ürünlere ait tek bir teslim belgesinin bulunmadığını, davacıdan, davacının henüz diş protez laboratuvarı ruhsatı olmadığı dönemde sadece ücret karşılığı tasarım hizmeti alındığını ve bu hizmet karşılığının ödendiğini, üretim hizmeti alınmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "taraflar arasında "diş protezi" işinden kaynaklı cari hesap şeklinde tutulan alacağa dayalı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından davalıya düzenlenen 19/03/2022 tarihli 22.511,52 Euro karşılığı 368.422,09.-TL 5 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinde 06.04.2022 takip tarihinde, ... ...Ltd. Şirketinin 368.422,09.-TL borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, davaya konu faturaların davalı şirketi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından dava konusu faturaların vergi dairesine bildirilmediği, bu konudaki vergi dairesinin çelişkili yazılarının davacı bildirimine dayalı olarak düzenleme yapıldığı belirtildikten sonra giderildiği anlaşılmıştır. Dava konusu diş protezi yapım işi bedeli olduğundan işin yapıldığı ve teslim edildiğini kanıt yükü davacı yandadır. Davacı kanıtları ile davalı diş hekimliği kliniğinde bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı tarafından verilen siparişler üzerine davacı tarafından yapılan iş bedelinin 1.793.60 Euro karşılığı olduğu, davaya konu edilen 22.511,52 Euro miktarındaki faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin 20.717,92 Euro miktarındaki mal ve hizmetlerinin ise dava dışı ... firması tarafından yerine getirildiği raporda belirtilmiştir. Davacı kanıtlarında yer alan görüşme kayıtlarından dava konusu işin tamamının davacı tarafından yerine getirildiği anlaşılamadığı gibi protokol defteri de sadece davacı tarafça tutulduğundan lehine kanıt olarak kabul edilememiştir. Davacı yana delil listesinde belirtilen yemin hatırlatılmış bu delile davacı dayanmamıştır. Açıklanan nedenlerle raporda belirtilen ve kanıtlanan 1.793.60 Euro karşılığı hizmetin davacı ... tarafından yerine getirildiği, davalı yanca bu bedel yönünden yapılan ödemeye ilişkin savunma ve kanıt sunulmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, Ankara 26. İcra Dairesi’nin 2022/6847 sayılı icra dosyasında davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.793,60 EURO asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararında davalı şirketin Ba Formunda davacıya ait mal alımına yönelik bildirimin bulunmadığı bu hususun maddi hataya dayandığını Vergi Dairesinin müzekkere cevabıyla bu hatanın giderildiği bu kapsamda davalı tarafından herhangi bir bildirimin yer almadığı belirtilmişse de, vergi dairesinin 31/05/2023 tarihli müzekkere cevabına bakıldığında "Dairemizin ... Vergi Kimlik Numaralı.... Diş Polikliniği…Ltd. Şirketi hakkında 2022 dönemi BA sorgulaması sonucunda 7311027207 Vergi Kimlik Numaralı ... hakkında 341.131,56TL tutarında e-belge olarak oluştuğunun... beyan edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işin vergi kayıtlarında da yer verildiğini bu nedenle, vergi dairesinin vermiş olduğu cevabi yazıyı sadece davalının bildirimde bulunmadığı şeklinde yorumlamamak ve müvekkil tarafından yapılan işin kayıtlarda e-belge olarak yer aldığına da dikkat etmek gerektiği ifade edildiğini, taraflar arasında işin yapıldığına dair whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili ile ... arasındaki whatsapp görüşmeleri üzerinde yapılan incelemede "aynı binada komşuluk yaptıkları, görüşmelerde ...'a direkt mail olarak gelen işler ile teknisyen ...'in ...'a gönderdiği ...'a ait işlere ilişkin yazışmalar tespit edildiği, ...'ın bilgisayar kayıtlarında, estetik dental ...' de, ...'a ait hasta ölçü görüntülerinin ...'a geldiği," beyanlarının yer aldığını, bu yazışmalar ile ...'a ait işlerin müvekkili tarafından yerine getirildiği açıkça ifade edilmiş ise de, dava konusu işin tamamının müvekkili tarafından yerine getirildiğinin anlaşılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu işin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, işin muhatabının ... olmadığını, davalının dava dışı ile anlaşarak işi kendisi yapmış gibi fatura kesildiği, bu sebeple müvekkilin alacağının engellendiği ifade edilmişse de, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davalı tarafça sunulan faturanın müvekkilinin alacağın engellemek amacıyla düzenlendiğini, müvekkilinin üretim değil sadece tasarım yaptığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, KDV hariç 27.500,00 TL'lik bir ödemenin sadece tasarım için ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin vekaletnamesiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ...'in yalnızca davalının müvekkiline iletmesi için kendisine gönderdiği formatı STL formatına dönüştürerek müvekkiline teslim ettiğini, bu hususun müvekkili tarafından 15/11/2023 tarihli duruşmada belirtildiğini, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkiline ait ticari defterlerde ve BA formlarında davaya konu alacağa ilişkin bir kayıt bulunmadığını, kök bilirkişi raporunda davacının; 1.587,67 Euro hizmet sunduğunu belirtmiş daha sonra ise ek raporda 1.793,60 Euro mal ve hizmet sunduğunu belirtildiğini, hükme esas alınan raporda davalının davacıya gönderdiği ağız ölçülerinin esas alındığını, davalıdan tasarım hizmeti dışında hiç bir hizmet alınmadığını, işin yapıldığı dönemde davacı tarafın ruhsatı da olmadığından fiilen ve hukuken de imkan bulunmadığını, müvekkilinin iş yerinde hastaların diş protezleri için cerec isimli bir sistemin kullanıldığını, davacının bu tarihlerde satın almış olduğu bir lisansın bulunmadığını, dolayısıyla davalının cerec cihazından davacıya bilgi transferi yapma imkanın bulunmadığını, davacı tarafın henüz diş protez laboratuvarı ruhsatı olmadığı dönemde sadece ücret karşılığı tasarım hizmeti aldığını ancak, faturaların aksine üretim hizmeti alınmadığını, buna ilişkin ücretin de dekontla sabit olduğunu, dosya kapsamında mevcut olan ödeme dekontunun yerel mahkemece dikkate alınmadığını, üretim bedeli ile tasarım bedeli arasında fark olmasına rağmen davacının gönderilen dekonta karşılık olarak eksik ödeme olduğuna dair bir beyanının da olmadığının görüldüğünü, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişki niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Eser sözleşmelerinin mutlaka yazılı olarak yapılması gerekli değildir. 1- Şahıs firmalarının tüzel kişilikleri olmadığından taraf ehliyetleri de yoktur. HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaların dava şartlarından olduğu, HMK'nın 115. maddesine göre mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı hükmü nazara alınarak, temyiz aşamasında da dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Davacı taraf takip ve davayı 1) ... ...) ... şeklinde başlatmıştır. İlk olarak bahsedilen firma ismi olup, şahıs firması taraf gösterilerek onun adına takip başlatılması ve dava açılması mümkün değildir. Takibin ... (... ...) şeklinde başlatılması, davanın da bu şekilde açılması gerekirdi. Mevcut durum itibariyle ... ... adına açılan davanın HMK 114/1-d maddesi uyarınca taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken bu firma adına açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. 2- HMK 202/2. maddesinde "DELİL BAŞLANGICI", iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veye gönderilmiş belgedir denilmek suretiyle ispat kuvvetine haiz ,senetle ispat zorunluluğunun istisnasını oluşturan bir belge olarak kabul edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme imzalanmamakla birlikte taraflar arasında bir sözleşme kurulmuş olduğunu ortaya koyan HMK 202.madde anlamında yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan e-mailler ve whatts up kayıtları dosya içerisinde mevcuttur. Bu nedenle mahkemece davacı tarafın 05/07/2022 tarihli dilekçesinde tanık olarak bildirdiği ... ve ...'nın beyanları tespit edilmelidir. Diğer yandan davalı tarafın da cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığı, mahkemenin ön inceleme duruşmasında davalının tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği görülmektedir. Mahkemece HMK 137 ve 140 maddeleri doğrultusunda ara karar kurulması sonucunda böyle bir ara karar alınmadığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece davalı tarafa da cevap dilekçesinde bahsettikleri tanıkların açık kimlik bilgilerini ve açık adreslerini bildirmek üzere süre verilmeli, davalı tarafça süresinde bu bildirimin yapılması halinde davalı tanıkların da beyanları alınmalıdır. 3- Dosya arasındaki 31/05/2023 tarihli vergi dairesi müzekkere cevabından davalının bir form BA bilidirimi yapmadığı, "e belge" olarak vergi dairesinin kendisinin sistemden söz konusu belgeleri çektiği görülmektedir. Davacı faturaları davalı defterlerine de kayıtlı değildir. Bilirkişi heyetinin e mail kayıtları, whatts up yazışmaları ve davalı sipariş fişlerini inceleyerek faturalarda yazılı işlerin 1.793,60 Euro'luk kısmını davacının yapmış olduğu sonucuna ulaştığı görülmektedir. Bu konu incelenirken yukarıda 2. maddede izah edilen tanık beyanlarının da irdelenmesi ve değerlendirilmesi gereklidir. Yine bilirkişi raporunda bir kısım işlerin dava dışı ... (... Firması) tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece bu firmaya müzekkere yazılarak bu firmanın yaptığı işler tespit edilmeli, gerektiğinde ...'in söz konusu faturalar ve sipariş belgeleri de kendisine gösterilerek tanık olarak beyanına da başvurulmalı, yine gerektiğinde HMK 220 maddesi çerçevesinde bu firmanın ilgili dönem ticari defter ve belgeleri bilirkişi heyetinden bir ek rapor da alınmak suretiyle inceletilmeli, böylelikle bu firmanın yaptığı işler ayıklanarak davacının yaptığı işler de açık ve net olarak ortaya çıkarılmalıdır. 4-HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/375 Esas, 2024/606 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır