İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/156 E. 2025/919 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/156
Karar No
2025/919
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/156 Esas KARAR NO:2025/919

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/02/2025 KARAR TARİHİ:26/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 28/02/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin otomotiv sektöründe iştigal eden piyasada tanınırlığı olan saygın bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 22.07.2023 tarihinde İstanbul, Kağıthane mevkisinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerini yerine getirmek ve sulh olabilmek adına tarafımızca İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, kazanın akabinde olay yerine gelen kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanak uyarınca davalı yana ait aracın sigortasının bulunmadığının açık bir şekilde tutanağa derç edilmiş olup davalı yana ait aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmaması nedeni ile işbu davayı davalı araç sahibi ve araç sürücüsüne karşı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirkete ait araçla ilgili olarak herhangi bir surette sigorta şirketlerinden dosya açılmamış veyahut ödeme alınmadığını, onarımın bizzat müvekkil şirketin kendi hesabından karşılandığını, müvekkiline ait araçta oluşan hasar çok iyi onarılmış olsa bile aracın ikinci el olarak satışında, kaza nedeniyle yapılan onarım ve tramer kayıtları nedeniyle değer kaybına uğraması kaçınılmaz olup araç hasar onarım bedeli ve kazanç kaybına ilişkin işbu zarar kalemlerinden kazada asli kusurlu ve müteselsil sorumlular olarak davalı şirket ve araç sürücüsünün sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirket ... Çöz. Tic. A.Ş.'ne ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar onarım, araç değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarının tenzili neticesinde şimdilik kısmi 100,00 TL tutarındaki hasar onarım zararı ile bilirkişi raporu ile hesaplanacak tutara artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybına dair kaza tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte tazmin edilmesine, davalının, alacağa yetecek miktarda menkulleri, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve Ticaret A.Ş. Vekili 21/03/2025 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davaya konu ... plakalı aracın kaza tarihinde maliki olmadığını, davaya konu aracın 21.06.2023 tarihinde "... A.Ş." ye ... Noterliği ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile satılmış olup bu nedenle müvekkilinin söz konusu davada davalı sıfatına haiz olmadığını, davanın müvekkil şirket açısından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraf olmadıkları yönündeki itirazlarının kabul edilmesi halinde davacı tarafın belirsiz alacak davasına konu etmiş olduğu alacak kalemlerinin, işbu davanın açılmasına gerek olmaksızın belirlenebilecek nitelikte olduğundan huzurdaki işbu davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, araç hasarına ilişkin olarak açılmış işbu davada, hasarlanan araç davacının aracı olup, onun zilyetliğinde olduğunu, hasarlanan parçaların belli olduğunu, aracın modeli, yaşı, önceki kazaları, değişen parçaları belirli olup, gelişmiş teknoloji karşısında aracın plakasını yazmak suretiyle piyasadaki rayiç 2.el fiyatı, her yaşa göre hasarlanmanın özelliği nazara alınarak değer kaybının ne kadar olduğunu, kaç günde onarılabileceğini, onarım süresinde ikame aracın kiralama bedelinin ne kadar olabileceğini davacının basit bir araştırma ile bilebilecek durumda olduğunu bu nedenle huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun bir delil listesi sunulmamış olup, bu durumun HMK’nın 194. maddesine aykırı olduğunu, bu aşamadan itibaren delil listesi sunmasına muvakafat etmediklerini, değer kaybı bedeli, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları 'na göre sigorta teminatı kapsamı içerisinde sayıldığından, gerçek zarara yönelik taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, poliçe limiti dolmuş ise bu kez kabul anlamına gelmemekle beraber aracın geçmiş hasar sorgusunun yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete ait olmayan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının karşı tarafta meydana gelen gerçek zararı, sigorta poliçesi limitleri dahilinde gidermekle yükümlü olduğunu, davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde sigorta şirketi tarafından ödeme yaptığını belirtmiş ve tüm ödemeyi hasar bedeline ait olduğunu iddia etmiş ise de iş bu hususun araştırılarak sigorta şirketi tarafından hangi alacak kalemine ne kadar ödeme yaptığının tespitinin dava için elzem olduğunu, ayrıca davacı tarafça dosyaya dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları/ağır hasar kaydına ilişkin herhangi bir evrak sunmadığını, aracın tramer sorgusu yapılıp, geçmiş hasar/ağır hasar sorgusunun dosyaya sunulması gerektiğini, zira, geçmişte aynı bölgeden hasar mevcut ise, ikinci kez aynı bölgeden alınan hasarın araçta değer kaybı yaratmayacağının Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, aracın hasar bedeli belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii gerektiğini, ayrıca ZMMS şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı; yapıldı ise hangi alacak kalemlerine ilişkin ödeme yapıldığının sorulması gerektiğini belirterek huzurdaki işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacak olması sebebiyle usulden reddine, davanın husumet yönünden müvekkil şirkete yöneltilemeyeceğinden dolayı husumetten dolayı reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde, öncelikle işbu davanın sigorta şirketine ihbar edilmesine ve ... A.Ş.'ye ihbar edilmesine, davacının haksız taleplerinin reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı ... vekili dosyaya vekaletnamesini sunmuş ancak cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 22.07.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar onarım, araç değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarına ilişkin tazminat davasıdır. Davacı vekili 22/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; davanın ilk etapta ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ firmasına karşı açıldığını fakat yargılama aşamasında kazaya karışan aracın ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ firması tarafından ... firmasına satıldığı öğrenilmiş olup 6100 sayılı HMK md. 124 hükmü uyarınca tarafta iradi değişiklik talebinin gönderildiğini, bu kapsamında davanın işleten sıfatına haiz olan ... firması üzerinden devam edilmesini talep ettiklerini, yaşanan kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait araçta dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ekspertiz raporu ve hasar onarım faturaları neticesinde KDV dahil 15.422,95 TL hasar onarım zararı olduğunun tespit edildiğini, eldeki dava kapsamında kısmi dava olarak talep edilen hasar onarım zararı taleplerini KDV dahil 15.422,95 TL tutarına ıslah ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydıyla davamızın kabulüne, hasar onarım zararı talebinin KDV dahil 15.422,95 TL tutarına ıslah edilmesine ve kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte sorumlu olan davalı ... ile diğer davalı sürücü ... tarafından tazmin edilmesine, ıslah dilekçesinin karşı yana tebliğ edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12/09/2025 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamında 22.07.2025 tarihli dilekçemiz ile tarafta iradi değişiklik talep ettiklerini, müvekkili şirkete ait araç ile ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'ne ait araç arasında meydana gelen kaza ile ilgili olarak dava açıldığını, lakin davalı yanın cevap dilekçesinde kazaya karışan aracın satıldığı bilgisi verildiğini, hal böyle iken, 6100 sayılı HMK md. 124/4 hükmü uyarınca taraf değişikliği talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, 6100 sayılı HMK md. 124 hükmü uyarınca sorumlu işleten firma olduğu tespit edilen ... (V.N. ...) firmasının taraf değişikliği neticesinde davalı olarak dosyaya eklenmesini ve taraflarına kusur yüklenemeyecek şekilde taraflar arasındaki satış işleminden haberdar olunmasının mümkün olmaması sebebiyle dava açılan ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin davalı sıfatının son verilerek uyap kayıtlarından silinmesini talep ettiklerini, bu nedenle ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ firmasına dava ikame etmekte kusurları bulunmadığı için ilgili firma adına vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, celse arasında tarafta iradi değişiklik talep edilen ... firmasına karşı taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk son tutanağının kare kodlu aslının dilekçe ekinde ibraz edilmiş olup, zorunlu dava şartı kapsamında da usuli bir eksiklik bulunmadığını belirterek davanın kabulüne, 6100 sayılı HMK md. 124 hükmü uyarınca davalı tarafın değiştirilmesine ve davaya davalı olarak ... (V.N. ...) Firması üzerinden devam edilmesine ve tüm dosyanın ek delilleri ile birlikte yeni davalı olan bu firmaya tebliğ edilmesine, herhangi bir kusurları olmaksızın dava açılan ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ firmasının davalı sıfatına son verilmesine ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 12/09/2025 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 2025/... Büro Dosya Numaralı, 2025/...(tutanakta sehven hatalı yazılmış olup doğru numarası 2025/...) Arabuluculuk Numaralı, 05/09/2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı'nın incelenmesinde arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 25/07/2025, arabuluculuk sürecinin bittiği tarihin 02/09/2025 olduğu, son oturum tutanağının düzenlendiği tarihin 05/09/2025 olduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/12/2025 tarihli duruşmasında davalı Kemal Tepretoğulları vekili Av. Sait Baran Değirmenciler "Bizim taraf değişikliği talebine muvafakatimiz vardır. Dosyadaki davalı sıfatımızın düşürülmesini talep ediyoruz. Yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz vardır." şeklinde beyanda bulunmuş, Mahkememizce HMK.'nın 124.maddesi kapsamında davalı tarafın taraf değişikliğine muvafakatini bildirdiği, davacı vekilinin iradi taraf değişikliği talebinin kazaya karışan aracın ... VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ firması tarafından ... firmasına kısa bir süre önce satılmış olduğu hususu dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacı tarafça davalının yanlış gösterilmiş olmasının HMK madde 124 uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakta olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte iradi taraf değişikliğinin dava şartı olan arabuluculuğa etkisinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 2024/8908 Esas, 2024/13583 Karar sayılı ilamı ile de belirtildiği gibi iradi taraf değişikliği talebinden önce, yeni tarafa karşı arabuluculuk başvurusunda bulunularak arabuluculuk faaliyetinin tamamlanmış olması hâlinde, arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir. Davacı vekilince her ne kadar 12/09/2025 tarihli dilekçe ekinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... Büro Dosya Numaralı, 2025/...(tutanakta sehven hatalı yazılmış olup doğru numarası 2025/...) Arabuluculuk Numaralı, 05/09/2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı'nı dosyaya sunmuş ise de davada iradi taraf değişikliği talebinin 22/07/2025 tarihinde yapıldığı, dosyaya sunulan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Son Oturum Tutanağı'nda arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 25/07/2025 olduğu anlaşıldığından eldeki dava bakımından dosyada taraf değişikliği talebinde bulunulduktan sonra arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, bu durumda arabuluculuk başvuru şartının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği diğer davalı ... bakımından da arabuluculuğa başvuru bulunmadığı, davanın ticaret mahkemesinde görülüyor olması nedeniyle tüm davalılar bakımından arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ancak davacı tarafça her iki davalı bakımından da arabuluculuk dava şartı gereğini yerine getirmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davada iradi taraf değişikliği talebinin 22/07/2025 tarihinde yapıldığı, dosyaya sunulan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Son Oturum Tutanağı'nda arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 25/07/2025 olduğu anlaşıldığından davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A ve 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava konusu itibariyle Zorunlu Arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USUL YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan 260,00 TL ıslah harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, 7-Davalı ... ve iradi taraf değişikliği talebi öncesi davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi kendini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği hesaplanan 15.622,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-Devletçe karşılanan 3600,00 TL ve 4.600,00 TL olmak üzere toplam 8.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'nin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/156, K. 2025/919, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-156-e-2025-919-k-463cf6c55281